KRİTİK VİRAJ

0
415

Türkiye yarın sandık başına gidiyor…

Öncelikle bu referandum tüm Türkiye halkına hayırlı olsun…

***

Laiklik mi, şeriat mı?

Bilim mi, din mi?

Batı mı, doğu mu?

İleri mi, geri mi?

Demokrasi mi, dikta rejim mi?

Çoğulculuk mu, tek adamlık mı?

Barış mı, savaş mı?

Uzlaşı mı, kavga mı?

Ve çok daha fazla soruların cevap bulacağı bir referandumdan bahsediyoruz…

Türkiye halkı bu anlamda yarın sandık başına gidip kararını verecek…

Ancak insanlar bu kararını verirken Türkiye’deki ortamın sağlıklı olmadığını söylemeliyiz…

Baskı…

Şiddet…

Ve korku en üst düzeyde hissediliyor…

İnsanlar özgür düşüncelerini haykıramaz durumda…

“Hayır” diyenlerin, “Terörist” ve “Hain” ilan edildiği bir süreçten geçiyoruz…

Bana göre bu referandum Türkiye halkı adına verilecek en kritik ve en önemli sınavların başında gelmektedir…

Türkiye’nin geleceği bu sınavın sonuca bağlı…

O nedenle tüm dünyanın gözü 16 Nisan Pazar günü Türkiye’nin üzerinde olacaktır…

***

Bu referandum ve sonucuna Kıbrıs açısından bakacak olursak, “Evet”in bizler adına yeni bir sürecin başlangıcı, “Hayır”ın ise mevcut arayışların devamı olarak görebiliriz…

Yani, bazı arkadaşların dediği gibi “Evet çıkarsa Türkiye çözüm yolunda adım atacak” söylemi gerçeği yansıtmıyor…

Çünkü Tayyip Erdoğan’ın, referandumdan “Evet” çıkması halinde halkından alacağı yetkinin adı; laiklik, bilim, batı, ileri, demokrasi, barış ve uzlaşı değildir…

O nedenle bu kavramlarla uyumlu olan bir süreci ileriye taşımasını beklemek, en hafif deyimle, saflık olur…

“Evet”, laikliği öldürüp yerine şeriatı getirecek…

Bilimi değil dini ön plana çıkaracak…

Batıya dönen sırtın yüzü artık doğuya bakacak…

İleriye doğru değil geriye doğru bir gidiş yaşanacak…

Şu anda kırıntıları kalmış olan demokrasi tamamı ile ortadan kalkacak ve ülke genelinde dikta rejim hakim olacak…

Çoğulculuk yerini tek adamlığa bırakacak…

Barış umutları tükenecek, savaş nağraları atılacak…

Ve tükenmek üzere olan uzlaşı dili yerine, kabadayılık ön plana çıkacak ve kavga dili ile konuşulmaya başlanacak…

Böyle bir Türkiye’nin AB’ye üye olabilmesi mümkün mü?

Peki, böyle bir Türkiye, Kıbrıs’ta bir çözüme samimi bir şekilde destek vermesi ve adanın tümünün AB toprağı olmasına müsaade eder mi?

O nedenle kimse “Evet”ini bu safsatalar üzerine kurmasın…

Bakınız ben hiç lafı dolaştırmadan yazıyorum ve tüm ilerici insanları “Hayır” demeye davet ediyorum…

Sen de “Evet” diyeceksen utanma, sıkılma, çık ve “Evet” deyiniz diye haykır…

Yoksa diğer türlüsü gerçekten çok komik kaçıyor!..