Türkiye’de son durumlar

0
166

Türkiye solunu ve sağını karıştırmış durumda.  Belki de olmayan sol varlığını sağa dayamaya çalışıyor.  Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkan bir aday Meral Akşener.  Milliyetçi Hareket Partisi’nin lideri Devlet Bahçeli’nin adeta delirttiği  bir grup ve seçmen kitlesi İYİ Parti liderliğinde toplandı.  İyi Parti, dış dünya basınında yakından takip ediliyor.  Meral Akşener’in verdiği görüntü Tayyip Erdoğan’ın ‘yerli ve milli’ üslubunu karşılayabilen tecrübeli bir siyasetçi.  1996-97’de Necmettin Erbakan tarafından kurulan koalisyon hükümetinde İçişleri Bakanlığı görevi yaptı.  O zamanlar Doğru Yol Partisi’nde idi. 2007, 2011, Haziran 2015’de MHP’den milletvekili seçildi.  Kasım 2015’de ise aday gösterilmedi.  Bir dönem Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül ile Fazilet Partisi’nden koptukları dönemde, onlarla çalışmış ancak kısa süre sonra ayrılmış ve MHP’ye geçmiştir.  Meral Akşener’in İyi Partisi, hem AKP’den hem MHP’den hem de CHP’den oy devşirecek.  Türkiye’nin Kürtlerinden oy alması imkansız çünkü milliyetçi-faşizan duruşu, Kürtlerle ilgili tek kelime etmemiş olması (gerçi diğer sosyal, ekonomik, sağlık, eğitim, dış politika konularında da henüz fikirleri net değil zira meydanlardaki konuşmalar bana göre bir siyasa betimlemesi olamaz), HDP gibi güçlü bir tabanı olan partiye bakışı ve duruşu, kapsayıcı ve Türkiye’nin her kesimini kucaklayıcı bir tarz değil.  Sekülerlik noktasında, her cuma attığı mesajlar ve türbe gezmeleri ile popülist bir siyasetçi olarak ‘seküleriz ama çaktırmayalım’ gibi bir durum hissediyorum.

 

Şu anda Erdoğan’ın karşısında Erdoğanvari fakat Erdoğan karşıtı bir aday var.  Abdullah Gül ismi de çok pompalandı.  Bu ismin arkasında hangi gruplar ve şahıslar var idi belli değil.  CHP’nin Abdullan Gül ismi ile anılması, CHP adına utanç vericidir.  Atatürk’ün kurmuş olduğu parti, söylemlerinde Atatürk deyip dursa da, son 15 yılda yaptığı yanlışlar CHP tabanını adeta çıldırttı.  Oyunu Erdoğan’a vereceğini açıklayan, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, Ekmeleddin İhsanoğlu, CHP’nin prensiplerinden vereceği ödünlerin ne kadar ağır ve yanlış olduğunun yürüyen kanıtıdır.

II. Ekmeleddin vakası Abdullah Gül ile olmadı fakat bunun sebebi CHP’nin duruşu mu yoksa Erdoğan’ın, Hulusi Akar’ı Gül’e gönderip gözdağı vermesi mi belli değil. Eğer ikincisi ise, CHPli seçmenler Erdoğan’a teşekkür etmeli resmen. Bir de tabi Meral Akşener, Nuh dedi peybamber demedi.  ‘Ben adayım, adaylıktan vazgeçmem’ dedi.  Şimdilik CHP adayı soru işareti.  İlhan Kesici’nin adı çok geçiyor.  Olabilir.  Birikimi, eğitimi, ekonomi bilgisi ve tecrübesi onu iyi bir aday yapabilir.  Haziran 2015’de Ahmet Davudoğlu’nun teklif ettiği bakanlığı reddetmiştir.  CHP, kendi içinden laikliğin ve solun temsilcisi bir isim çıkarmak zorundadır.  CHP varoluş nedenine geri dönmelidir.  ‘Bu halk genel anlamda sağ tandanslı, biz de biraz sağa kayalım’ siyasetine son vermek zorunda.  Bu seçim aynı zamanda CHP’nin de çok önemli bir sınavı.  Bazıları diyor ki ‘şimdi tek husus, tiranın gitmesidir, sağ/sol kalmamıştır’ fakat ne zaman zaten sol var idi, bilemiyorum.  Belki 80 ihtilali öncesi ama zaten onu da Amerika ile beraber sağ Türkiye bir güzel törpüleyip, siyasal İslam’a kademe atlattılar.

 

Türkiye’de ne işçi var ne işçi hakkı, ne de örgütü…ne bunların bir liderliği ne de bunların siyasi uzantısı.  Sebebi de Türkiye’de sanayi atılımları yapılmadı, yapılmıyor, yapılmak istenmiyor.  Belli bir kapitalist düzende patronlar ve çalışanlar var.  Çalışanlar, patronun karakterine ve şefkatine göre şanslı veya şanssız.  İşçi ve işçi örgütlenmesi yoksa sol da yoktur.  Bunlar yoksa geriye kalan bir avuç burjuvazi ve toprak işçisidir.  Sabit, stabil, değişimsiz yüzyıllarca gidebilecek bir toplum.  O burjuvazi, okumuş kesimler, meslek sahipleri kolayca vatan haini olurlar.  Atatürk’ün yüzlerce öğrenciyi Avrupa’ya gönderdiği ve bu insanların binlerce öğrenci yetiştirdiği bir dönemden eğitimli olmanın aşağılandığı bir Türkiye bu Türkiye.

 

Bir diğer aday Selahattin Demirtaş.  Uzun zamandır hapiste olan Selahattin Demirtaş, HDP’yi HDP yaptı.  Yüzde 11e yakın oy aldı.  59 milletvekili çıkardı ve ikinci muhalefet partisi oldu.  Selahattin Demirtaş karizmatik bir lider.  Konuşması, Erdoğan’a kafa tutuşu ve ezilenlerin temsilcisi olarak fazla palazlandığı için bugün hapiste.  Suçlamalar, şunlar bunlar çok önemli değil zira hepsi bir bahane.  CHP’nin de katkılarıyla bugüne gelindi.  CHP, HDP ile arasına mesafe koymaya çalışıyor çünkü HDP, PKK ile ilişkilendiriliyor.  Öyle olsa ve bu parti 10 milyona yakın oy almış ise kapıyı kilitleyip, çekilelim.  Neyse bu ayrı bir yazı konusu fakat HDP, Türkiye’nin partisi olduğu iddiasında güdük kalıyor.  Tek meselesi Kürt meselesi (ki bu deyimi de sevmiyorum ama mecburen anlaşılsın diye kullanıyoruz.  Kürtler veya Kürt olmak bir mesele olmamalı!)  Kıbrıslıtürk olmak bir mesele mi?  Kıbrıs’ta, Kıbrıslıtürk sorunu var dense, nasıl olur?  Hoş olmaz. Milyonlarca destekçisi olan HDP, ne yazık ki klasik meselesi dışında bir söylem oluşturamadı.  Kendini, Türkiye’ye duyuramadı.  Demirtaş özelinde bir sürpriz olabilir ama hapiste olduğu gerekçesiyle adaylığı iptal edilebilir ve hatta seçilse bile ‘sorry’ denebilir.

 

Kenetlenmiş bir muhalefet, sadece Erdoğan’ı devirmek üzere kilitlenmiş bir muhalefet başarılı olacaktır.  Burası Türkiye, tabi sandık güvenliği olacak saikiyle konuşuyoruz ama ne olacağı da belli olmaz.  Türkiye son 3-4 senedir olmadığı kadar kötü durumda ve her anlamda. Haberler okunacak gibi değil.  Siyaset ayağa düşmüş.  Kim olursa olsun, sonunda halkın tepkisini zaten alırdı.  Uzun bir dönemden sonra bakalım Türkiye nereye evrilecek? İleri veya geri. Bu kadar net.