Talimatla Yönetim

0
125

Yazı başlığına bakıp da “talimat olmaksızın yönetim olur mu!”  dediğinizi duyar gibiyim. Yerden göğe kadar haklısınız…. Ancak biraz sabır lütfen….  Peşin hükme kapılmayın!…

Kast ettiğim elbette doğal olarak bir işin daha pratik veya daha kolay yapılması veya nasıl yapılacağının daha iyi anlaşılması değildir elbet…

Kastettiğim ve üzerinde ısrarla durmak istediğim devlet dairelerinin bazılarında herhangi bir yasaya veya kurala dayanmayan, gücünü sadece bu talimatı (yazılı veya sözlü) olarak veren makamdan alan talimatlardır.

Bu gibi dairelerin birinde işiniz var ise ve yasalara saygılı, haklı olduğunuza inandığınız bir işi bizzat takip edip sonlandıracağına inanmış bir vatandaş iseniz vay halinize! İlk önce karşınıza çıkması muhtemel yasal olmayan isteklerdir. Bunu söylerken lütfen rüşvet aklınıza gelmesin. Hani derler ya onun belgesi yoktur…

Bu nedenle bu hususla ilgili olarak gelişen olaylar ışığında belki ayrı bir gün durabilirim. Hani herkesin bilip de bir türlü söylemeye cesaret edemediği, hani her zaman fısıltı gazetesinin manşetlerinde yer alan olayların bir gün somut olarak üzerinde durabilirim.  Belki bir gün…

Elimde somut bilgi ve belgeler olmaksızın herhangi bir kişi veya daireyi zan altında bırakmam doğru olmaz. Bu nedenle bu hususlar bir kenara!

Benim üzerinde durmaya çalıştığım bundan tamamen farklı, vatandaşa engizisyon mahkemelerinde uygulandığı gibi bilmem ne  işkencesi çektirircesine bir bakıma işini yapmamak veya geciktirmek için istenen belge v.s. dır.

Bunun neden istendiğini soracak olursanız yasaya rağmen istenen hususların yazılı veya sözlü talimatlara dayandığını görecek ve moraliniz o andan itibaren bozulacaktır… 

İyisi mi siz bu işten vazgeçin ve iş takibi yapan birisini bulun … Ne demişler canım aziz(!) param rezil(!) misali… Yok eğer sabırlı ve kararlı iseniz onların talep ettiği belgeleri temin etmek veya istediklerini yapmak için yola koyulun…     Göreceksiniz ki taleplerin sonu gelmeyecek ve en sonunda ise çok büyük bir ihtimalle olumsuz yanıt alacaksınız.

Bütün bunlar hepimizin başından en az bir defa geçmiş ancak araya dayı – amca v.s. koymak suretiyle işimizi halletmiş yani başka bir deyişle hakkımızı alırken bir başkasına gebe kalmaktan kurtulamamışızdır! Ya da ender olarak kendi işimizi yapmanın mutluluğuna ermişizdir.

Her halükarda işinizin olması için muhatap olduğunuz herhangi bir memura yasalardan bahsetmeden önce iki kere düşünün; çünkü o kişi her şeyi bilir, her şeyi görür iddiasında ise ayvayı yersiniz!  Ve o andan itibaren işiniz olacaksa da olmaz ha!…  Ya da o talimatı görmek istemeyin çünkü çoğu kez o talimatın birileri tarafından sözlü olarak verildiğini öğrenip siniriniz tepenize çıkabilir!… Yazılı talimat var ise eğer; onu görme şansınızın muhatap olduğunuz memurun iyi niyetine bağlı olduğunu sakın ola unutmayın…

Şanslı gününüzde iseniz ve yazılı talimatı görmüşseniz bu talimatın herhangi bir yasal dayanağı olmadığını çoğu kez görecek ve hayal kırıklığına uğrayacaksınız!… Benden söylemesi.

Ne yani… Devlet Dairelerinde iş yaptırmak imkânsız mı diyeceksiziniz. Elbette hayır. Düzgün çalışan daireler vardır elbet… Ancak bazı yerler var ki daire olarak hatta Bakanlık olarak talimatlar furyası ile çizilen sınırlara göre yönetilmektedir. Buna bugüne kadar kimse çıkıp yüksek sesle hesap sormamıştır sanırım. Tabii politikacılar (!) dışında… Onlar da meclis kürsüsünden bu gibi olayları bir eleştiri olarak dile getirirler ancak söyledikleri meclis duvarlarını aşıp bir yerlere kadar gitmez.

Talimatla yönetilen Bakanlıklar vardır! Özellikle halkla devamlı temas halinde olan veya vatandaşın sıkça uğramak zorunda kaldığı dairelerin bağlı olduğu bakanlıklar!

Bundan bir süre önce yine böyle bir bakanlığın ilgili dairesine işimi ( iş takibi değil kendi şahsi işimi)  yapabilmek adına gitmiş olduğum bir bakanlık binasındaki daireden almış olduğum “ bu hususta talimat var o nedenle cevap veremeyiz” cevabına çok sinirlenmiştim. Bakanlık binasından çıkmak üzere iken karşılaştığım eski bir arkadaşın da talimatlardan yakındığını duyduğumda elimde olmadan gülmeye başladım ve bu uygulamanın sadece bana karşı değil “içerili” denilen bu kişiye ve dolayısıyla tüm vatandaşlara uygulandığını öğrenmenin verdiği anlamsız rahatlığı yaşadım.

Bunca izahattan sonra hangi daireden başlayalım derseniz ondan başlarız. Ancak lütfen siz öncelikle işinizin hangi dairece yapılması gerektiği halde yapılmadığını tespit ederseniz bunun nedenlerini araştırın….

Göreceksiniz ki yasal engeller dışında çoğu kez işinizin olmama nedeni olarak bir talimat önünüze çıkacaktır.

Devlet dairelerinde ve kurumlarda sorumluluğu üzerinde atma yarışı içerisinde olan çok kişiyle karşılaşmanız gayet doğal hale gelmiştir. Yerli yersiz ve yetkili olup olmadığı tartışılmayan kişi veya kurum çalışanlarının görüşlerinin alındığını ve bunların yasal mevzuatın üstündeymiş gibi işlem gördüğünü gördüğünüzde şaşırmayın. Burası öyle bir ülke veya devlettir ki bunu iddia edenlerin ilk önce kendilerine ondan sonra da vatandaşa saygısı yoktur.

Kendi meclisinin geçerliliğini kabul ettiği veya yaptığı yasalara saygısı yoktur. Zaman zaman yasal mevzuata uymaya çalıştığında ise yorumu kendine göre yontan çok kişi vardır karşımıza çıkan… Bunların genel adını “ okuma özürlü ve anlama özürlü kişiler “ olarak tanımlarken  “özürlü” sözcüğünü bile kullanmak istemiyorum ancak bu tanıma uyan başkaca bir kelime bulamamışımdır.

Bunca şeyden sonra beklenen elbette bu gibi aksaklıkların veya olumsuzlukların yaşadığı daire ve bakanlıkların teşhir edilmesine…… bundan kolay bir şey yok inanın…. Ancak bunun yapılması vatandaşın derdine çare olmayacağı gibi tıkanmış kulaklardaki pamukların veya tıkaçların yerinden oynamasına neden olmayacaktır. Hemen açıklamalar ve yalanlamalar duyacağız!… İyisi mi kimin iktidar olduğu bizi hiçi ilgilendirmeden hükümet etme erkini elinde bulundurduğunu iddia eden yürütme ile yasamada görev yaptığının bilincinde olan tüm siyasilere basit ancak elzem olduğuna inandığım çözüm yolunu göstermeye çalışacağım. Sakın ola benim her şeyi bildiğim iddiasında olduğumu sanmayın. Çok az şey bildiğimin farkındayım ancak aklımın doğurduğu kadarıyla yukarıda izah etmeye çalıştığım sorunların azalması yönünde olumlu bir adım olacağına inandığım önerimi yapmadan edemeyeceğim.

Uzun lafın kısası vatandaşın devlet dairelerinde ve iş takibi için gereksiz zaman harcamasını önlemek ve vatandaş – devlet ilişkilerinin daha düzeyli ( iş takipçilerine cep harçlığı ödemeksizin) daha erken çözümlenmesi adına ilk dairenin oluşturulması gerekir iddiasındayım hatta bu oluşum bir daire içerisinde iki bölümden oluşabilir.

Bu dairenin ihtiyaç duyacağı elemanlar ise esas teşkilat yasası yapılana kadar veya temelli olarak başka daire ve bakanlıklardan görevlendirilen kişilerden oluşabilir. Bu dairenin adının ne olacağı önemli değildir ancak iki esaslı işlevi olacaktır:

a) Vatandaşın mevcut sorunlarını nasıl bir yol takip ederek çözebileceği ile ilgili yönlendirme yapma ile hangi dairelere müracaat etmesi gerektiği ve  bu müracaatını hangi belgelerle desteklemesi gerektiği hususunda bilgilendirme,

b) Vatandaşın yapmış olduğu müracaatların sonuçlarını ilgili dairelerden takip etme ile neticeleri hakkında yetkilileri bilgilendirme

Bu iki görevi yerine getirecek bir dairenin olduğunu bir an için düşünün lütfen… Bu daireye görevlendirme suretiyle memur alımı son derece faydalı olacağı inancındayım.

Bu durumda hiç kimse kendini vatandaşa yukarıdan bakacak kadar yüksekte görmez ve her zaman için eski görevine iade edilebileceğini bir an olsun aklından çıkarmaz… 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here