ÖZERSAY ÇÖZÜMDEN NEDEN KORKUYOR

0
511

Yeniden başlayan müzakere sürecinin olumlu bir şekilde sonlanacağına yönelik umdum var mı?

Yok…

Peki, olumlu sonuçlanması yönünde bir isteğim var mı?

Çok…

Çünkü Kıbrıs’ın ve Kıbrıslıların geleceğinin ancak bir çözümle bu topraklarda devam edebileceğine inanıyorum…

Elbette aksi görüşte olanlar vardır…

Örneğin Kudret Özersay!..

“Her şeyi çözüme bağlamak yanlış, evimizin içerisini düzeltebiliriz” diyerek tüm adanın kuzeyini arkadaşları ile birlikte geziyor…

Ve insanlara, “Merak etmeyiniz, biz gelince her şey düzelecek” diyor…

İyi de sevgili hocam, evinin içerisindeki sifonu dahi çekme yetkisine sahip olamayan sen mi tüm yanlışları doğruya çevireceksin?

O bahsettiğin evin içerisinde sen “Azınlık” duruma düşmüşsün…

Ama bu konuda ses dahi çıkaramıyorsun!..

Neden?

Çünkü oy kaygın var!..

Elinde, avucunda o evin içerisindeki yaşama etki edebilecek tek bir yetki dahi kalmamış…

Hepsini Ankara’ya devretmiş durumdasın…

Peki, bu konuda söyleyecek bir şeylerin var mı?

Yok…

Neden?

Çünkü bunlar tehlikeli sular!..

Çak UBP’ye, vur CTP’ye ve gel hükümete…

Peki, ya sonra?

Sen de tıpkı o partiler gibi aynı duruma düşeceksin…

Olmayan bir devletin, olmayan yetkileri ile ortada kalınca, tıpkı sen de onlar gibi “Enkaz” edebiyatı yapacaksın…

Neden?

Çünkü senin de “Suçlu Türkiye” demeye cesaretin yok!..

Aslında sen de haklısın…

Buradaki kuklaları eleştirmek ve tüm suçu onlara yıkmak dururken, neden kendini toplumun için ateşe atasın ki?

Hepsini geçtim…

Tamam, sonuç olarak bu düzeni mevcut yetkilerle düzeltebileceğini sanıyorsun…

İyi de, çözümden neden korkuyorsun?

Sürekli bir şekilde çözüm sürecini küçümsüyorsun…

Akıncı’nın ve Anastasiadis’in açıklarını bulmaya çalışıyorsun…

Toplumunu umutsuzluğa itmek için uğraşıyorsun…

Ve toplumun tüm ilgisinin senin üzerinde kalması için mücadele veriyorsun!..

Kim bilir, partine ve sana olan ilginin azalmasını belki de Kıbrıs sorununa yoruyorsundur…

Veya milliyetçi oylar için bu çıkışları yapıyorsundur…

Ancak esas gözden kaçmaması gereken şeyi atlıyorsun…

Bu toplum, mevcut düzeni de, bu düzenin dönmesini sağlayan sistemi de ve bu mekanizmanın nasıl yok edilebileceğini de çok iyi biliyor…

Yani demek istiyorum ki, “Biz gelince her şey düzelecek” demekle bu toplumu ikna etmek pek mümkün görünmüyor!..