Tsipras Yeni ve Daha ‘Tehlikeli’ Bir Pasok Mu?

0
193

Bu kısa değerlendirmenin kaleme alındığı esnada, Yunanistan’ın çiçeği burnundaki yeni Başbakanı Aleksis Tsipras üst düzey Kıbrıslı (sadece Rum) yetkililerle olan temaslarını ve toplantılarını noktalandırmak üzere idi.

Pazartesi günü boyunca, Rum liderliğiyle ve siyasi partillerle bir araya gelen Tsipras Kıbrıs Konusunda Atina’nın bilinen tezlerini yinelemiş oldu.

Kısa değerlendirmemize başlarken, Tsipras’ın ziyareti çerçevesinde, Radikal Sol bir parti iktidarının liderliğinin perspektifinden gündeme damgasını vuran eksiklikler-gediklerle başlamayı yeğledik. Özetleyecek olursak:

* Ziyareti çerçevesinde Tsipras hiçbir ‘olumlu’ sürprize imza atmadı. Getirdiği tek yenilik bazı Kıbrıslı Türk toplumsal öğelerle temas idi.

* Konuşmalarında ve hitaplarında, yeni Başbakan Atina’nın bilinen söylemlerini yinelemekten öteye gitmedi. Bu konuşmalar eski Atina’nın izlerini taşımaktaydı. Açıkçası Radikal Sol bir partinin liderliğinden bu açıklamalarda hiçbir iz yoktu.

* Anastasiadis liderliği ile yapılan değerlendirme toplantısında, yeni hükümet Rum tarafına net mesajlar vermekten kaçındı, daha çok ‘değerlendirme’ stratejisine bağlı kalındı.

* Türkiye’ye verilen mesajlarda hiçbir yenilik söz konusu değildi. ‘İşgal, işgal orduları, Kıbrıs birleşsin’ gibi bilinen şiarlar tekrarlanmış oldu.

Yukarıdaki değerlendirmeleri, Cuma günü İmia/Kardak’ta yaşanan gelişmeler ve Çarşammba günü adaya gerçekleşecek olan Yunanistan Savunma Bakanı, Panos Kammenos’un ziyareti ile birlikte değerlendirecek olursak karşımıza Kıbrıs Sorunsalı ve Türk-Yunan ilişkileri açısından pek de iç açıcı olmayan bir tablo çıkmakta. Bu tabloya şu gelişmeleri de eklemek durumundayız:

* Bir hafta içerisinde, Tsipras Yunanistan Dışişleri Bakanlığını ve İstihbarat Kurumunu tamamıyla PASOK cephesinden gelen diplomatlara ve devlet adamlarına teslim etti.

*  İmia açıklarında sergilediği şov ile yeni Savunma Bakanı her an Türk-Yunan ilişkilerinde yeni dalgalanmalara yol açabileceğini gösterdi.

* ABD’den gelen Tsipras’a destek mesajı Troyka-Yunanistan ilişkilerinde yeni bir sayfanın açılmasına denk düştü. Merkeze kayan SYRİZA artık Batı ile yeni bir işbirliği arayışı içerisine girmiş durumda.

* SYRİZA’nın hhükümeti devralır almaz gerçekleştirmiş olduğu Rusya çıkışının arkası gelmedi. Yunanistan AB’deki büyük aktörlerin peşinden sürüklenmeye devam ediyor.

Yukarıda özetlediklerimiz insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor:

Acaba yenilenmiş bir PASOK ile karşı karşıya mıyız? 1996 yılındaki İmia krizinde büyük rol oynayan bu partinin yenilenmiş versiyonu –SYRİZA- dış politikadaki tecrübesizliğiyle Kıbrıs’ın açıklarında ve Ege’de yeni sorunlar ve tansiyonlar yaratabilir mi? Halen SYRİZA’nın galibiyetini komünizmin ya da sosyalizmin bir galibiyeti gibi Türkiye’de, Kıbrıs’ta ve Yunanistan’da kutlayanların aksine, bu coğrafyada barıştan, emekten ve devrimden yana olan her emekçi artık bu sorulara cevap aramak durumundadır.