BİR ŞEKİLDE ÖĞRENİYORUZ

0
132

Liderimiz Sayın Mustafa Akıncı, Milliyet'in haberine göre daha önce KKTCB yazan plaka yerine, “barış çabalarının mesajının verildiği” yeni bir plaka takıldı. Plakada güvercin, zeytin dalı ve defne demetinden oluşan bir amblem kullanıldı…

Yine Milliyet’in haberine göre;

Güvercin: Kıbrıs Türk halkının dünyaya açık vizyonunu ve daima ileri gitme, gelişme, yükselme amacını betimliyor…

Zeytin dalı: Kıbrıslı Türkler’in tarih boyunca barış yönündeki çabalarının göstergesi…

Defne demeti: Geleneksel ritüellerinde kullanılagelmiş ve efsanelerinde yer almış defne ağacı/yaprakları, yerleşik kültürün simgelerinden…

Kimin haberine göre?

Milliyet’in…

Ne güzel değil mi?

Milliyet Gazetesi sayesinde Liderimizin yaptığı yenilikleri öğreniyoruz…

***

Bu arada Liderimiz Sayın Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs konusunda neler düşündüğünü, ne tür hedefleri olduğunu ve müzakere sürecinde gelinin noktayı da Pazar akşamı CNN Türk’ten öğreneceğiz…

Kıbrıs konusu hap gibi yutmuş ve bu sorundan en çok mağdur olmuş!!! Gazeteci Cüneyt Özdemir, biz Kıbrıslı Türkler için soracak, Sayın Akıncı da cevaplayacak…

Bu da çok güzel değil mi?

Henüz daha liderimizi konuk alabilecek kadar gelişmemiş olan TV’lerimiz ve biz beceriksiz programcılar yüzünden Sayın Akıncı toplumunu aydınlatmak ve merak edilenleri cevaplamak adına mecburen Türkiye kanallarını tercih etmek zorunda kalıyor…

Liderimizi düşürdüğümüz durumun farkında mısınız?

O nedenle kendimize çeki düzen vermemiz gerekli…

Her birimizin Milliyet ve CNN çalışanları kadar Kıbrıs sorununda bilgi, birikim ve deneyime ulaşmamız lazım…

Yoksa Sayın Akıncı’nın Kıbrıs Türk basınına karşı ne gibi bir tavrı olabilir ki!..

Veya Türkiye basınına karşı ne gibi bir aşkı bulunabilir ki!..

Kabahatin tümü bizde…

Liderimize bir türlü layık olamıyoruz…

Hatta sözcüsüne ve danışmanlarına da…

***

Değerli okurlar, Sayın Akıncı Nisan ayında, yani göreve geldiği günden taa bugüne kadar Kıbrıs Türk basınına tek röportaj vermemiştir…

Kıbrıs Türk televizyonlarındaki tek bir programa konuk olmamıştır…

Sadece benim 4 kez teklif etmişliğim var…

Doğrusu bu tekliflerin önüne gittiğinden bile şüpheliyim…

Ama olsun, ona kızmaya hakkımız yok!..

O bizim liderimiz, 1979’daki bir seçimde “Akıncı yalnız değildir, Akıncı halkın adamıdır” dese de, yıl olmuş artık 2015…

Artık eskilerde kalmadan yeniliklere doğru yol almalıyız…

Yani liderimize yetişmeliyiz…

O bizlerden çok ama çok önde, harika bir lider…

Her şeyi bizlerden çok daha iyi düşünüyor, çok daha iyi analiz ediyor…

Aslına bakarsanız ona karşı yaptığım haksızlıklar aklıma geliyor ve kendime kızıyorum!..

Özellikle Alman ve Rus dışişleri bakanları olayındaki o muhteşem duruşu göremediğin ve saçmaladığım için kendimden utanıyorum…

Ve herkesin huzurunda kendisinden özür diliyorum…

Eğer yetersiz buluyorsa, Sevgili dostum Sefa Karahasan’a rica ederim, Milliyet’te, bir köşede özrümü yayınlar…

Sanırım bu yeterli olacaktır…

***

Sonuç olarak tüm kusurlarımızı gidermeliyiz ve Sayın Akıncı ile 5 dakika da olsa bir söyleşi yapabilmeyi hak etmeliyiz…

Allah'ım o günleri bizlere göstersin…

Ona bakabilmeyi, onunla aynı odada olabilmeyi ve ona soru sorabilmeyi başarabilmek için nefes alıyoruz…

Her gün bu eşsiz anın gerçekleşebilmesi için dualar ediyoruz…

Umarım bir gün bunu başarabiliriz…

O güne kadar liderimizi Türkiye medyasından takip etmeye devam…