TEK TARAFLI “EVET” YETMİYOR

0
85

Keşke yetse…
Ve keşke Kıbrıslı Türklerin “Evet”i ile bu sorun çözülse…
Hatta bana sorarsanız referanduma bile gitmeyelim…
Ancak realite öyle değil…
Yani iki “Evet”e ihtiyacımız var…
O nedenle empati yapmak zorundayız…
Aynı şekilde Rumlar da empati yapmak zorundadır…
Bilmiyorum bunu daha nasıl anlatabilirim!..
Yani “Ben siyasi eşitliği de isterim, dönüşümlü başkanlığı da isterim, sarih çoğunluğu da isterim, mülkiyette kullanıcının da söz sahibi olmasını isterim, iki kesimliliği de isterim” deyip üzerine “Garantiler olmazsa olmazımdır” diyemezsiniz…
Böyle bir dünya yok arkadaşlar!..
Aynı şekilde Rumlar da, “Biz dönüşümlü başkanlığı, siyasi eşitliği, sarih çoğunlu, mülkiyette kullanıcıya söz hakkını ve iki kesimliliği kabul etmiyoruz” deyip üzerine bir de “Türkiye’nin garantisine karşıyız” diyemez…
Bu şekilde de bir dünya arkadaşlar!..
O nedenle karşımızdaki toplumla biraz olsun empati yapabilmeyi öğrenmeliyiz…
Yoksa yine tek taraflı bir “Evet” ile mevcut düzenin yolunu tutarız…
***
Şu anda siyasi eşitlik ve iki kesimlilik konularında iki taraf anlaşmış durumda…
Ben dönüşümlü başkanlık konusunda da bir sorun çıkacağını zannetmiyorum…
Zaten mülkiyette kullanıcının da hakkı olduğu kriterini Sayın Akıncı karşı tarafa kabul ettirmişti…
Geriye kalıyor toprak ve garantiler…
Toprak konusunda haritanın ne olacağı belli gibi…
Sadece “Federatif bölge olacak mı, olmayacak mı” tartışması var…
Yani konu dönüp dolaşıp garantilere geliyor…
Unutmayalım ki, 2004 yılında Rumların “Annan Planı”na, “Hayır” demelerinin en büyük nedenlerinden bir tanesi garanti sisteminin devam edecek olmasıydı…
Yani bu bir realite…
Yeni bir şey değil…
Rumlar bunu ilk günden itibaren söylüyorlar…
Demek istiyorum ki, eğer iki “Evet” istiyorsak bazı konularda esneklik göstermeliyiz…
Her istediğimizi aldığımız bir anlaşmaya Rumların “Evet” demesi mümkün mü?
Siyasi eşitlik…
İki bölgelilik..
Kurucu devletcik…
%29 artı toprak…
Mülkiyette kullanıcıya söz hakkı…
Sarih çoğunluk…
Yargıda eşitlik…
Yargıda dönüşümlü başkanlık…
Fedral Devlet’te dönüşümlü başkanlık…
Ve tüm bu kazanımların üzerine, “Türkiye’nin garantisi olmazsa olmazımız”…
Peki, Rumlar ne alıyor bunun karşılığında?
%8 civarında bir toprak iadesi!.. O kadar!..
Bilmiyorum ama bana bu kadar kazanımdan sonra bir de garantiler konusundaki bu duruş pek bir fazla geldi arkadaşlar…
Yani ortada adil bir durum yok…
Aksini düşünebilirsiniz…
Hatta bana “Rumcu” da diyebilirsiniz…
Ancak ben hayatım boyunca adaleti ırka veya dini inanışa göre yapmam…
Doğru ile yanlış benim için nettir…
Umarım yanlışların kaybettiği, doğruların kazandığı bir Kıbrıs’a kavuşuruz…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here