VERİLMESİ GEREKEN KAVGA

0
94

Gündemimize bakıyorum ve ağlanacak halimize gülüyorum!..

Oysa ortada esas verilmesi gereken bir varoluş kavgası vardır…

Evet, bu toplumun yaşayabilmesi ve bu topraklara kök salabilmesi için bu kavganın verilmesi kaçınılmazdır…

-Emirname…

-İmar Planı…

-Hayat pahalılığı…

-Ek mesai ödenekleri…

-13. maaş telaşı…

-Vatandaşlık alma ve verme sevdası…

-Kıbrıs sorunun çözümünden uzaklaşma ve evimizin içini süpürelim halleri!..

-Kadına karşı şiddetti önleme çabaları…

-Kriminal olayların artmasını engelleme çalışmaları…

-Yeni hastane ve cezaevi yapımı…

Ve dahası…

Bunların tümü de günü kurtarmak için verilen tali yol kavgalarıdır…

Esas olan ise, adanın kuzeyinde yaratılan rejime karşı verilecek olan kavga ve mücadeledir…

Ne yazık ki gerek 1-2 siyasi partilerimiz, gerekse de 1-2 örgütümüz dışında geriye kalanlarının gündeminde böyle bir şey yok!..

Bir yolun tamiratı veya hayat pahalılığının her ay ödenmesi ile düzenin değişeceğini düşünüyorlar…

Aslında “Böyle düşünüyorlar” demek haksızlık olur!..

Siyasi partilerimiz sırf oy kaybetmesinler, örgütlerimiz ise sırf üyeleri kendilerinden istifa etmesinler diye adanın kuzeyinde oynatılan oyuna bilerek ve isteyerek katkıda bulunuyorlar…

Oysa ana sorun Kıbrıs konusunun çözümü ve Türkiye’nin adanın kuzeyini işgal etmesidir…

Hem askeri anlamda…

Hem nüfus anlamında…

Hem de ekonomik anlamda vaziyet budur!..

Her şey ama her şey Ankara’nın kontrolünde…

İnanınız neredeyse tüm örgütler de bu gerçeği biliyorlar ve kapalı kapılar ardında söylüyorlar…

Ancak iş icraata gelince, yani kalkıp “Bu duruma karşı mücadele edecek kim var” diye sorduğunuzda, en fazla 3 bilemediniz 4 örgüt “Ben varım” diyor…

O nedenle de bu ceberrut yapıdan ve Türkiye’nin egemenliğinden kurtulamıyoruz…

Yani daha doğru bir deyimle, ülkemizdeki kesimlerin yüzde 90’ı bu kavgayı vermekten çekiniyor…

Hani sanki de kaybedecek çok şeyimiz kalmış gibi!..

Ne onurumuzu bıraktılar, ne de gururumuzu…

Kültürümüzü resmen ayaklar altına aldılar…

Ve biz hala esas verilmesi gereken kavgadan kaçıp devletçilik oyununa alet oluyoruz…

“Biz” diyorum çünkü ne yazık ki o yüzde 90’ın tutumu yüzünden bizler de arada kaynıyoruz…

Elimizden geldiğince yazmaya, konuşmaya ve bu yönde eylem yapmaya çalışsak da, ne yazık ki ilk darbeyi hep yanımızda sandıklarımızdan yiyoruz…

Bu kader değildir, bilerek ve isteyerek bizim seçimimiz!..