“Anastasiades ile Akıncı başarmaya mecbur…”

0
371
“Anastasiades ile Akıncı başarmaya mecbur…”

Hasan Kahvecioğlu'na konuşan Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Milletvekili Takis Hacıgeorgiu iki liderin başarısızlığı durumunda AB’nin bu sorunu bir kenara iteceği ve ilgilenmeyeceği uyarısını yaptı.

*Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıs’ın 6 üyesinden biri olan AKEL milletvekili Takis Hacıgeorgiu; gazetemize yaptığı özel açıklamada Anastasiades ile Akıncı’nın sorunu çözmekle yükümlü olduklarını, bunu başarabileceklerini ve buna mecbur olduklarını söyledi.  

* Hacıgeorgiu, iki liderin sorunun ancak “iç yönü”nü çözmeye muktedir olduklarını; garantiler, göçmenler ve asker konularında ilk ve son sözü Türkiye’nin söyleyeceğini, bu konularda iki liderin Türkiye üzerinde baskı kurmaları gerektiğini savundu.

*Türkiye Avrupa Karma Parlementerler Komitesi’nin Başkan Yardımcısı olan Hacıgeorgiu, Türkiye’de; çözümsüzlük durumunda 74’te kazandıklarının yanına kâr kalacağını düşünenlerin bulunduğunu gözlemlediğini anlattı.

*Anastasiades’in Yunanistan’daki krize yeterince yardımcı olmadığını da belirten Takis Hacıgeorgiu, AB’nin burada yürttüğü ekonomik programı başarılı bulmadığını söyledi.

*İki liderin başarısızlığı durumunda AB’nin bu sorunu bir kenara iteceği ve ilgilenmeyeceği uyarısını yapan Takis Hacıgeorgiu, birçok konuda AB’yi hızlı ve etkili davranmamakla suçladı.

* Hacıgeorgiu, bugün sofralarımızda yediğimiz balıkların, Akdeniz’de ölü göçmenlerin vücutları ile beslendiklerini ve bunun utanç verici bir durum olduğunu ve AB’nin mülteciler konusuna çözüm bulamadığını anlattı.  

Takis Hacıgeorgiu, Avrupa Parlamentosu’nda altı yıldan beri görev yapıyor. Kıbrıslı Türkler tarafından en çok tanınan vekillerden biri olan Hacıgeorgiu, Annan Planı’nı desteklemiş az sayıdaki AKEL üyesinden biri… Hacıgeorgiu ile Strazburg’ta, AB Parlamentosu’ndaki odasında özel bir söyleşi yaptık. Anastasiades ile Akıncı arasındaki görüşmelere destek veren Hacıgeorgiu ile çözüm olasılığını, AB’yi, Türkiye’nin çözümle ilgili tutumunu ve çevremizde gelişen şiddet olaylarını konuştuk.

İşte sorularımız ve Takis Hacıgeorgiu’nun yanıtları…

SORU: Öncelikle görüşmelerde gelinen aşamayı değerlendirir misiniz? Memnun musunuz gelişmelerden?

Hacıgeorgiu: Bu konuda önümde çok net bir resim olduğunu söyleyemem. Özellikle Kıbrıs’ın “iç sorun”u; yönetim, parlamento, hükümet, devletçikler gibi konularda Anastasiades ile Akıncı mutlaka bir anlaşmaya varmalıdırlar. Onlara şunu söylemek istiyorum: Evet, yapabilirsiniz. Sorunun bir yönünü çözebilirsiniz. Bazan “Sihirbaz” olmadıklarını söylüyorlar. Galiba sorunu çözmenin onlar için bir yükümlülük olduğunu anlamadılar. Onların görevi budur. Mazaret üretme hakları yoktur. Birbirlerini anladıklarını, samimi olarak görüştüklerini görüyoruz ama henüz ortada bir sonuç yok. Tabii ki aylara ihtiyaçları olduğunu anlıyoruz. Gözümüz onların üzerinde olmalıdır.
Geçmişte, sorunu çözmek için birçok şansı kaçırdık. Eğer, bugünkü koşullar içinde çözüm bulamazsak, önümüzde bambaşka bir Kıbrıs sorunu bulacağız. Bu; bildiğimiz sorundan bambaşka birşey olacak. Bu nedenle başarısız olmaya hakkımız yoktur. Anastasiades ile Akıncı’nın da başarısız olmaya hakkı yoktur. Kıbrıs sorunun dahili bölümünü çözmeye mecburdurlar.

Bu onlar için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Bunu tamamlayınca, Türkiye üzerindeki baskıyı artırarak Türkiye’nin ilk ve son sözü söyleyeceği garantiler, göçmenler ve asker gibi konularda çözüme katkıda bulunmasını sağlamalıdırlar.

SORU: Sevgili Takis, biliyorum ki sen “Türkiye-AB Karma Parlamenterler Grubu” Başkan Yardımcısı olarak Türkiye’ye gidiyorsun, Türk parlamenterlerle temaslarda bulunuyorsun.
Oradaki hava nasıl?

Hacıgeorgiu: Sözünü ettiğin bu grup; 25 Türk ve 25 AB parlamenterinden oluşuyor. Yılda iki kez Brüksel ve Türkiye’de toplantılar yapıyoruz.
Kendileri ile özel olarak konuştuğun zaman ilişkilerde ilerlemeden yana olarak görülüyorlar. Ama topluca ve kameralar önünde konuştukları zaman herşeyi zehirliyorlar. İletişimimiz zorlaşıyor.

SORU: Sence Türkiye çözüme yeterince katkı koymuyor mu, istemiyor mu çözümü?

Hacıgeorgiu: Kıbrıs sorununu çözmek birçok bakımdan Türkiye’nin de yararına olacaktır. Türkiye, birçok sorunla boğuşuyor. Kürt sorunu, komşuları Suriye, İran, Irak’la problemler, Ermeniler, Yunanistan… Bunların yanında bir de Kıbrıs sorunu ile boğuşmak Türkiye’nin yararına değil… Tabii akıllarında enerji sektörü ile ilgili birtakım yeni görüşler de var. Türkiye, bir çözüm olması halinde AB’de yeni bir kredibilite, ağırlık kazanacaktır. Şu anda üyelik görüşmelerinde dondurulmuş bulunan “chapter”ler açılacaktır. Bildiğiniz gibi, Kıbrıs’ın bloke ettiği 6, diğer ülkelerin bloke ettiği 9 bölüm kapalı olarak duruyor. Tabii yanlış olarak Türkiye, yeni bir başarısızlık yaşanırsa, görüşmeler çökerse 74’te elde etiklerini sonsuza kadar elinde tutabileceğini düşünebilir. Bu hesabı yapan bazı politikacıların Türkiye’de olduğunu görüyorum. Gene de ben, iki seçenekten birincisini tercih edeceklerini sanıyorum. O da çözümdür. 

SORU: Gelelim Yunanistan’ın durumuna… AB’nin ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bu olaydaki tutumlarını destekliyor musun? 

Hacıgeorgiu: AB; Yunanistan sorununda, Kıbrıs’ta yaptıklarını yaptı. Tam anlamı ile uğraş vermediler. Sorunun içine girmekten kaçındılar. Tabii bu yasaları, kuralları ile ilgilidir. Bizim hükümetimiz ve ilgili bakan Yunanistan sorununu Kıbrıs’ın durumundan “ayırmak” çabası içinde oldu. Kendi ayrı çizgisinde yürümeyi tercih etti. Benim de aralarında olduğum bir bölüm politikacı ise Yunansitan’ın yeterince Kıbrıs’tan destek görmediğine inanmaktadır. Kıbrıs, daha çok destek yapabilirdi, bu gücü vardı. Ama yapmadı.

SORU: AB’nin sizde uyguladığı ekonomik programı başarılı buluyor musun?

Hacıgeorgiu: Avrupa’nın burada uyguladığı “Kıbrıs Programı” başarılı değildir. Hâlâ işsizliği çözemedik. İnsanların paraları bankalarda yok oldu. Bankalar borçlu insanların evlerini yakında satışa çıkaracak.   

SORU: Sevgili Takis, biraz da görev yaptığın AB Parlamentosu’ndan söz edelim. Burada 6. yılını doldurdun. AB Parlamentosu’nda bulunmaktan mutlu musun?

Hacıgeorgiu: Burada bulunmaktan çok büyük bir mutluluk duyduğumu söylemek çok zor. Avrupalılar için, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar için zaman zaman birşeyler yaptığımda tatmin oluyorum. Benim için en önemli konu görüşmelerdir… Burada birçok bağlantılarım var. Parlamento Başkanı, Komiserler, parlamento üyeleri ile temaslarım var. Görüşmeleri çok yakından takip ediyorum. Görüşlerimi, Kıbrıs sorununun çözümlenmesine katkı koyabilecek herkese ulaştırıyorum. Anastasiades ve Akıncı’ya da düşüncelerimi aktarıyorum.

SORU: AB Parlamentosu bugünlerde nelerle uğraşıyor?

Hacıgeorgiu: Avrupa’da birçok ülke ekonomik sıkıntı yaşıyor. AB Parlamentosu’nda bu günlerde ele alınan en önemli gündem maddesi mülteciler konusudur. Dünyada 50 milyon civarında mülteci var. Bu korkunç ve karmaşık bir sorun…

Bu sorundan; en başta İtalya, Malta ve Yunanistan etkileniyor.

Akdeniz’de her gün denizde boğulan mülteciler var. Geçen yıl ölenlerin sayısı binlerceydi. Soframızda yediğimiz balıkları düşünün… Bu balıklar, çok büyük bir olasılıkla, Akdeniz’deki ölü mültecilerin etleri ile beslenmişlerdir ve bizler de ölü insan eti yiyen bu balıkları yemekteyiz. Bu trajik durum hepimiz için utanç vericidir. Bu sorun tabii, bölgemizdeki savaşların yarattığı bir sorun… İran, Irak, Suriye gibi ülkelerden insanlar Avrupa’ya kaçmaktadır. Avrupa insan haklarına saygı duyduğunu, bu insanlara yardım etmesi gerektiğini göstermelidir.

AB’nin bu konuda üzerine düşeni yaptığını söyleyemeyiz. Herşeyden önce Avrupa, Amerika’nın bu sözünü ettiğim ülkelere yönelik saldırılarını önleyememektedir. AB’deki karar alma mekanizmalarının yavaş çalışması da gecikmelere neden olmaktadır.

AB’ye kaçan ve tehlike içinde olan bu insanlara yardımcı olmak gerekirken, Avrupa bunu yeterince yapmıyor. Örneğin; İtalya, AB’den mali destek alamadığı için mültecilere yardım etmeyi değil, kendi sınırlarını korumayı “hedef” olarak belirledi ve bunun için çalışıyor ki hedef bu değildi.

SORU: Peki AB’de bunca sorun varken, bize dönüp bakar mı? Çözüm için katkı koyar mı?

Hacıgeorgiu: Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’ta çözüme ihtiyacı vardır. Üzerlerine düşeni de yapacaklardır. Ancak anlamalıyız ki dünyadaki bu büyük sorunlar karşısında Kıbrıs sorunu “küçük” kalmaktadır. Bu nedenle yaratılan bu uygun ortamda sorunu çözemezsek, dünya kamuoyu “Kıbrıs” sorununa ilgisini tamamen kesecektir. Bu sorun gündemden düşecek, gözlerden kaybolacaktır. Bunu her zaman söylüyorum. Buradaki sorunu çözerek hem AB üyelerine hem de çevremize buna muktedir olduklarını göstermelidirler. Ama bilmeliyiz ki soruna çözüm bulmazsak, Avrupalılar bu sorunu kendilerinden “izole” edecekler. Kıbrıs’ın çözümsüz kalması onlara sorun yaratmayacak. Bu yüzden bir kenarda dursun, gene ileride bakarız diyecekler… Bizler bir ilerleme sağlarsak, onların ilgisi de artmış olacak.

 

Kaynak: Afrika Gazetesi