TBMM açıldı… Gül: “Gezi eylemleri, demokratik gelişkinliğimizin tezahürü”

0
127
TBMM açıldı... Gül:

Türkiye Büyük Millet Meclisi iki buçuk aylık tatilin ardından bugün açıldı. Yeni yasama yılı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da yasama yılının açılışına katıldı. Yeni yasama yılının ilk oturumu saat 15'te başladı.

Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasından satır başları:

"Her yasama yılı başında bu kürsüden ülkemizi yakından ilgilendiren gelişmelerle ilgili fikirlerimi söylüyorum. Görev yaptığım 6 yıl boyunca Yüce Meclis'in seçtiği 11. Cumhurbaşkanı olmanın şeref ve gururunu hep taşıdım. Demokrasimizin yaşaması için yoğun mesai harcayan tüm sisyasiler ve milletvekillerimize teşekkür ederim.

Anayasa'nın bana verdiği yetki ve sorumlulukları, demokratik teamüller, hukukun üstünlüğü, kamu vicdanı ve milletimizin hassasiyetleri çerçevesinde kullanmak için azami çaba sarfettim. 2007 yılındaki seçilme sürecinde yaşanan demokratik olgunluğa yakışmayan zorlama ve tartışmaları arkamda bırakarak, Türkiye'nin normalleşmesine özen gösterdim.

Çoğulcu demokrasilerde siyasi partiler birbirleriyle yarışır neticede ülke kazanır. Sizin mücadelenizden de hep Türkiye kazanacaktır. Aktif siyasetin içinde gelen biri olarak seçimlerin belirleyeciliğine yürekten inandım. Demokratik tahammülerin zorlandığı dönemlerde dahi halkımızın milli iradesini sandığıa yansıtacağına inancım hiç bitmedi. Katılımcı çoğulcu bir demokrasi anlayışı içinde reformların gerçekleştirilmesini savundum. Bu şartlar altında, umutlarını Türkiye'ye çevirmiş kardeş halklar için yapabileceğimiz en iyi şeyin demokrasiyi korumak olduğuna inanıyorum.

Her tartışmaya siyah-beyaz, doğru-yanlış, haklı-haksız, bizden-onlardan, dost-düşman zaviyesinden bakamayız. Kutuplaşmalardan kaçınarak, demokrasimizin değer ve erdemlerine toplum olarak sahip çıkalım.

Bir ülkede gelişme ilerleme refah ve mutluluk demokrasi çatısı altında mümkn olabilir. Son yıllarda sessiz devrim olarak nitelendirilebicek pek çok refor gerçekleştirildi. Bu süreçte iktidarın olduğu kadar muhalefetin de pek çok katkısı olmuştur.

Dün Sayın Başbakan'ın açıkladığı yeni adımları memnuniyetle karşıladığımı belirtmek isterim. Bu sürecin devam ettirilmesi gerektiğine de inanıyorum.

Gezi Parkı'nda çevre duyarlılığı sergileyen gençliğin eylemlerini demokrasinin tezahürü olarak gördüm.

Uzun yıllar yargısız infazlarla, işkenceyle ve vahim insan hakları ihlalleriyle anılmış olan ülkemizin, bu kez, gelişmiş demokrasilerdekilere benzer kaygı ve taleplerle gündeme gelmesinden çekinilecek bir husus yoktu.

Bu nedenle, gerek ben gerek hükümet yetkilileri, iyi niyetli mesajların alındığını eylemlerin hemen ardından ifade ettik.

Ne var ki, bazı aşırı gruplar, şiddet kullanarak ve vandalizm sergileyerek barışçı gösterileri istismar etme teşebbüsünde bulunmuşlardır. İyi niyetle başlayan bu eylemler zamanla kamu düzenini bozan, yanlış bir niteliğe bürünmüştür.

Neticede, talihsiz olaylar yaşanmış ve maalesef bu süreçte biri polis altı vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.

Bu eylem ve olaylarda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı dilerim.

Mili birlik ve beraberliğimiz pekiştirmenin yolu tüm vatandaşlarımızın inanması ve sahiplenmesinden geçer. Demokratik sahiplenme şiddetle ve tehditle olmaz. Herkes sorumluluk duygusu içinde hareket etmeli.

Geçen yıl bu kürsüden küresele ve bölgesel değerlendirmelerden karamsar bir tablo çizdiğimi hatılayacaksınız. Maalesef bu tablo bugün çok daha kötü dırumda. Suriye'de geçtiğimiz yıl binler olan kayıp sayısı yüzbinlere çıkmıştır. Irak'ta son 10 yıldır devam eden terör ve şiddet dalgası sadece geçen Ramazan ayında 1500 ölümle sonuçlanmıştır. Dünyanın çeşitli yerlerinde yoksulluk ve huzursuzluklar devam etmektedir.

Büyük umutlarla başladığımız 21. yüzyılın ilk 13 yılında insanlık bu yüzyıla hiç yakışmayan trajedilerle karşı karşıya kalmıştır.