Akıncı: İki ayrı devlet pekişir

0
183

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafı çözüm yönünde adım atmaz ve bugüne kadar yaptığı yanlış tavırdan dönmezse çözüm yönünde ilerleme sağlamanın mümkün olmayacağını belirterek, “O zaman da Kıbrıs’ta iki ayrı devlet pekişir” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Pakistan dönüşünde Ercan Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı.

“Rum tarafında Enosis kararı ile ilgili yanlışın düzeltilmesi konusunda bir adım atılmazsa ne olacak?” yönündeki soruyu yanıtında, “Biz KKTC olarak bir çözümle federal bir çatı altında birleşmeye ve KKTC’yi gelecekteki Kıbrıs Türk kurucu devletine dönüştürmeye hazırız. Bu yönde hiçbir çekincemiz yok. Bunu defalarca söyledik ama eğer bu olmuyorsa KKTC ortadan kalkacak değil. O zaman iki bölgede iki ayrı devlet gerçeğini eninde sonunda kabul etmek durumunda kalacaklardır. Hem onlar, hem de bugün bu yanlışa göz yuman tüm taraflar” dedi.

“ÇÖZÜME İHTİYACI OLAN SADECE BİZ DEĞİLİZ”

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta çözüme ihtiyacı olan yalnız biz değiliz. Kıbrıs Türk tarafı olarak belki bize yapılmış olan yılların haksızlığından dolayı ve bizim uluslararası hukuk dışında bırakılmış olmamız dolayısıyla uluslararası hukuk içine girme talebi en çok bizden yükseliyor elbette. Biz o talebimizden de vazgeçmiş değiliz.

Bana soruyorlar, A planı, B planı, C planı… Ben A planından vazgeçmiş değilim. Ancak şunu da söylemek lazım, Kıbrıs’ta çözüme onların da ihtiyacı vardır. Kıbrıs’ta çözüm olmazsa Kıbrıs huzurlu bir yer olmayacak. Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yatakları yeni gerginlik alanları haline gelebilir önümüzdeki bahar ve yaz aylarıyla birlikte. 2016 sonunu hedef gösterirken bir diğer neden buydu. Rum tarafındaki seçimlerin dışında bir diğer önemli neden de buydu.”

“GEREKEN ADIMLARI ATTIK”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıslı Türklerinde hakkı olan bu zenginliklerin sadece Kıbrıs Türk ve Rum tarafları için değil, Türkiye ve Yunanistan için de, ayrıca bölge devletleri için de bir işbirliği alanı haline dönüştürülebileceğine dikkat çekti.

Akıncı, bu zenginliğin gerginlik yerine işbirliği havzasına dönüştürülebileceğine işaret ederek, “Ama bunun için karşılıklı adımların atılması lazım. Ben vicdanen rahatım. Bugüne kadar çalışma arkadaşlarımızla beraber Türkiye ile de istişare içinde gerçekten atmamız gereken adımları attık” dedi.

“FİNALE GÖTÜREBİLİRİZ”

Akıncı, 8-10 tane konu başlığını ele ele finale götürebileceklerini ve bunu başarabileceklerini belirterek, şunları söyledi:

“Ama bunun için zamana değil, liderliğe, kararlılığa, politik istekliliğe ve karşı tarafın da duygularını anlamaya ihtiyaç vardır. Biz her attığımız adımda Rum tarafının duygularını da düşündük. Benim dönemimde bunun sayısız örnekleri var. Yeri ve zamanı geldiğinde onları da bir bir oturup açıklayacağım. O konular zaten bilmediğiniz şeyler değildir. Ama zaman geçince unutuluyor, bunları da ayrıntılı bir basın toplantısıyla birgün açıklamayı düşünürüm.

Ben bu göreve geldikten sonra hangi konularda ne gibi adımlar atıldı. Ama Rum tarafından bir türlü bu konularla ilgili, mobil telefonlar konusu olsun, elektrik hatlarının kalıcı olarak birbirine bağlanması konusu olsun ve şimdi bir de bunun üstüne Enosis konusu geldi, bindirildi. Biz bu işlerle ilgilensin diye, barış kültürünü geliştirsin diye Eğitim Komisyonu kurduk. Ortada böyle bir komisyon varken, okullara gençlere Enosis plebisitini kutlanacak bir olay diye takdim etmenin anlamı ne olabilir.

Yani bunun anlamı en hafifiyle ‘kiliseyi ve red cephesi partilerini memnun etmek., Komitede Anastasiadis’in partisinin böyle bir karara oy vermesinin başka ne anlamı olabilir. Genel kurulda çekimser kalarak böyle bir kararın geçmesine göz yummasının nedeni ne olabilir. Bütün bunları anlamakta zorlanıyorum, herkes istediği gibi anlamakta özgür olsa da bunun bir tek nedeni olabilir, seçimler erken başladı ve oy veren çevrelere şirin görünme erken başladı. İki şey aynı anda yürümez.”

“BİR KARAR VERMELERİ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Bir yandan çözüm süreci barış kültürü, öbür yandan kilise, red cephesi, Enosis bu kavramlar birbiriyle uyuşmaz. Bir karar vermeleri lazım” diyerek, şunları söyledi:

“Kıbrıs’ta çözüm istiyorlar mı, istemiyorlar mı? Bütün gayretlerimize rağmen Rum tarafı eğer çözüm yönünde adım atmayacaksa, bugüne kadar yaptıkları yanlış tavırdan dönmeyeceklerse ve habire mazaret olarak ortaya koydukları Türkiye refarndumu konusunu pişirip, pişirip önümüze koyacaklarsa o zaman gerçekten çözüm yönünde ilerleme sağlamak mümkün olmaz ama o zaman ne olur, o zaman Kıbrıs’ta iki ayrı devlet pekişir. Bunun başka yolu var mı?

Bunun bir tek çaresi, ben her zaman söyledim, tekrar edeyim, biz KKTC olarak bir çözümle federal bir çatı altında birleşmeye ve KKTC’yi gelecekteki Kıbrıs Türk kurucu devletine dönüştürmeye hazırız. Bu yönde hiçbir çekincemiz yok. Bunu defalarca söyledik ama eğer bu olmuyorsa KKTC ortadan kalkacak değil. O zaman iki bölgede iki ayrı devlet gerçeğini eninde sonunda kabul etmek durumunda kalacaklardır hem onlar hem bugün bu yanlışa göz yuman tüm taraflar.”

 

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türkü’nün imtiyaz değil siyasal eşitlik istediğini ancak muhatapları federasyon kavramını içselleştirmedikçe daha ileriye gitmenin zor olacağını belirtti.

Federasyonlarda siyasi eşitliğin imtiyaz değil, vazgeçilmez bir ilke ve prensip olduğunu kaydeden Akıncı, “Siyasal eşitlik, her organda sayısal eşitlik anlamında değil ancak sayısal eşitliğin olmadığı organlardaki siyasal eşitlik son derece önemlidir, gereklidir ve kaçınılmazdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’ta çözüm isteyen tüm tarafların Rum tarafından “Enosis”le ilgili yanlışın düzeltilmesini talep etmesi gerektiğini belirtti. Akıncı, “BM, AB ve Kıbrıs’ta çözüm istiyoruz diyen, barış kültürünün ne anlama geldiğini bilen ve bunun gelecekte biz çözüm bulunsa da bunun ne anlama geldiğini bilen tüm ilgili tarafların Rum kesiminden bunu talep etmesi gerekir. Olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz” dedi.

 

“BİZE İMTİYAZ VERİLDİ SÖYLEMİNİ ŞİDDETLE REDDEDİYORUM”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “müzakerelerde azınlık olduğumuz halde bize imtiyaz verdiklerini söylüyorlar. Bunu, bu söylemi şiddetle reddediyorum” diyerek, şöyle devam etti:

“Asıl imtiyaz, 1963 yılından beri BM’de tanınmış devlet sıfatıyla Kıbrıs Türk halkının ortaklık hakkını gasp edip, ardından da 2004’den beri AB’de bu hakkı tek başlarına kullanıyor olmalarıdır. İmtiyaz asıl budur, eğer imtiyazsa. Referandumda ‘Hayır’ demelerine rağmen ve Kıbrıs Türk halkının yüzde 65’lik ‘evet’ oyuna rağmen AB’de yer almış olmalarıdır. Biz imtiyaz değil siyasi eşitlik istiyoruz. Federasyonlarda siyasi eşitlik imtiyaz değil, vazgeçilmez bir ilkedir, prensiptir”

“SİYASAL EŞİTLİK, HER ORGANDA SAYISAL EŞİTLİK ANLAMINDA DEĞİL”

Siyasal eşitlik her organda sayısal eşitlik anlamında olmadığını vurgulayan Akıncı, Kıbrıs Türk halkının hiçbir tarihte federasyonu konuşurken, her organda eşitlik talep etmediğini belirtti. Akıncı, “Bazı organlar olacaktır, sayısal eşitlik de olacaktır, bazı organlar olacaktır, sayıca eşitlik olmayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Örneğin, federal yargıda 4-4 eşitlik, senatoda ise 20-20 eşitlik olacak. Buna benzer başka eşitlik alanları da olacak. Rekabet Kurulu, Kamu Hizmeti Komisyonu gibi benzeri yarı yargısal bazı organlarda bu eşit sayı olacak ancak tüm kurullarda eşit sayı mümkün değil. Bunu talep etmek doğru da değildir” şeklinde konuştu.

“SAYISAL EŞİTLİĞİN OLMADIĞI ORGANLARDA SİYASAL EŞİTLİK ÖNEMLİ”

Sayısal eşitliğin olmadığı organlardaki siyasal eşitliğin son derece önemli, gerekli ve kaçınılmaz olduğunu kaydeden Akıncı, “Bu da ne demektir? BM’nin parametreleri de çok nettir. Sayısal eşitliğin olmadığı yerde siyasi eşitlik kavramı kararlara etkin katılımı içermektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Kararlara etkin katılım demek de bunu ete kemiğe büründürdüğünüzde her iki taraftan da verilecek oylarla o kararların üretilmesi demektir. Aksi takdirde bu üniter devlet yapılarındaki basit çoğunluk kavramıyla kararların üretilmesini getirir. Bunu onaylamak mümkün değil. İşte bu felsefe içerisinde biz aslında minimumunu talep ettik. Minimum derken, diyelim ki 9 kişilik bir organ var. 6’sı Rum, 3’ü Türk olsun. Kıbrıslı Türklerden hiç olmazsa bir olumlu oyun gerekli olmasını savuna geldik ilk günden beri. Hala daha bu konuda ‘devletin fonksiyonu, devletin çalışmasını engeller’ gibisinden izahı mümkün olmayan yaklaşımlarla bunu engellemeye çalıştılar”

“MUHATAPLARIMIZ FEDERASYON KAVRAMINI İÇSELLEŞTİRMEDİKÇE İLERİYE GİTMEK ZOR OLACAK”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum liderin son açıklamalarından, hala daha siyasal eşitlik konusunda yanlış tutumlarını sürdürdüğünü gördüğüne işaret etti.

Ortada büyük bir çelişki olduğunu kaydeden Akıncı, şöyle devam etti:
“Bakanlar Kurulu’nda 7 Kıbrıslı Rum, 4 Kıbrıslı Türk olmasını kabul ettiler. Orada 1 Kıbrıslı Türk bakanın her zaman olumlu oyunun gerekli olması prensibini kabul ettiler, daha başka kurullara gelince burada devletin işlemeyeceğini söylüyorlar. Bakanlar Kurulu çok daha önemli bir organ iken, orada devlet işleyecekken, daha alt kurullarda niye işlemesin ki ve niye hep sorumlu Kıbrıslı Türkler olacakmış gibi bir anlayışı geliştiriyorlar ki? Eğer tıkanma olacaksa, bazı kurullarda Rumların oyuyla da tıkanma olmaz mı? Bu soruların hiç akılcı, mantıklı bir cevabı yoktur. Dolayısıyla onun içindir ki ben zaman zaman muhataplarımız federasyon kavramını içselleştirmedikçe gerçekten bu konuda daha ileriye gitmek zor olacak diyorum.”

“ARTIK ADIM ATMA SIRASI ONLARDA”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, müzakerelerde birçok konuda gerçekten adımlar atıldığını, ilerlemeler yapıldığını ama 5’li konferans aşamasına ulaşabilmişse bunda Kıbrıs Türk tarafının çok ciddi katkıları olduğuna vurgu yaptı.

Akıncı, artık adım atma sırasının Rum tarafına geldiğini belirterek, “Bu konularda bu kadar tutuk davranırlarsa, bu kadar isteksizlik gösterirlerse federasyon istediklerine bizi nasıl ikna edeceklerdir” diye sordu. “Yarım ağızla da olsa, yapılan hatayı kabul ettiler. Biz de ‘hatayı kabul ettiniz, düzeltin’ diyoruz. Fazla birşey istemiyorum” diyen Akıncı, şunları kaydetti:

“Düzeltin ki ertesi gün masaya hep birlikte oturalım. 16 Nisan referandumu, şu, bu yok. Ben söylüyorum burada. Kıbrıs Türk tarafı adına müzakereleri yürüten yetkili kişi olarak, KKTC’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak ‘bu hatayı yarın düzeltin, öbür gün masayı yeniden kuralım’ diyorum. Ne referandum, ne meferandum.”

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI VE MÜZAKERELER

Cumhurbaşkanı Akıncı, İslamabad’ta bulunduğu sırada ülkede erken seçim konularının gündeme geldiğine işaret ederek, “Erken seçim kararı çıkabilir ancak müzakere masası kurulursa, o kendi mecrasında giderken, biz de kendi mecramızda gideceğiz” dedi.

Akıncı, şöyle devam etti:

“Erken seçimi gerekçe yapmayız. Kaldı ki Türkiye’deki referandumu gerekçe yapalım. Dolayısıyla kendilerine daha önce de çağrıda bulundum. Kendileri mazeret yaratmasınlar. Biz, her zaman olduğu gibi, Kıbrıs’ta bir çözüm için bu kadar yıldan sonra ve son 22 aydır verdiğimiz emeklerin değerini çok iyi bilen insanlar olarak, bunların heba olmasını elbette istemeyiz. Geçip gitmekte olan zamanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Sürekli takvim istemeyen taraf biz olmadık. Sürekli 2017 yılının tehlikelerine işaret ettik. O tehlikelerin başında da şubatta yapılacak olan Güneydeki seçimler, ki doğrudan sayın Rum lideri ilgilendiriyor. Buradaki Meclis seçimleri bağımsız ve tarafsız bir siyasi kimlik olduğum için beni o kadar ilgilendirmez. Ben seçimlerde de siyasi partilere eşit mesafemi koruyacağım ama Güney’deki seçimler Rum lideri doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü onun kendi seçimidir, büyük ihtimalle de aday olacağı bellidir. Dolayısıyla hiç olmazsa bahar aylarına sarkar bu iş ve seçim heyecanı daha sonra başlar diye tahmin ediyorken, bu Enosis plebisit kararıyla birlikte aslında seçimin çok erken başladığı ortaya çıktı”

“RUM TARAFI DA ELAM’IN TUZAĞINA DÜŞTÜK DEDİ”

Rum gazetelerinde de sözkonusu kararın ardından seçim sürecinin başladığı yönünde haberler yapıldığına işaret eden Akıncı, Rum tarafının şimdi “ELAM’ın tuzağına düştük” dediğini belirtti.

Akıncı, “Bu hatayı düzeltip ELAM’ın tuzağından kurtulun diyoruz ancak benim yorumum ilk günden beri hep şu olmuştur, bugün de aynı kanaatimi daha da güçlü bir şekilde koruyorum. Kilise ve federal çözüme karşı olan partilere hoş görünmek için maalesef müzakere sürecini berhava etme noktasına getirdiler bu konuyu. O nedenle bu hatayı düzeltmeye yanaşmıyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, aslında bu yanlışın düzeltilmesini sadece kendisinin, sadece Kıbrıs Türk halkının değil, Kıbrıs’ta çözüm istediğini söyleyen tüm tarafların Rum tarafından talep etmesi gerektiğini belirtti.

Akıncı, “BM’nin, AB’nin ve daha başka kim varsa ‘biz kıbrısta çözüm istiyoruz’ diyen, barış kültürünün ne anlama geldiğini bilen ve bunun gelecekte biz çözüm bulunsa da bunun ne anlama geldiğini bilen tüm ilgili tarafların rum kesiminden bunu talep etmesi gerekir. Olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.