Partici Amca Sivilleşmeye Bir İmza Da Sen Ver

0
145

1987 Ekiminde, yani bundan tam 26 yıl önce; TKP Kurultayı’nda tartışılan karar tasarılarının bir tanesinde şöyle deniliyordu: “Türkiye ile KKTC ilişkileri yeniden tanımlanmalıdır. Ana-yavru söylemi terkedilmeli ve iki taraf arasında sağlıklı, güvenli bir ilişki düzeni oluşturulmalıdır.”

O günlerde küçük bir siyasal partinin “kadro”su, acaba buna neden gerek duymuştu?

Sözünü ettiğim kurultaydan iki yıl önce, UBP-TKP koalisyonu kurulmuş, Türkiye’deki  Özal hükümeti “Ekonomik Paket” adı altında köklü dönüşümler içeren bir “Protokol”ü bizimkilerin önüne koymuştu.
UBP açısından bunun hiçbir “sakınca”sı yoktu…

Koalisyonun küçük ortağı TKP ise oturdu, uzmanlardan da destek alarak Özal’ın paketine alternatif olacak “Kendi Paketimizi” hazırladı…

Türkiye’nin buradaki bürokratları tabii ki buna “Burun kıvırdılar”…

Cumhurbaşkanı Rauf Bey “Beğenmeyenler Moskova’ya gitsinler” deyince, TKP tası tarağı topladı ve hükümetten ayrıldı.

2000’li yıllara gelene kadar “Türkiye ile ilişkiler” konusuna, inişli çıkışlı bir seyirle, ama utangaç bir siyasetle dokunuldu…

2000  yılında UBP ile TKP ikinci bir koalsiyon demesine giriştiler…

Bu kez de Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Ali Nihat Özeyranlı, polis binasının açılış töreninde sivil yönetime ve partilere “fırça” atmaya kalkınca, Başbakan Yardımcısı Mustafa Akıncı “Komutan çizmeyi aştı” dedi…

Başbakan Eroğlu o günlerde sessizliğe büründü ve neredeyse ortadan kayboldu…

Arkasından; pür CTP hükümeti döneminde Komutanlarla “dalaşmalar” yaşandı. Son zamanlarda ise, yerel politikacıların TC’li yetkililerce “itibarsız”laştırılması moda haline geldi.

Bundan; eski Cumhurbaşkanı Talat, şimdiki Cumhurbaşkanı Eroğlu, eski Başbakan İrsen küçük, fazlası ile nasiplerini aldılar…

Ama en kötüsü, Kıbrıs Türk halkı da bir bütün olarak aşağılandı, horlandı, hakarete uğradı…

Ve geldik, TOMA olayına…

Toplumca büyük bir “reaksiyon” sergiledik… Başbakan’ın gümrükte  göğsünü “siper” etmesine ramak kalmıştı ki, askeri makamlarla “Mutabakat” sağlandığı ve bu işten vazgeçildiği açıklandı.

Acaba bu “TOMA”; 1987’lerden itibaren kendisini daha bir görünür kılan, Lokmacı Barikatı’na köprü tartışmalarında “tavan” yapan, politikacımızı neredeyse “maskara” düzeyinde aşağılayan emredici, buyrukçu, icazetçi bir “kültür”ü elimine etmemize yol açabilir mi?

Kısacası; bugüne kadar siyaset kurumumuzun ciddiye almadığı “sivilleşme” talebini bir “toplumsal kabul”e dönüştürebilir mi?

1987’deki “TC ile ilişkilerin yeniden tanımlanması” talebini tam 26 yıl sonra gündeme taşıyabilir mi?

Bunun “siyasi zemini” var mı? Toplum TOMA’dan böyle bir “ders” çıkarabilir ve bunu politikacıya dayatarak “demokratik statümüzü” ve standartlarımızı birazcık yukarıya taşıyabilir mi?

Bence; bu işin tam da zamanı…

Hazır TOMA konusunda bir “konsensüs” sağlanmışken, bunu “sivilleşmenin” tüm alanlarına yaymak, Kıbrıslı Türklerin “beceri” sınırlarını zorlamasına bağlı…

Herşeyden önce; Meclis’teki tüm partilerin bir sivil “Ortak Toplumsal Dönüşüm Projesi” üzerinde anlaşmaları gerek…

Kıbrıs’ın kuzeyindeki siyaset kurumunun, Türkiye’den kaynaklı “asker” ve “sivil” karışmalara direnebilmesi, bütün partilerimizin bu gelecek projesini benimsemesi ile olasıdır.

Kıbrıs’ta artık askerler, eskisi gibi zırt pırt konuşmuyorlar. Türkiye’deki “icazet” sistemindeki iyileşmelerin rüzgarını arkaya alarak askerle, pek çok sıkıntı çözülebilir.

Ama bundan önce, tüm siyasal partilerimizin toplu olarak Erdoğan’ın karşısına çıkıp bu konuda “Kıbrıslı Türklerin talepleri”ni seslendirebilmesi ve bunu sonuna kadar savunabilmesi gerek…

Zannederim ki, UBP ve DP gibi sağ siyasal partilere bu konuda çok büyük iş ve sorumluluk düşmektedir.

Bugüne kadar “Kamış gibi” eğildiklerinde de, birazcık horozlandıklarında da, hakareti sineye çektiklerinde de bu yöntemlerin hiçbir şeyi değiştirmediğini görmeleri ve TOMA’nın defedilmesinin verdiği cesaretle “sivilleşme”ye katkı koymaları kaçınılmazdır.

CTP’nin başını çektiği bir hükümetten bu kadarcık “liderlik” ya da “beceri” beklemek, sanırım her Kıbrıslı Türk’ün hakkıdır. Haydi tüm partiler; “Sivilleşme” en çok size lâzım… Ne olur bir imza da siz verin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here