3 AYLIK HAYAT PAHALILIĞI NEDİR?

0
534

Veya ek mesai nedir?

Hani birilerine gönderme falan yapmıyorum…

Ya da hükümetin almış olduğu kararı doğru falan bulduğumu da ima etmiyorum…

Sadece bu iki şeyin ne olduğunu soruyorum!..

Çünkü bu ülkede çalışan emekçilerin yüzde 70’i bunların ne anlama geldiğini bilmiyor!..

Yine;

-13. maaş…

-1 Mayıs ödeneği…

-Bayramlık ve aile yardımları…

Bırakınız bunları, birçok özel sektörlü sosyal hakları yatırılmadığı için “Ücretsiz sağlık hizmeti”nin dahi ne olduğunu bilmiyor!..

Verilen bu kavga ve çıkarılan bunca yaygara niye?

Memleket elden gitmiş…

Özel sektörde insanlar sefalet ücretinin altında çalışıyor…

Çalışma saatleri günlük 8 saatin çok üzerinde…

Yıllık tatil hakları birçoğunun 15 iş gününü geçmiyor!..

Bu adaletsizliği konuşan veya bunun düzelmesi için ciddi anlamda mücadele eden 1-2 örgüt var…

Diğerleri sırf göstermelik olsun diye konuşuyorlar…

Ek mesai veya hayat pahalılığı ödenekleri için ülkeyi ayağa kaldıranlar, çöpten yemek toplayarak karnını doyurmaya çalışan insanları görmüyorlar, göremiyorlar…

Çünkü çok yukarıdalar…

Bütçenin yüzde 80’ini ele geçirmiş durumdalar…

Acı ama gerçek bu!..

Eğer bu gerçekleri sırf birileri gücenmesin veya kırılmasın diye konuşmayacaksak buralarda işimiz yok demektir…

Yanlış anlaşılmasın, ben kamu çalışanlarının kazandığı hakları tartışmıyorum!.. 

Tartıştığım, özel sektörlü insanların sürünecek kadar dahi gücü kalmadığıdır…

Ve kamu çalışanlarının hakları için mücadele eden kesimlerin bu durum karşısında samimi bir duruş ortaya koymamalıdır…

Siz hiç hayatınızda asgari ücret için 40 binlerin meydanlara döküldüğünü duydunuz mu?

Yine kamu sendikalarının sırf bu nedenle genel grev koyduklarına şahit oldunuz mu?

Fakat göç yasası için tarihin en büyük mitinglerinin yapıldığını 2011 yılında hem de iki kez yaşandığını hep birlikte gördük…

İşte sorun tam da burada…

Sendikalar arasında da bu bahsettiğim konu pek de popüler değil!..

“Özel sektör” deyince gözünü bizlerden kaçıran çok!..

Ancak konu kamu çalışanlarının hakları oldu mu öyle bir tartışma ortamına şahit oluyoruz ki, sanırsınız hemen arkasından devrim falan olacak…

Oysa günün sonunda istediklerini alınca sinen bir mücadele ruhu ile karşı karşıya kalıyoruz…

Yani demem o ki, evet hakkınızı sonuna kadar savununuz ve isteyiniz de!..

Ancak biraz da aşağıya bakıp oradaki çoğunluğun ne durumda olduğuna birazcık olsun bakınız…

Çünkü sadece bizim uzattığımız el onlara yetmiyor…

Arada sırada sizlerin de desteğinize ihtiyaçları var!..