Türkiye KKTC’nin önerisini resmen reddetti

0
120

Türkiye’den KKTC’ye getirilen suyun yönetimine ilişkin iki ülke arasındaki görüş ayrılığı, Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun dünkü KKTC ziyaretiyle netleşti. Özellikle Kıbrıs konusundaki pozitif ve sempatik ifadelerin gölgesinde kalsa da, suyun yönetimi konusunda KKTC hükümeti tarafından yapılan “özerk yönetim” önerisi, bu ziyarette kesin dille reddedildi ve ilkinden pek farklı olmayan özelleştirme ekseninde 3.  bir öneri sunuldu. Hatta KKTC’ye gelen suyun Türkiye Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yönetimine verilmesi yazılı olarak önerildi.

Yaklaşık 12 saatlik KKTC ziyaretinde yanına Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş yanında, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nu da alan Başbakan Davutoğlu’nun, su konusunda mesaj vermesi sürpriz olmadı. Zaten uzun süreden beri iki ülke arasında gündem olan, yatırım kalemlerinin dondurulmasına neden olan, basına da yansıyan su yönetimi konusundaki görüş ayrılığının bu resmi ziyarette masaya yatırılması doğaldı.

Ancak anlaşılan, orta yol bulma beklentisine, bu ziyaretle nokta kondu.

Su yönetiminin “özerk kurum” gözetiminde yasallaştırılması konusundaki çalışmaların mimarı, bu konuda yoğun mesai harcayan ve hazırlanan taslağın görüş alış verişi için Türkiye’ye gönderildiğini açıklayan koalisyonun büyük ortağı CTP’nin, Türkiye’nin bu resti karşısında nasıl bir tavır takınacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.

CTP’nin MYK ve Parti Meclisi’ni bugün acil toplantıya çağırmasının bu konuyla bağlantılı olup olmadığı netleşmemesine karşın, defalarca kamuoyuna deklere edilen su yönetimine ilişkin politikada ısrarcı olunup olunmayacağı veya suyun sahibi Türkiye’nin önerisine karşı nasıl bir tutum takınılacağı kısa sürede ortaya çıkacak.

Şimdi soru, özerk yapı konusundaki ısrarını bir çok kez tekrarlayan ve bizzat parti başkanı Mehmet Ali Talat tarafından yürütülen çalışmada CTP Türkiye’ye rağmen ısrarlı mı olacak, yoksa geri adım mı atacak…

Türkiye’ye rağmen bu konuda ısrar; hükümetten çekilme, erken seçim gibi seçenekleri gündeme getirir mi…

CTP içinde bu konuda görüş ayrılığı yaşanır mı…  Örneğin CTP içinde bazı isimler, Türkiye’nin önerisinin daha uygulanabilir olduğunu savunur mu…

Bu soruların yanıtı, fazla uzun olmayan bir süreçte, önümüzdeki günlerde netleşecek.

Su yönetimine özerk yapı öngörüldüğü hükümet programında da yer almasına karşın ta baştan sessizliğini koruyan koalisyonun diğer kanadı UBP’nin ise, bu yeni durum karşısında da sessiz kalması güçlü ihtimal.

Ve sanırım Davutoğlu’nun dünkü ziyaretinde bir dizi açıklaması içinde bu konudaki mesajı; “iyi ve kötü her şartta, ne olursa olsun KKTC’nin yanındayız” sözleri arasına gizlendi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun KKTC ziyaretiyle başlayan, Anastasiadis-Davutoğlu fotoğrafıyla anılan Brüksel’deki AB Zirvesi ile devam eden Kıbrıs konusundaki iyimser mesajlar, Davutoğlu’nun dünkü ziyaretinde de dikkat çekti. Hem çözüme dair “son şans, Kıbrıs’ı çözersek AB üyeliği rüya olmaz” şeklindeki vurucu ifadeler, hem Rum liderlere yönelik “dost” söylemleri ve fotoğraf kareleri, uzun süreden beri alışık olunmayan pozitif ifadeler olarak son günlere damgasını vurdu.

Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerine uzun aradan sonra yeniden başlama umudu, Rusya ve bölge ülkeleriyle yaşanan sorunlar, bölgedeki sıkışmışlık gibi bir dizi faktörün etkisiyle de olsa Kıbrıs’ta çözüm yönünde verilen mesajlar, yeni bir umut yaratma potansiyeli taşıyor. Ama tüm bu mesajlardan öte dünkü ziyaret, KKTC’de yeni bir hükümet krizinin, hatta erken seçimin tetikleyicisi olarak anılmaya aday.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here