Parça Parça Çözüme Doğru…

0
139

Kıbrıs’ta çözüm arayışlarında dönem dönem yaşanan geleneksel “kritik” süreç olmasa da adada umut ve heyecan yaratan bir sürece girildi. Bu sürecin “bütünlüklü çözüme” ulaşacağına dair inanç az olsa da, üstelik bu konuda farkındalık olmasına karşın ciddi bir motivasyon oluştu. En önemlisi de Rum toplumunda oluşmaya başlayan farkındalık…

Temkinli iyimserlikle karşılanmasına rağmen liderlerin cumartesi günü kamusal alanda sergiledikleri birliktelik, belki bu sürecin somut ilk adımını oluşturuyor.

Kıbrıs Türk polis teşkilatının son zamanlarda toplumsal olaylarda sergilediği panik ve abartılı koruma önlemleri nedeniyle halkla temas bakımından yeterince amacına ulaşmasa da, sembolik gibi görünen iki tarafta karşılıklı kahve/zivaniya muhabbeti, uzun süre hafızalara kazınacak yaratıcılıkta bir buluşma oldu.

Gerek ekonomik kriz, gerekse Türk tarafında oluşan yapıcı havanın etkisiyle özellikle Rum halkının çözüme ilgi göstermeye başlaması, belki yeni sürecin en kayda değer farkındalığı. Rumların Güney Lefkoşa’daki buluşmadan fazla Kuzey’de, Büyükhan’daki etkinliğe katılmaları ise dikkat çekiciydi. Hatta Büyük Han’da oluşan izdihamda Türklerden fazla Rumların yer aldığı gözlemlemek, uzun süreden beri müzakere süreçlerini ve karşılıklı ziyaretleri izleyen bizler için bile sürpriz oldu.

Muhtemelen bazı Rum sivil toplum örgütlerinin veya partilerin organizasyonuyla ama dikkat çekici bir şekilde ellerinde sazları, çiçekleriyle sloganlar atarak liderleri karşılayan Rumların heyecanı görülmeye değerdi.

Eğitim sisteminden sivil toplum örgütlerine, siyasi partilerden üniversitelere kadar çözüm konusunda tartışma sürecini bile yeni başlatan Rum toplumunun, özellikle ekonomik krizle birlikte bir değişim sürecine girdiği ortada. Çarşıda, restoranda, turistik yerlerde Kıbrıslı Türklere karşı tavırlarında da son zamanlarda daha yapıcı tavırlar sergileyen Rum halkının bu ivmesinin abartılmadan iyi yönlendirilmesi gerekiyor. Eğitim sisteminden başlayarak Rum halkını ortak yaşama hazırlama, Rum liderliğinin yeni sürece ilişkin samimiyetinin de testi olacaktır.

Yaşanan bir dizi “kritik” sürecin yarattığı hayal kırıklıklarının gölgesinde umutsuzlukla yoğrulan Kıbrıslı Türklerin “temkinli” iyimserliğine karşın, esasa yönelik olmasa da parça parça iyileşmeler yeni sürecin ana unsurunu oluşturacak. Zaten masada konuşulmadık konunun kalmadığı dikkate alınırsa, belki de hayatı iyileştirici, güveni artıracak adımlar “esas”ı gölgede bırakacaktır.

Kahve/zivaniya muhabbetiyle oluşan iyimser havayı muhtemelen yakın zamanda yeni kapıların açılması, cep telefonu şirketleri aracılığıyla iletişim ağı, elektrikte irtibat, futbolda ortaklık v.s. izleyecektir. Bu sürecin Maraş’la ilgili bir adımla taçlanması da sürpriz olmayacak.

“Parça parça değil, bütünlüklü çözüm” devri kapanıyor sanki. Zaten Türk tarafının bu ana sloganını kullanan da pek kalmadı.  Hayat dinamiklerinin de etkisiyle süreç kendiliğinden farklı bir mecraya giriyor ve bu sürecin önüne geçmek kolay olmayacak. Bu süreç de bir gün anlaşmaya imza atma şeklinde değil; kendiliğinden, parça parça ve belki de hiç farkında olmadan yaşanacak gibi görünüyor.

(Son müzakere sürecinin başladığı günlerde, Mayıs 2015’de kaleme aldığım yazı)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here