Aysu BASRİ AKTER: “Bir İntihar Teşebbüsü”

0
242
Aysu BASRİ AKTER:

Başbakan Yorgancıoğlu, İlahiyat Koleji törenine katılacak mı katılmayacak mı tartışmaları gölgesinde, kolejin törenine katıldı.

Bu yöndeki tartışmalar başladığında zaten Başbakanlık bu törene katılacağını peşinen duyurmuştu.

Başbakan'ın törendeki konuşmasını dinledim…

Her ne kadar dikkatli bir üslup kullanmaya çalışsa da "tüylerim diken diken oldu!"

Bir kere Başbakan bu projenin hem düşünsel, hem de finansal anlamda tamamlanmasına katkı koyanlara teşekkür ederek başladı, konuşmasına.

Kıbrıs Türk kültürü ile uzak yakın bir bağı olmayan, ihtiyaç olarak algılanmayan ve toplumun neredeyse tamamı tarafından en başından benimsenmeyen, dini dayatmanın en açık örneklerinden biri olarak görülen bu projenin düşünsel boyutu için teşekkür etti, Başbakan!

Bırakın sol bir parti ideolojisinden gelmesini, bütün toplumun dini dayatmacılık endişelerinin tavan yaptığı bir ortamda, eğitim için sosyal ihtiyaçlar için tek çivi çakılmazken, Başbakan'ın çıkıp İlahiyat'ı düşünenlere teşekkür etmesi büyük bir gaflettir.

Çok ciddi bir intihar teşebbüsüdür.

Bundan sonra eğitim politikalarının temelinde ilahiyat eğitimi mi olacak, acaba bu hükümetin?

İşte bu şekilde bu soru açıklanmaya muhtaç kalıyor!

Başbakanın bu proje için iki kez teşekkür ederken, açıklaması gereken bir şey daha var;

Bu proje izinsiz, gayrı yasal ve tartışmalı bir ihale süreciyle başladı. Bu konudaki eleştiriler gündemdeyken de hiç aldırmadan ilk derslikler yükselip öğrenci alımı jet hızıyla yapıldı.

Şimdi Eğitim Bakanlığı tabelası asılan bu kolejin bütün izin ve yasal zemininin tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda da bilgi vermeli, Başbakan.

Bu hükümet bu topluma dayatılan Müslümanlaştırma kisvesi karşısında suskun durmamak, toplum hassasiyetlerini dinlemek için seçildi.

CTP bu toplumun aşağılanan değerleri ve baskı altına alınan kültürünü koruyacak sözleriyle ilk parti oldu.

Açıktır ki, Başbakanı ilahiyat eğitimini düşünenlere teşekkür etsin diye değil!

Şimdi Başbakan Külliye projesini de onaylıyor mu? Bunun temel atma törenine de katılacak mı?

İlahiyat Fakültesi öğrencilerine diplomalarını verecek mi?

Bu konularda bir irade gösteremeyen bir yönetim çok daha ağır dayatmalarla, mesela ekonomik paketin değiştirilmesi için nasıl mücadele edecek?

Yoksa bir masa kuruldu, al ver mi yapılıyor?

Başbakan Yorgancıoğlu konuşmasında ilahiyat ifadesini kullanmamak için özen gösterdi, Beşir Atalay'ın geçmişinize sahip çıkın çağrılarına bir cevap olacak şekilde geçmişe takılmayın dedi. Ama ilahiyat eğitiminin çağdaşlığın bir parçası olarak Türkiye'nin bugünkü gelişim seviyesini yakalaması çağrıları ve bu projeyi düşünenlere teşekkür etmesi, samimi niyetinin ister istemez sorgulanmasını beraberinde getiriyor.

Sonuçta eylemler her zaman söylemlerden çok daha etkilidir.

Şimdi merak edilen CTP'nin bundan sonra ne yapacağı. Kendi içinde de kutuplaşan farklılıkları nasıl aşacağı ve beklentilere nasıl yanıt vereceği…

Bir kere Başbakan bu törene katılmak zorunda değildi.

Töreni yapanın Başbakan Yardımcısı olduğu düşünülürse, aynı düzeyde bir temsiliyet yeterli olurdu.

Ama Başbakan toplumdaki tartışmaları alevlendirecek şekilde bu törene katılıp bu konuşmayı yapmayı tercih etti.

Ve gerçek şu ki, TOMA konusunda toplumdan aldığı desteği İlahiyatın temellerine gömen CTP  enerjisinin önemli bir bölümünü bundan sonra da niyetini ve kendini anlatmakla harcayacak.

Bir adım ileri iki adım geri gidişler bütünsel icraatları gölgeleyecek. 

Sonuçta da kuru bir kavga arasında heba edilmiş bir toplumun üzerine bir kürek daha atacağız hep birlikte.