Sotos KTORIS AKEL’in İçine Düştüğü Çıkmazı Yazdı: “AKEL Sıfır Noktasında”

0
135
Sotos KTORIS AKEL'in İçine Düştüğü Çıkmazı Yazdı:

AKEL 87 yıllık tarihinde hiç bu kadar zor bir siyasi konumda bulunmadı.

Polit Büronun üst düzey iki yetkilisinin Dromolaksia (Mormenekşe) skandalına karıştığının iddia edilmesi, zaten

Sol partide depremsel sarsıntılara neden oldu.

Partinin Genel Sekreteri Antros Kiprianu’nun “siyasi entrika” diye benimsediği savunmacı çizgi, partinin sıkı çekirdek takımı taraftarlarının duygularını tatmin etmiş olabilir, fakat Sol ile politik olarak özdeşleşmiş daha geniş kitleleri tatmin etmemiştir.

Geçen zamandan etkilenmeden Kıbrıslı Rum seçmenlerin üçte birinden fazlasının oyunu aldığı ifade edilen AKEL, yakın geçmişteki anketlerden de ortaya çıktığı gibi, bir seçim yıkımı ve tarihi bir daralma yörüngesi içerisinde bulunuyor. Bu gelişme, partinin son yıllarda Kıbrıs Rum toplumu içerisinde yaşamakta olduğu derin bir politik küçümseme, önemsememe sonucudur.

Sol Partinin politik küçümsenmesine, partinin beş yıllık Dimitris Hristofias hükümeti sırasında ekonomik krizi yeterli bir şekilde yönetmekte başarısızlığı ve ayrıca ülkeyi, tartışmasız, zor ve düşmanca bir çevrede idare etme yetenekleri konusunda ikna etmekte genel zayıflığı  belirleyici olarak katkı koymuştur.

Anketlerde seçmenler AKEL’den uzaklaşıyorlar. Ama halen başka bir politik oluşumu şeçmemiş görünüyorlar.

AKEL’in yeniden adadaki gelişmelerde belirleyici role sahip olacak toplu politik hareket olma çabası, partinin son on yıldaki siyasi tercihlerine otokritik bir istekle yaklaşması ön koşuluna bağlıdır.

Tasos Papadopulos’u Cumhurbaşkanlığı makamına seçme kararından başlayarak, binlerce destekçisini tekzip ettiği 2004 referandumunda takındığı tutum ve son olarak 2008 – 2013 döneminde alternatif bir merkez sol yönetim uygulamakta başarısızlığı değerlendirmek zorundadır.

Sol, Kıbrıs toplumunda derin köklere sahip olduğu sürece, yeniden egemen siyasi güç olabilir.
Bununla birlikte, AKEL’in bunu başarması için Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi çabalarında liderlik etmesi, çağımızın sorunlarına göğüs gerebilecek sosyo-ekonomik politikalar benimsemesi ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmesi ve liderliğini yenilemek, bunda reform yapmak için bir seçim programını ileri götürmesi  gerekmektedir.

Aksi bir durumda, Yorgos Lillikas’ın milliyetçi ve popülist hareketi gelişmelerin başrol oyuncusu haline dönüşecek ve AKEL de en gerideki yerini alacak.