Siyasiler görüşme kararını değerlendirdi

0
129
Siyasiler görüşme kararını değerlendirdi

Gazete360 – Özel Haber

Siyasi parti temsilcileri, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos’un, Kıbrıs'ta çözüm için KKTC ve GKRY liderlerinin müzakerelerdeki özel temsilcilerinin karşılıklı olarak Türkiye ve Yunanistan'ı ziyaret etmeleri konusunda mutabakata varmasını Gazete360’a değerlendirdi.
Kararı olumlu bulduğunu ve mumnuniyetle karşıladıklarını söyleyen parti temsilcileri, çözüm alıcı bir zeminin oluşmasını ve her iki toplumun beklentilerinin karşılanması gereken bir sürece girilmesi gerekliliğinin altını çizdi.
Parti temsilcileri ayrıca Kıbrıslı Türkler’in siyasal varlığının ve iradesinin müzakere masasındaki mevcutiyetinin hassas bir nokta olduğuna da vurgu yaptılar.

 

Hüseyin Özgürgün: “Olumlu bir adım ama ihtiyatlı davranmak lazım”

UBP Genel Sekreteri Hüseyin Özgürgün Gazete360’a yaptığı değerlendirmede, Liderlerin müzakerelerdeki özel temsilcilerinin Türkiye ve Yunanistan'ı ziyaret etmeleri kararını olumlu bir adım olarak değerlendirirken yine de temkinli ve ihtiyatlı olunması gerektiğini vurguladı.

Daha önce Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerin Yunanistan ile görüşmesine karşı olduğunu söyleyen Özgürgün, “Karar temsilciler düzeyinde de olsa olumlu. Önemli olan, ne çıkacağı ve nereye varmak isteyecekleridir. Açık seçik birçok parametresi ortada olan bir sorundur artık Kıbrıs sorunu; ama niyet olmadığı için de çözülemeyen bir konudur. Niyetin ne olduğunu göreceğiz. Küçük bir adım değil, burada önemli olan kapsamlı bir hedeftir" dedi.

“Rumların atacağı her adıma şüphe ile yaklaşıyorum”

Özgürgün, bu kararın neler doğuracağın takip edip göreceklerini ifade ederek, bundan sonrası için ihtiyatlı davranılması gerektiğini belirtti. Rumların attığı her adıma şüphe ile yaklaştığını ifade eden Özgürgün, “murat ettikleri nedir. Göreceğiz… Rumların atacağı her adımda şüphe ile yaklaşıyorum.
Ama her şeye rağmen karar olumludur. Bunda sonrasının ihtiyatlıkla beklemek lazım" şeklinde konuştu.

 

Asım Akansoy: “Hassasiyetimiz Kıbrıslı Türkler’in temsiliyeti!”

CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy, liderlerin müzakerelerdeki özel temsilcilerinin Türkiye ve Yunanistan’ı ziyaret etme kararını olumlu karşıladığını belirtti. Müzakere sürecinde başarı elde edebilme adına şartların olgulaştırılması için görüşmeci heyetin karşılıklı iki ülkeyi ziyaret edecek olması önemli olur" diyen Akansoy, önemli olanın çözüm alıcı yoğunlaştırılmış müzakerelerin başlanması ve her iki toplumun beklentilerinin karşılanması olduğunu ifade etti.

Anastasiadis’in son zamanlardaki  sıfırdan başlama tavrını bugüne kadar birikmiş olan BM Kıbrıs dosyasının dışında bir yaklaşım olarak değerlendiren Akansoy,  böyle bir yaklaşımın sonuç getirmeyeceğini vurguladı.
Talat ve Hristofyas tarafından yaratılan uzlaşama noktalarının bundan sonraki süreçte liderlerin elini kolaylaştıracak kadar güçlü bir içeriğe sahip olduğunun altını çizen Akansoy,, liderlerin kararlılık ve cesaret göstermesi gerektiğini söyledi.

Görüşmelerin önemli olduğunu söyleyen Akansoy, “Kıbrıs Rum tarafının liderliğinin Türkiye ile temas kurma isteği ve heyecanı  bir süreden beridir basına yansıyor” dedi.

Akansoy ayrıca Kıbrıslı Türkler’in temsiliyetine de değinerek, “biz Kıbrıslı Türkler’in temsiliyetinin göz ardı edilmediği her platforumda tarafların birbirleriyle görüşmesinde sorun görmeyiz. Hassasiyetimiz Kıbrıslı Türkler’in temsiliyetinin ve varlığının olası müzakere alanlarında mevcutiyetidir” şeklinde konuştu.

 

İzzet İzcan: “Diyaloğun başlaması sorunun çözümüne katkı yapar”
BKP Genel Başkanı İzzet İzcan, yaşanan gelişmeyi olumlu olarak değerlendirirken, “Kıbrıs’ta yaşayan toplumlar özne olarak Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde daha aktif olmalıdır” ifadelerini kullandı.

İzcan, diyaloğun başlamasının çözüme katkı yapacağını düşündüğünü belirterek Türkiye ve Yunanistan’ın uluslararası hukuka dayalı bir sorumluluğu olduğunun da altını çizdi.

İzcan şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye Cumhuriyeti ve Yunanistan devletlerinin 1960 kuruluş anlaşmalarından kaynaklanan görev ve yükümlülükleri vardır. Bu görev ve yükümlülükler ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün korunması,  anayasal düzenin uluslararası hukuka uygun bir şekilde sağlanmasıdır. Bu çerçevede bir diyaloğun başlaması sorunun çözümüne katkı yapar.”

Geçmişteki Türkiye ve Yunanistan hükümetlerini adanın bölünmesindeki paylarının büyük olduğunu ifade eden İzacan,  “Bunun ötesinde geçmişteki Türkiye ve Yunanistan hükümetlerinin Kıbrıs’ta yaşanan trajedilere, Kıbrıs’ın NATO planları çerçevesinde bölünüp parçalanmasında, darbe ve askeri müdahale ile binlerce Kıbrıslının yaşamını yitirip evinde yerinden olmasında sorumluluk ve payları büyüktür” dedi.

Bu sorumluluğu ve yaşananları hatırlayarak sorunun çözümüne katkı yapmalarının, söz konusu devletlerin görevi olduğun da belirten İzcan şöyle konuştu: “Temenni ederim ki Kıbrıs halkının iradesine saygılı olmayı öğrenirler ve Kıbrıs’ta ortak bir vatanın kurulmasına katkı yaparlar.”

 

Cemal Özyiğit:  “Olumlu ama bizim adımıza başkaları alıyor bu kararları”

TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit  ise kararın olumlu olduğu fakat ortaya çıkma sürecinin Kıbrıslıların iradesinin söz konusu olmadığının söyledi. Özyiğir: “Esas adım burada her iki toplumdan söz ediyoruz, burada açıkça ortaya çıktı ki irade Kıbrıslılarda değil. Burada kararları başkaları alıyor. Belki dörtlü bir toplantıda da alınsaydı bu karalar daha yerinde olacaktı. Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanları karar verdi.. Bu belki gerekli ve doğru ama üzücü bir durum.”

Son sözün hep başkaları tarafından söylendiğini dile getiren Özyiğit,  “Madem ki başkaları söyleyecek, BM Güvenlik Konseyi ve AB ilgili tüm taraflar da bu masada bulunsun, birbirimizin açığını yakalayıp görüşmeleri uzatmanın zeminini aramaktan vazgeçelim. Herkes ne istediğini açıkça ortaya koysun ki, bir anlaşma zemini ortaya konulabilsin” dedi.

Görüşlerinin eskiden beridir ortada olduğunu ve İki bölgeli, iki toplumlu; siyasal eşitliğe dayalı bir federasyonu savunduklarını belirten Özyiğit,  “böylesi bir ortamda Kıbrıslılar artık ne istediğini bilmeli ve tavır koymalı. Sesimizi yükseltmeliyiz. İrade demek ki hala bizde değil. Bizim adımıza başkaları alıyor bu karaları. Belli ki biz bu senaryoyu yazmıyoruz. Başrolde de oynamıyoruz. Figüranlık rolü oynuyoruz. Esas bedelleri ödeyen de biz oluyoruz. Kıbrıslılar sesini yükseltip bu senaryoda nelerin olması gerektiğini söyleyebilsin.” şeklinde konuştu.

Özyiğit görüşmelerin sonuç alıcı bir zeminde ilerlemesi gerektiğini de ifade ederek, yaşanan bu gelişmenin yine de olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.