USTALARI GİBİ SUSUYORLAR

0
88

Dünkü köşe yazımızda, hükümetin aldığı kararlar karşısında sokakta yeterli veya yetersiz olarak mücadele veren sendikalarla ilgili düşüncelerimizi yazdık…
Eleştirdik…
Ve son süreçte yeterli duruşu ortaya koyamadıklarını yazdık…
Peki ya elini sıcak sudan, soğuk suya sokmayan sendikalar?
Onlara diyecek hiç mi sözümüz yok!..
***
Nerede Hür-İş Federasyonu?
Nedere ona bağlı Kamu-İş?
Ve nerede yılbaşı hedeyilerini bile üyeleri üzerinde baskı aracı olarak kullan Kamu-Sen?
Yaşanılan süreç boyunca yukarıda bahsettiğim sendikalardan tek bir açıklama geldi mi?
Yakup Latifoğlu çıkıp, “Bu giden canların hesabı verilmeli” diye açıklama yaptı mı?
UBP kurultayında desteklediği aday seçimi kazandığı için mutluluktan havalara uçan Sami Dilek çıkıp en azından, “Hükümet bu konuda hatalı” diyebildi mi?
Ya Metin Atan ve sendikası Kamu-Sen?
Gençler yağmurun altında mücadele verirken kendileri klimalı ortamlarda Serdar Denktaş ile iş pişirmedi mi?
Yine aynı sendika düzenlenen eylemi kırmak ve kamu çalışanlarının başbakanlık önüne gitmemesi için eylem günü grev koyup, “Biz iş yerlermizde kalacağız” diye açıklama yapmadı mı?
Şimdi kafanızı iki elinizin arasına alınız ve böyle sendikalar ile sendika başkanları olduğu sürece herhangi bir sendikal hareketin ne kadar başarılı olabileceğine karar veriniz!..
Üstelik tüm eleştiriyi sokakta bizler için yeterli veya yetersiz bir şekilde mücadele eden sendikalar göğüslüyor…
Hür-İş, Kamu-İş ve Kamu-Sen gibi sendikalar ise, tıpkı ustaları gibi sessiz kalarak işin kolayına kaçıyorlar…
Ne yazık ki bizler de bu oyuna hiç usanmadan ve yılmadan gelmeye devam ediyoruz…
***
Şu sürece bir bakar mısınız?
2009 yılında UBP tek kelime etmeden hükümete geldi…
2010 yılında Eroğlu tek kelime etmeden cumhurbaşkanı oldu…
Şimdi Özgürgün tek kelime etmeden yürütmenin başında oturuyor…
Bahsettiğim sendikalar da tek kelime etmeden çalışandan kestikleri aidatlarla saltanatlarını sürüyorlar…
Ve tüm bu gerçekler ortada dururken biz tüm öfkemizi toplumu için sokakta mücadele veren sendikalara gösteriyoruz….
Evet, tekrarlıyorum, sokakta mücadele veren sendikaların ortaya koydukları işi yetersiz buluyorum ve her fırsatta bu eksikliklerini yüzlerine karşı söylüyorum…
Ancak bu sendikalar olmasa, sokakta bizler için mücadele edecek kimsenin kalmıyacağını da çok iyi biliyorum…
O nedenle sendikaları eleştirelim…
Onlara doğrunun ne olduğunu göstermeye çalışalım…
Ancak sarı sendikaları da unutmayalım ve onların böylesine kritik süreçlerde susup toplumlarına nasıl ihanet ettiklerini gözlerden kaçırmayalım…
Eğer bu ülkeye adalet gelmesini istiyorsak, önce bizler adaletli olmayı başarmalıyız…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here