TÜRKİYE ANAHTARI KULLANACAK MI?

0
202

Erdoğan’ın elinde öyle bir fırsat var ki, hem Türkiye’nin, hem de kendisinin imajını değiştirecek nitelikte…

İnsan 15 Temmuz sürecini ve o darbe girişiminden sonra yaşanılanları düşününce, “Acaba bu da bir oyun mu” diye düşünmekten kendini alamıyor…

Ki Avrupa Parlamentosu'nun bugün oylayacağı “Türkiye'yle müzakerelerin dondurulması” teklifi de Avrupa’nın şu anda Türkiye’ye karşı bakışını ortaya koyuyor…

Durum böyle iken ve Türkiye büyük bir çıkmazın içerisine sürüklenirken, Erdoğan ile iktidarda bulunan AKP bu süreçten hayal ettikleri şekilde nasıl çıkabilecekler?

Ellerinde süreci değiştirebilecek ne var?

Elbette Kıbrıs!..

Tıpkı 2004’teki gibi!..

Hatırlarsanız, 2004 yılında Annan Planı’na “Evet” dememiz, bizlerden daha çok Türkiye’nin işine yaramıştı…

Hatta sonraları TC AB Bakanı olan Egemen Bağış, “Tek karış toprak vermeden ve tek asker çekmeden, bir ‘Evet’ ile dünyadaki imajımızı değiştirdik” demişti…

İşte o imaj şu aralar yerlerde sürünüyor!..

Ancak Ankara’daki iktidar bu konuda oldukça şanslı…

Çünkü ellerinde Kıbrıs gibi bir koz var ve bu kozun ne kadar güçlü olduğunu çok iyi biliyorlar…

Nasıl mı?

Sizce Erdoğan’ın Güzelyurt’a özel bir ilgisi mi var?

Veya Güzelyurt’ta bizim bilmediğimiz bir yeraltı zenginliği mi bulundu?

Elbette konu bunlar değil…

Eğer Erdoğan tahmin edebildiğimiz kadar zeki bir insansa, Rumların olmazsa olmazların başında Güzelyurt olduğunu fark etmiştir…

Ve bu durumu lehine olacak şekilde kullanmıştır…

Yani sürecin tıkanmasını sağlamıştır…

İyi de bunu neden yapsın?

Şu anda Erdoğan’ın elinde bulunan fırsatı göremiyor musunuz?

Mont Pelerin’de süreç kilitlenmiş…

BM raporunda kimse suçlanmamış…

Yunanistan’ın duruşu “Uzlaşmaz” bir tutum olarak ilan edilmiş…

Ve Tsipras’ın Erdoğan’ı aradığı ve Aralık başında bu ikilinin görüşeceği açıklanmış!..

Yani Erdoğan ve AKP tahmin edilenden daha zeki ise, kahraman olmak ellerinde…

Bu bahsettiğim süreç yaşanırsa, Tsipras ile Erdoğan görüşmesinden sonra atılacak manşetleri hayal edebiliyor musunuz?

“Kilitlenen süreci Erdoğan çözdü”…

“Kıbrıs sorununu Erdoğan çözüyor”…
 
“Türkiye, Kıbrıs sorununu çözme konusunda ne kadar samimi olduğunu bir kez daha gösterdi”…

Ve “Türkiye üzerine düşeni yaptı”…

Bunlar ve dahası!..

Tüm imaj yeniden tavan yapmış olacak…

Hani bu bir oyunsa ve planlanan bu ise, sonu Türkiye açısında dönemsel de olsa mutlu sona erecek…

Ya da diyelim ki ben çok film izliyorum ve muhteşem hayal gücüm ile bir senaryo yazıyorum…

Yani olmayan bir şeyi varmış gibi yaşıyorum…

Peki, böyle olması Türkiye’nin şu anda elinde muhteşem bir fırsat olduğu gerçeğini değiştiriyor mu?

Şimdi sürecin tam nerede kilitlendiğini ve anahtarın kimin elinde olduğunu daha iyi anladınız değil mi?

2004’te Türkiye kendine göre bir risk aldı ve bu anahtarı kullandı…
Çünkü nedenleri vardı…

Şimdi o nedenler katlanarak büyüdüğü için bu anahtarı kullanmaya daha çok ihtiyacı var…

Hatta “Tek çıkış yolu bu” da diyebiliriz…

Peki, Türkiye bu anahtarı kullanacak mı?

İşte onu Aralık başında göreceğiz…