Tartışmalar Mantıkla Kazanılır

0
253

Ali ile Mehmet kadının karşısına çıkar. Ali “ Kadı Efendi, Mehmet her gün koyunlarını toprağımdan geçiriyor ve ekinlerim mahvoluyor. Toprak bana ait, adalet istiyorum” der.

Kadı, ”Haklısın” diye cevap verir. Ama ayni anda Mehmet “Ama Kadı Efendi, koyunlarımın gölden su içmesi için onun toprağından geçmekten başka çaresi yok. Ayrıca, asırladır her çoban, koyunlarını sulamak için su kaynağına giden araziden geçme hakkında sahiptir. Benim de koyunlarım olduğuna göre ben de bu hakka sahibim” der.

Kadı ona da “Haklısın” der.

O sırada konuşmalara kulak vermiş olan karısı Kadı Efendiye” İyi de, ikisi birden haklı olamaz ki” diyerek araya girer.

Kadı eşine döner ve “sen de haklısın” der.

Kamuoyunda su konusundaki tartışmaları izleyen sıradan vatandaşın hali de kadı efendiden farksız. Kimi dinlese haklısın diyor. Oysa felsefe bilimi, bir niteliğin bir şeye aynı anda hem ait olmasının hem de ait olmamasının olanaksız olduğunu söyler.

Su konusunda herkes ayni anda haklı olamayacağına göre, su konusunun içeriğine daha detaylı bakarak bir yargıya varmak gerekiyor. Ben de bunu yaptım ve kendi açımdan bir yargıya vardım.

Su konusunun temeli 2010 yılında imzalanan ve KKTC Meclisinden geçmiş olan KKTC’nin Su İhtiyacının Karşılanmasına İlişkin Hükümetlerarası Çerçeve Antlaşmasına dayanıyor.  Konu antlaşmada, proje kapsamındaki tüm tesislerin TC’ne ait olacağını, suyun ticari koşullarda arz edileceğini ve satış noktasına kadar TC’ne ait olacağını, su satış bedelinin yatırım,finansman, işletme ve yenileme maliyetlerini karşılayacak uygun bir fiyat belirleneceği yazılmıştır.

Bunun yanında 2013-2015 dönemini kapsayan ekonomik programda, suyun dağıtımı için uygun finansman modelleri(yap işlet devret gibi) kullanılacağı maddesi yer almıştır.Bu hususlarda konu antlaşma ve protokoller olduğu halde, bunlar yokmuş gibi yeni formüller geliştirilmesi kanımca mümkün değildir.

Konuyu onur meselesi yapmadan, pragmatik çerçevede ve dünya görüşüm perspektifinden baktığımda su temini ve yönetimine ilişkin anlaşmayı uygulanabilir buluyorum. Çünkü;

Hükümetlerarası Çerçeve Anlaşması tarafları bağlayıcı kılıyor. Vatandaşın talebi makul fiyatı olan sürekli ve kaliteli su arzıdır. KKTC’nin yerel doğal kaynakları uzun vadede su arzı konusunda sorun teşkil ediyor. Mevcut şebekelerin hali nedeniyle, su dağıtım şebekelerine yatırım yapılması gerekiyor. Ancak, KKTC’nin bu yatırım finansmanı için kaynak sorunu vardır. Kaynak sorununun aşılması için kamu özel işbirliği önemli bir modeldir.

İmza bekleyen anlaşma, suyun yönetimini KKTC’ne vermektedir. Uzun bir dönem tanker ile su tedarik etmiş birisi olarak (su kıtlığı dönemlerinde bunu birçok aile ve işyeri de yapıyor), illanki belediyelerin su dağıtımı yapması gibi bir ısrarım da yoktur. Belediyelerin mali olarak ayakta kalabilmesi için gerekli olan ise su dağıtım yapmaları değil iyi bir yönetişime sahip olmalarıdır. Ayrıca, anlaşma belediyeleri göz ardı etmiyor.

****
Bir düşünür demiş ki; Mantık yoksa akıl yarasızdır. Mantıkla tartışmaları kazanabilir ve kalabalığı dağıtabilirsiniz.

Su konusunda, özellikle CTP kanadındaki tartışmalar ve sosyal paylaşımlar düşünürün bu sözlerini doğruluyor. Halen kalabalık su konusunu konuşuyorsa, yönetenlerce halen suyun yönetilmesine ilişkin formüller aramak yerine, mantıklı yaklaşımların ortaya konulması gerekiyor.  Ben bu konudaki mantığımı ortaya koymaya çalıştım, umarım liderlik edenler de bunu yapar ve kalabalığı dağıtarak tartışmayı sonlandırırlar.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here