TAM BİR KOMEDİ

0
190

İrsen Küçük, Ankara ile “Su anlaşmasını” imzaladığında en büyük muhalefeti CTP yapmıştı…
Gerek meclis kürsüsünden, gerekse de parti yönetiminden yükselen sesler memleketi inletiyordu…
Hele İrsen Küçük’e ve partisi UBP’ye söylenen sözler yenilir, yutulur cinsten değildi…
Seçim dönemi yaklaştı…
Sözler verildi…
Devrim şarkıları söylendi…
İlerici sloganlar atıldı..
Ve CTP bir şekilde seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başardı…
İlk icraatları elektriğe zam oldu…
Ardından vergi affı falan derken doğal olarak “Su anlaşması” da CTP’nin önüne geldi…
***
Ne mi oldu?
CTP Genel Başkanı ve Başbakan Özkan Yorgancıoğlu bu anlaşmanın ilerlemesi için önüne konan şartların altına imza koydu!..
Sonra süreç ilerledi…
Ankara yatırımlarını yapmaya, borular döşenmeye ve proje de tamamlanmaya doğru yol aldı…
***
KKTC tarafı mı?
KIB-TEK’e partizanca istihdam…
Sınavlarda şaibe…
Müşavir yaratma…
Yurtdışı ziyaretler ve devlet bütçesinden gereksiz harcamalarla bu süreci geçirdi…
Ardından iş ciddiye bindi ve yumurta kapıya dayandı…
Bunu gören CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, kabinede yer verdiği genç vekilleri su anlaşması konusunda görevlendirdi…
Genç vekiller uçağa atladı, Türkiye’ye gitti, Ankara’nın isteklerine “Peki” dedi ve ellerine verilen anlaşma ile KKTC’ye döndü…
Ancak CTP PM bu anlaşmayı “Asrın satış belgesi” olarak niteledi…
Resmen “Peşkeş çekiliyoruz” diye çıkıştılar…
Ancak aynı PM, iki hafta sonra, yapılan iki kelimelik değişikliği bahane göstererek malum anlaşmaya onay verdi!..
Ne kadar acınası bir durum değil mi?
***
Devam ediyoruz…
Malum anlaşmayı onaylayan PM üyeleri aniden taraf değiştirerek su anlaşmasına karşı çıkan belediyelere kızmaya başladılar…
Hatta tehditler savurdular…
Yaptıkları anlaşmayı öve öve bitiremediler!..
Tam bir komedi yani…
Yalanlar üzerine kurulan komik bir hikaye!..
***
Durun daha bitmedi!..
Çünkü bundan sonrası çok daha vahim!..
Önce hükümetten gittiler…
Ardından parti başkanları Talat, “Su konusunda endişeliyim” diye açıklama yaptı…
Kısa bir süre sonra da, kendilerine bağlı olan belediyelere “Direnmeleri” ve mücadeleyi arttırmaları için çağrıda bulundu…
Tabii bu keskin dönüş nedeniyle, ne Talat’ı ne de CTP’yi takan oldu…
CTP’li belediyler teker teker suyu almaya başladılar…
Elbette CTP’li belediye meclis üyelerinin olumlu oylarıyla!..
***
Şimdi sıra gülme krizine gireceğiniz final sahnesinde…
CTP’li mecis üyeleri bir tek Lefkoşa’da suyun alımına “Hayır” dediler…
Akıllı insanlar anında, “Neden her yerde ‘Evet’ dediniz de, bir tek Lefkoşa da ‘Hayır’ oyu kullandınız” diye sordu…
Cevapları çok uzundu…
Gerekçelerini sıraladılar…
Nasıl bir dik duruş sergilediklerini anlattılar…
Hatta birçok kişi tarafından ayakta alkışlandılar…
***
Ve son sahne;
Yaşanılan bu olaydan iki hafta sonra CTP’li belediye meclis üyeleri Lefkoşa’nın su alımına “Evet” oyu verdiler!..
Hem de bu defa iki kelimelik bir değişiklik dahi yapılmadan!..
Tek kelimlik de bir değişiklik dahi olmadan…
Hatta anlaşmanın noktasına dahi dokunulmadan…
İki hafta önce “Hayır” dedikleri süreçle, iki hafta sonra “Evet” dedikleri sürecin arasında nokta fark yoktu…
Ancak dediler işte!..
Elbette bu duruma şaşıranlar oldu ancak inanınız ben bu duruma zerre kadar şaşırmadım…
Çünkü bu filmi daha önce en az 50 kez izlemişliğim var!..
Genç, orta yaş ya da yaşlı hiç fark etmez!..
Kendilerine ne deniyorsa onu yapıyorlar…
Biat kültürü…
Tabii aralarından 1-2 tane yürekli insan çıkıyor…
Zaten onları da anında partiden ihraç ediyorlar…
Değişir mi?
Umut yeni başkan ve yeni yönetimde…