Anastasiadis ‘Türkiye’deki referanduma kadar erteleyelim dese daha dürüst olurdu’

0
357

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “müzakereleri terk etmesinden” şahsen hayal kırıklığı duyduğunu açıkladı ancak “çözümsüzlük aşamasına geçmedik” dedi.

Alithia Anastasiadis’in Yunanistan’da yayın yapan Sky TV’ye verdiği özel mülakatı “Nikos Anastasiadis: Exxon Mobil Kalkan… Çözümsüzlük Aşamasına Geçmedik” başlıklarıyla aktardı.

Gazete “müzakerelerin, Türkiye’de yapılacak anayasa referandumu nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müdahaleleri nedeniyle kesildiğine” inanan Anastasiadis’in “Çözümsüzlük aşamasına geçmedik. Sayın Akıncı’ya da söylediğim gibi, çözüm bulunması için son güne kadar müzakere etmeye hazırım” dediğini yazdı.

Habere göre Anastasiadis söyleşi sırasında, “müzakerelerin yeniden başlamasına dair her türlü gelişmeyi şimdilik geciktiren olgunun, Türkiye’de nisan ayında yapılacak referandum olduğuna inandığını” birçok kez tekrarladı. “Elde edeceği olası bir zafer, yetkileri artık daha da artacak Erdoğan’ı daha kararlı hale getirecek” ifadesini kullandı, şunları ekledi:

“TÜRKİYE’NİN ÇÖZÜM İSTEMEK İÇİN ÖNEMLİ TEŞVİKLERİ VAR”

“Her halükarda Türkiye’nin, Kıbrıs sorununun çözümünü istemek için önemli teşvikleri vardır. Yunanistan’la, AB ve NATO ilişkilerin düzelmesi, belki hepsinden önemlisi Doğu Akdeniz bölgesinde enerji kavşağı olma vizyonu; referandumda kazanması halinde Kıbrıs sorununun çözümüne etkin yardımcı olması için kendisini çok daha güçlü kılacak unsurlardır.”

Anastasiadis Kıbrıs müzakerelerindeki bugüne kadarki durumu anlatırken, “Türkiye’nin müzakerelere müdahale ettiğini” savundu ve “bu da, Kıbrıs Türk tarafının halen uzlaşmış olduğu şeylerden cayması sonucunu getirdi.

Bu, nahoş bir durum  yaratıyor. Müzakereler kesildi çünkü Erdoğan’ın referandumdan istediği sonucu alması için yaptığı kampanyanın ortasında, belki vermek istediği tavizleri verip suçlu olması mümkün değildi”  dedi.

“Birinin”, müzakereleri kesmesi için Akıncı’yı uyardığını iddia eden Anastasiadis, Rum Meclisi’nin 1950 Enosis Plebisiti kararının müzakerelerin kesilmesini gerektirecek kadar ciddi bir sebep olmadığını iddia etti. Anastasiadis Rum meclisinin bu kararını “aşırı sağ bir partinin, ELAM’ın  popülist yaklaşımı ile yapılmış bir hata” diye niteledi ve “böyle bir kararın geçmesine sebep yoktu.   Bu, Akıncı’nın müzakerelerden kaçması için yeterli bir sebep olamaz” ifadesini kullandı.

Anastasiadis “Dönüşümlü Başkanlık’ta anlaşmaya varılmadı  keza Sayın Akıncı bu nedenle konuyu bugün bile anlaşmazlıklarla gündeme getiriyor” iddiasında bulundu. “Bu,  süreç içerisinde, ana konularda görüşülecek bir şeydir, dolayısıyla ne üzerinde özlü görüşme yapıldı ne de dışarıda bırakıldı; sona bırakılması gereken konulardan biri addedildi” diyen Anastasiadis şunları ekledi:

“Kıbrıs Rum tarafı Dönüşümlü Başkanlık konusundaki pozisyonunu değişmedi. Devletin işleyebilirliğini güvence altına alacak önlemler alınmadan böyle bir talep kabul edilemez.”

“REFERANDUMDA RUM TARAFINDAN HAYIR ÇIKABİLİR, ANCAK….”

“Müzakerelerin yeniden başlaması ve her iki taraf açısından da tatminkar olması ve ayrı referandumlara gidilmesi halinde ne olur” sorusuna karşılık, Rum tarafından “hayır” cevabı çıkabileceğine de işaret etti “ancak bunu dilemiyorum, inanmıyorum da” dedi, devamla şunları söyledi:
“Özellikle popülizm hakim olur veya  olumsuz addedilecek veya varılabilecek bazı uzlaşıların tehlikeyi artırabileceği değerlendirilirse Kıbrıs vatandaşlarının oyu hayır olacak. Kıbrıs halkı olgundur. Önüne, endişelerini yatıştıracak bir çözüm  konulursa, elbette fanatizmden uzak, bölücülük ve damgalama olmadan serbest diyalog aracılığıyla doğru bilgilendirme yapılırsa, (evet çıkarmayı) başaracağımıza inanıyorum.”

“EXXON MOBİL KIBRIS CUMHURİYETİ’NİN KORUMA KALKANI”

Rum Yönetimi Başkanı Amerikan Exxon Mobil şirketinin, Rum tarafınca tek yanlı “Münhasır Ekonomik Bölge” ilan edilerek parsellenen deniz bölgesindeki mevcudiyetinin, sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti için koruma kalkanı olduğuna” inanç belirtti, Anastasiadis “Türk gemileri MEB’deki sondaj şirketlerini taciz etmeyecek çünkü bu ABD, İtalya ve Fransa gibi büyük ülkelerin çıkarına dokunur” dedi.

Simerini Anastasiadis’in Sky’a mülakatını “Akıncı Hayal Kırıklığına Uğrattı… Kıbrıslı Türk Lider Türk Referandumu Yapılana Kadar  Müzakerelerin Ertelenmesini İstemesi Daha Dürüst Olurdu… Başkan Anastasiadis Garantilerin Kalmasını ‘Şer Kaynağı’ Diye Niteledi” başlık ve spotlarıyla aktardı.

Habere göre Anastasiadis; “bugün Kıbrıs müzakerelerinde var olan çıkmazın sorumlusu Ankara’nın siyasi uzlaşmazlığıdır” iddiasında bulundu. Türkiye’nin “gerek askeri varlığı gerek Kıbrıslı Türklerin ekonomik bağımlılığı  nedeniyle müzakerelerde hayal kırıklığı yaratan bir durum yarattığını” iddia etti.

“TÜRKİYE’DE REFERANDUM YAPILANA KADAR MÜZAKERELERİ ERTELEYELİM DESE DAHA DÜRÜST OLURDU”

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın “güttüğü tavırdan şahsen hayal kırıklığı yaşadığını” söyleyen Anastasiadis Akıncı’nın, Rum meclisinin Enosis Plebisiti ile ilgili kararını “bahane olarak kullandığını” öne sürdü ve “Sayın Akıncı, Türkiye’de referandum yapılana kadar müzakereleri ertelememiz iyi olurdu dese daha dürüst olurdu. Ancak çözümsüzlük aşamasına geçtiğimize inanmıyorum” dedi.

Müzakerelerdeki ilerleme ile ilgili soruya karşılık “4 başlıkta, en azından başlıklarda; Kıbrıs Türk tarafının ilk kez harita sunmuş olması mantığıyla, Toprak’ta da önemli ilerleme kaydettik” diyen Anastasiadis, “son 18 ayda gözlemlenen ilerleme süreci devam etse ve gerek Kıbrıslı Rumların gerek Kıbrıslı Türklerin çıkarına olmayan, Ankara’nın çıkarlarına hizmet eden Türk talepleri (4 özgürlük) müdahale etmeseydi, (olumlu ) sonuca varacağımıza dair dayanaklı umut olurdu inancındayım. Taksim ve ‘kadife ayrılık’ çözüm değildir. Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü çözümdür diyen görüş en büyük hatadır.”

“TÜRK ASKERİNİN TEDRİCEN ÇEKİLMESİNİ ÖNERDİK, DERHAL ÇEKİLMESİNİ İSTEMEK İMKANSIZ VE MANTIKSIZ ADDEDİLECEKTİ”

Anastasiadis, Türk askerinin derhal çekilmesi talebini masaya koyup koymadığı sorulduğunda “Pratikte böyle bir şey imkansızdır” dedi, şöyle devam etti:
“Ancak Kıbrıs Rum tarafı; kabul edilemez garanti rejimine ve işgal ordusu varlığı tematik hakkına son verilmesi için askerlerin büyük bölümünün, yüzde 75’inin çözümün uygulamaya gireceği ilk günden, geriye kalanının da kısa süre içerisinde taktik aralıklarla tedricen çekilmesi önerisini masaya koydu. Türk askerlerinin tamamının ayrılması, çoğu kişi tarafından imkansız ve mantıksız addedilecekti. Garantilerin kalması şer kaynağıdır.”

Yunan hükümetiyle ve Dışişleri Bakanı Nikos Kocias ile asla hiçbir anlaşmazlıkları olmadığını, Kocias ile tam işbirliği içerisinde olduklarını söyleyen Anastasiadis “ Önümüzdeki zorlukları gerçekçilik ve kararlılıkla göğüslemede her zaman mükemmel ve sıkı işbirliği içerisinde olduk” dedi.

“TÜRKİYE’DEKİ REFERANDUMA KADAR BÖLGEDE SICAK OLAY ÇIKABİLECEĞİNDEN ENDİŞELİYİM”

“Türkiye’deki anayasa  referandumuna kadarki dönemde bölgede sıcak olay çıkabileceğinden endişe duyduğunu” söyleyen Anastasiadis, Doğu Akdeniz’de enerji alanında yaşanan gelişmelere işaret etti ve İtalya ve Fransa gibi büyük ülkelerin, özellikle Exxon Mobil ile ABD’nin çıkarına dokunacağından “Türk gemilerinin sondaj şirketlerini taciz edemeyeceğini” savundu “Bu, -çıkarlardan dolayı- Kıbrıs Cumhuriyeti’nin MEB’indeki egemenlik haklarını koruyacak bir şeydir” dedi.

Fileletheros “Exxon Mobil Koruma Şemsiyesi… Başkan’dan Türkiye’ye Kıbrıs MEB’iyle İlgili Mesaj… Türk Refreandumu Döneminde Ege’de Sıcak Olaydan Endişe”  başlıklı haberinde Anastasiadisi’in, Exxon Mobil’in MEB’deki varlığının “Kıbrıs Cumhuriyeti için koruma kalkanı olduğu” söylemiyle “Türkiye’ye mesaj verdiğini” yazdı.

Gazete Anastasiadis’in Yunan hükümetiyle ilişkilere değinirken kullandığı ifadeleri şöyle aktardı:

“Ne Mont Pelerin’de, ne de daha sonra Cenevre’de anlaşmazlığımız olmadı.  Aksine, Yunan hükümetiyle –Yunan hükümeti derken yalnız Başbakan’ı kast etmiyorum, Dışişleri Bakanı Kocias’ı da kast ediyorum- tam işbirliği içerisindeyiz. Sayın Kocias’ın tepkileri bazen sivrilebilir veya  farklı –aksi konuşan kişi görüntüsü verebilir. Önümüzdeki zorlukları nasıl aşacağımıza dair ortak anlayış, gerçekçilik ve kararlılıkla her zaman mükemmel ve sıkı işbirliği içerisinde olduk.”

Ege’deki Türk-Yunan gerilimi sorulduğunda “Ege’deki gerilimin beni endişelendirmediğini söylersem gerçekçi olmam. Bu tür davranışlar tehlikelidir” ifadesini kullandı.

Haravgi haberi “Çözümsüzlük Aşamasına Geçmedik… Türkiye’nin Çözüm İstemek İçin Önemli Teşvikleri Var” başlığıyla aktardı.