“Üniversitelerdeki öğrencilerin varlığı KKTC’ye çağ atlattırabilir”

0
263

Başbakanlık YAGA ile TC Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi ev sahipliğindeki III. Kobi Zirvesi’ndeki konuşmalara devam ediliyor.

ATAKAN

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, zirveyle çok güzel hedefler ortaya konulduğuna işaret ederek, özellikle ülkenin ekonomik anlamda gelişebilmesi için lokomotif sektör olarak adlandırılan turizm ve eğitim sektörlerinin yanına bilişim sektörünü ekleyebilmek için sağlıklı bir altyapı kurmak gerektiğini belirtti.

Bunun için çok çalışmak ve hızlı koşmak, ortaya bütünlüklü bir politika koymak gerektiğini ifade eden Atakan, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalara değinerek, işin teknolojik, altyapı ve gelişme durumu, özellikle telekomünikasyon alanında bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Ülkenin teknik altyapısını geliştirebilmek için 2019-2020 yıllarını kapsayan, çok kapsamlı bir değişim ve gelişim projesi hazırlandığına işaret eden Atakan, ülkenin teknik altyapısını geliştirecek söz konusu proje hakkında da bilgiler verdi.

Özellikle diğer kurumların döşediği fiber optik kabloların uhdelerine geçirilmesiyle bu konuda yaşanan sorunların önüne geçilebileceğini ifade eden Bakan Atakan, fiber optik altyapısının haritalanması konusunda da bir mevzuat çalışması yapıldığını, bu konuda kısa bir süre sonra ciddi bir atılım yapılacağını sözlerine ekledi.

ERHÜRMAN

Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman da, ülkenin herkesin bildiği sınırlılıklarla karşı karşıya olduğuna işaret ederek, uluslararası alanda bir tanınmamışlık yaşandığını, bunun da ülkeyi ekonomik anlamda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Ülkenin elinde ciddi potansiyeller olduğunu, ülkede turizm ve yüksek öğretim alanında önemli atılımlar yapıldığını vurgulayan Erhürman, turizm ve yüksek öğretimin yanına bilişimin de nasıl eklenebileceğinin yıllardır konuşulduğunu anımsattı.

Ülkede uluslararası alanda ses getiren üniversiteler olduğunu, üniversitelerin önemli bir kısmının Türkiye’deki ve dünyadaki pek çok üniversite ile rekabet edebilecek durumda olduğunu anlatan Erhürman, bunun KKTC için önemli bir avantaj olduğunu kaydetti.

Tufan Erhürman, ülkenin bilişim adası olması meselesinin uzun zamandır konuşulduğunu, bazı adımların atılması konusunda geç kalınmasına rağmen, mevzuat temeli oluşturulması konusunda bazı yasaların geçirildiğini anımsattı.

Erhürman, ülkenin hükümetlerin kısa ömürlü olmasıyla tanındığını, siyasi istikrarın sıkıntı olduğunun düşünülmesine rağmen, ülkeye yatırım yapma konusunda kimsenin endişesi olmaması gerektiğini, hükümet ve muhalefetin bu konuda yekvücut durumu olduğunu vurguladı.

“TC ve KKTC’nin her alanda birbirini daha fazla bilmeye ve daha fazla alanda iş birliği yapmaya ihtiyacı vardır” diyen Tufan Erhürman, Kıbrıs’ta bir siyasi mesele, Kıbrıs konusu olduğu algısı karşısında, KKTC’nin küçücük nüfusunda tek tek birçok başarı hikayesi bulunduğunu ve organizasyon yeteneğinin ortaya konularak, Kıbrıs Türk halkının ortak başarı hikayesi haline getirilebilmesinin önünün açılması gerektiğini, bunun için potansiyel ve inancın bulunduğunu  sözlerine ekledi.

BAŞÇERİ

TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ise 3. zirveye katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, KKTC’deki çalışmaların, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın “KKTC’deki yatırım ve iş yapma ortamındaki sorunları analitik yöntemle nasıl araştırırız” çalışmasıyla ortaya çıktığına değinerek, konu hakkındaki rapordan hatırlatmalarda bulundu.

Başçeri raporda, “KKTC’de geleneksel faaliyetlerin teşvik eden mevcut sistemin firmaların performanslarına dayalı yenilikçi faaliyetlerin ekonomi içindeki ağırlığını arttıran bir sistemle değiştirilmesi şarttır” gözlemi yanında, “KKTC’deki yatırım ve iş yapma ortamının 21. yüzyıl şartlarına getirilmesi durumunda girişimciliğin ve yenilikçiliğin teşvik edilmesi yeni büyüme lokomotifleri ortaya çıkarabilecektir” tespiti bulunduğuna işaret etti.

Bu tespitlerden esinlenerek, 2010’lu yılların başından itibaren TC’nin politikasının KKTC’ye aktarılan kaynağın azaltılmadan, niteliğinin bütçe açığına katkıdan, altyapı ve reel sektör harcamalarına kaydırılması olduğuna işaret eden Başçeri, 2011’den bu yana her yıl KKTC bakanlıklarının gözetiminde tarım, turizm, sanayi sektörlerinde kısmi hibe destek programlarının yürütüldüğünü ve yürütülmeye devam ettiğini aktardı.

Bu programlar kapsamında bankalar aracılığıyla 10 bine yaklaşan işletmeye 1 milyar TL’nin üzerinde kredi vermesinin sağlandığına işaret eden Başçeri, genç girişimcilerin yeni iş fikirlerinin desteklenmesi amacıyla 2016’da KKTC Genç Girişimcilik Projesi’nin ilkinin gerçekleştirildiğini anımsattı.

Başçeri, 100’ün üzerinde girişimcinin projesinin desteklenerek, 12 milyona yakın kaynak aktarıldığını kaydetti.

Bu sene gerçekleştirilen zirvenin önemine de işaret eden Başçeri, raporda bulunan başka bir tespite dikkat çekti.

Başçeri, raporda “üniversitelerin varlığının eğitim kalitesini arttıracak adımların atılması durumunda bölge ülkelerdeki en parlak beyinleri çekebilmek için bir fırsat sunulması avantajdır” denildiğine dikkat çekerek, KKTC’nin nüfusuna oranla çok sayıda öğrencinin üniversite eğitimi için adada olduğunu vurguladı.

“KKTC ÇAĞ ATLATILABİLİR”

Bu varlığın inovasyon ve bilişimde kullanılmasının önemini vurgulayan Başçeri, bu durumun KKTC’ye çağ atlattırabileceğini kaydetti.

Büyükelçi Başçeri, ülkede okuyan öğrencilerin, bölge ülkelerinin en akıllı beyinlerinin, bilişim ve inovasyon adasında bir şeyler yapabilmesi için, mezun olduktan sonra yabancı yatırımcı olarak addedilmeden, yerel insanlar olarak muamele görmesi gerektiğini düşüncesini dile getirdi.