Doç.Dr. Erdal Güryay Yazdı :Avrupa Birliği’nde Faiz Sınırlaması ve KKTC – 4 –

0
232
Doç.Dr. Erdal Güryay Yazdı :Avrupa Birliği'nde Faiz Sınırlaması ve KKTC  - 4 -

Önceden belirtildiği gibi sorun sistemik bir sorundur ve sadece borç-alacak ilişkilerinde faiz regülasyonu yeterli değildir. Faiz regülasyonu bu tür ilişkilerdeki tarafların risk iştahını sınırlamak için önemli bir adım olmasına rağmen, günümüzde  yaşanan  ve sistemin üretmeye devam ettiği faiz mağduru !!!!!, mazbata mağduru !!!!! sorunlarına tek başına köklü bir çözüm getirmekten uzaktır.

Burada bahse konu mağdurlar !!!!  sadece borç alıp ta ödemeyen veya ödeyemeyenlerdir. Ancak bu ilişkilerin iki tarafı bulunmaktadır; borç alan ve borç veren…. Yani müşteri ve banka diyebiliriz.

Müşteri tarafından bakarsak olayın gelişimi şöyledir. Müşteri borcunu değişik nedenlerden dolayı ödemediği veya ödeyemediği zaman şözleşme gereklerini yerine getirmediği için olay mahkemeye intikal eder. Mahkeme süreçlerinin çok uzun olması ve bu sürede  borç  ve  temerrüt faizlerinin  çalışması borcun katlanmasına ve zaten ödeme sorunu olan müşterinin bu daha yüksek miktarı ödemesinin imkansızlığına yol açar. Makeme yeni miktar üzerinden yeniden bir yapılandırma yapılmasına ve yeni ödeme planı oluşturulmasına karar verir. Müşterinin bunu reddetme şansı yok gibidir ve bu yeni durumu kabul eder ( burada avukatların rolü nedir !!!!!!!). Ancak yine ödeyemediği için bu kez mahkeme kararına uymadığından dolayı hakkında mazbata çıkar. İşte mazbata mağduru diye adlandılan kişiler bunlardır.

Banka tarafından bakarsak olayın gelişimi şöyledir. Alacağını tahsil edemediği için ( yani müşteri borcunu ödemediği zaman) ilgili mevzuat gereğince kötü kredi verdiği için sermayesinden bu kredilere karşılık ayırması gerekmektedir. Bu durum banka sermeyesinin atıl duruma düşmesine ve bu sermayeyi işletememesine sebep olmaktadır.  Ayrıca  bankanın sermaye rasyosunun düşmesine sebep olmakta ve KKTC Merkez Bankasının bankaya yönelik yaptırım kullanmasına yol açmaktadır. İcra kurumu da ülkemizde gerektiği gibi çalışmadığından dolayı banka icradan da bir şey elde edemiyor. Kısaca banka da bu durumdan olumsuz etkilenmektedir.

Sebep-sonuç analizine girmeden, kısaca ,tarafların ikisi de bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. O nedenle tek bir tarafın mağdur göterilmesi doğru değildir.

Demek ki  yukarıda da basettiğim gibi soruna çare ancak tüm bu sistemin  (sektörde regülasyon, hukuk süreçleri ve icra kurumu) revize edilmesi, süratli ve  adaletli bir şekilde çalışmasına olanak verilmesi ile mümkündür.

Bu da dün bahsetiğim faizlerde tavan belirleminin yanında , mahkemelerde yeniden yapılanma, ticari mahkemelerin kurulması ve icra kurumunun hızlı çalışmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını gerektirmektedir.

Mecliste oluşturulan ad-hoc komitenin tüm bu süreçleri bir paket halinde hazırlaması ve eş zamanlı olarak yürürlüğe koyması sistemin gelecekte bu tür sorunlar yaratmasını önleyecektir.

Oluşmuş sorunlara ise bir kaç kez müdahale edilmesine rağmen ( Yeniden yapılandırma yasaları ) çözüm bulunamamış ve sorun devam etmektedir. Ad-hoc komitenin ğeliştireceği  paketle bu sorunun da çözülmesi gerekmektedir. Taraflardan ikisini  de mağdur etmeden sorunun çözümü ancak devletin taraflara bazı teşvikler vermesi ile mümkün görülmektedir.

Bu konudaki görüşlerimi  başka bir yazıda belirteceğim