Müzakere Tarihinde İlk

0
381

 

Türkiye Crans Montana’nın kaderini belirleyecek hamlesini yaptı.

 

Çözümle birlikte adadan önemli oranda asker çekeceğini ve herşey yolunda giderse adadaki asker sayısını sembolik düzeyde bırakabileceğini masaya koydu.

 

Türkiye güvenlik konusunda yaptığı bu açılım yanında, garanti anlaşmasını da günün koşullarına göre yeniden değerlendirmeye hazır olduğunu belirtti.

 

Anlaşmanın uygulamaya başlanmasıyla birlikte dönüşümlü başkanlığın işleyişi dahil, süreci takip ederek, herşey yolunda giderse, Kıbrıslı bir Türk Liderin de en az iki dönem başkanlık süreci izlenerek, Türkiye adadaki askeri varlığını sembolik düzeye çekebilecek noktada duruyor.

 

Madde madde masaya gelen Türkiye önerileri, bugün BM’nin taraflara sunduğu 3 soruya cevaplarıyla daha ileri bir aşamaya götürülecek.

 

Eide taraflardan garanti anlaşmasıyla ilgili görüşlerini ortaya koymalarını isterken, anlaşmanın nasıl uygulanacağı ve uygulama izlemesinin nasıl yapılacağı yanında, yeni sistemin iki toplumun endişelerini nasıl ortadan kaldıracağını sordu.

 

Taraflar bugün bu sorulara verecekleri yanıtları buluşturabildikleri ölçüde çözüme yaklaşacaklar.

 

Türk Dışişleri Rum basını kaynaklı asker yüzdelik ve rakam sayısı ile ilgili haberleri yalanlayan bir açıklama yaptı, dün akşam.

 

Altını çizmekte fayda var;

 

Türkiye’nin yalanladığı 4 aşamada asker çekileceği iddiaları, asker sayısı ve yüzdelikleriyle ilgili haberler. Türkiye adadan asker çekmeyeceğim demiyor.

 

Tersten bakarsak, Türkiye resmi düzeyde garanti ve asker konusunda adım attığını doğruluyor.

 

Müzakerelerin yarım asırlık tarihinde ilk kez güvenlik ve garanti konusu siyasi düzeyde ele alınıyor.

 

Sadece bu bile sürece dair önemli bir potansiyel koyuyor ortaya.

 

Rum Lider Anastasiadis’in Tükiye’nin önerisinden tatmin olmadığına ilişkin açıklaması pazarlık aşamasında doğal karşılanacak bir şey. Sıfır asker talebinin gerçekçi olmadığı da tarafların farkında olduğu bir şey…

 

Bugün Türkiye AB ile kötüleşen ilişkileri yüzünden 40 Milyar Dolarlık zararda. İş dünyası bu ilişkilerin artık düzelmesi ve buna alternatif olmadığını ortaya koyarak siyaseti baskı altına alıyor.

 

Orta ve uzun vadede Türkiye’nin özellikle ekonomik olarak AB dışında sürdürülebilir bir adresi yok.

Türkiye AB ile ilişkilerde yeni bir döneme ilişkin başlattığı girişimlerinde Kıbrıs sorununda çözüme ulaşılmasıyla önemli kazanımlar elde edeceğini biliyor.

 

Masaya üstüne düşen sorumlulukla yapıcı öneri getirmesinin bile bu süreçte hayati olduğunun bilincinde.

 

Türkiye’nin vize serbestisiyle ilgili beklentileri yanında mültecilerle ilgili maddi desteğin artırılması ve gümrük birliği anlaşmasının kapsamının genişletilmesi talebi de var.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki hafta Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile yapacağı görüşme, bu aşamada oldukça kritik.

 

BM dünkü basın açıklamasında Crans Montana’da en azından bir çerçeve anlaşmanın çıkmasının önemli bir başarı olarak addedilebileceğini söyledi.

 

Şimdi taraflar bu noktaya gelebilirse, müzakere süreci uzun süredir iç siyaset malzemesi haline gelen Kıbrıs Rum Liderliği için de önemli bir kazanım sağlanabilir.

 

Çözümün adanın bütünün getireceği ekonomik, sosyal ve siyasi kazanımlar yanında, Şubat seçimlerinde sandıkta kalma ihtimali hatırı sayılır oranda olan Anastasiadis, bir Nobel ödülüyle bile gidebilir seçime.

 

Seçimi erteleyip Birleşik Kıbrıs Başkanlığı için yarışabilir.

 

Ve belki de siyasi kariyerlerinin son demlerini yaşayan iki lider bu adaya barışı armağan ederek tarihe geçen kahramanlar olabilir.