Tahsin Bey ‘sıyırtmış’ gibi…

0
87

Normal ülkelerde; toplumu rahatsız eden, medyada geniş biçimde yer bulan bir “konu” Meclis’e taşındı mı, çözüm yoluna girildiğine inanılır…

Konunun en üst düzeye “ulaştırılmış” olması, bu gibi durumlarda siyasal tansiyonu düşürmekle kalmaz, yurttaşta “güven” duygusunun gelişmesine de yol açar…

Sorun, artık sivil toplumun, belirli insiyatiflerin elinden çıkmış, halkın seçtiği en üst kuruma teslim edilmiştir…

Medyanın da, toplumun sivil güçlerinin de görevi zaten konuyu oralara taşımak, yönetenlerde “farkındalık” yaratmaktır…

Yani Meclis, gidilecek son noktadır…

Bizde de öyle mi?

Toplumun tam elli kişiyi “seçerek” gönderdiği Meclisimiz, ürettikleri ile topluma güven veriyor mu?

Ne yazıktır ki, birçok başka “resmi” kurumlarımız gibi Meclis de; en kötü, en verimsiz dönemini yaşamaktadır.

Elbette bunun asıl sorumlusu; siyasal partilerdir…

Hükümette olanların da, muhalefette olanların da bu “başarısızlık”ta payı vardır.

Meclis Başkanı daha birkaç gün önce “Meclis gerektiği gibi verimli değil, bu çıkan yasa sayısına bakıldığında anlaşılır” demişti…

Tabii ben “geçirilen yasa sayısına bakarak” Meclis’in verimlilik notunun saptanmasını doğru bulanlardan değilim…

Böyle bir “kriter”i gerçekçi bulmuyorum…

Bir Meclis’i Meclis yapan asıl “işlev”i; yasa makinesi gibi durmadan yasalar yapmaktan çok, halk adına, yönetenleri denetlemektir…

Ama bunu yapmıyor, yapamıyor, bocalıyor, savsaklıyor; bizimle adeta dalga geçercesine “konu”ları uyutuyor, bir sonuca varmıyor…

Komiteler toplanamıyor… Toplansa da iş yapmıyor, çağırdığı kişiler toplantılara gelmiyor, bir sonuç üretilmiyor ve böyle olunca da görev süreleri ikide bir uzatılıyor…

Daha geçenlerde bazı komitelerin “görev süresi” uzatılmıştı… Özellikle KTHY konusunda yıllardır ortaya hiçbir şey çıkarılamadı…

Bugünlerde ise Ercan’daki 11 milyon 250 bin dolarlık ihalesiz “hizmet alımı”na ilişkin olarak bir sonuca gidebileceğine ilişkin hiçbir umudum yok…

Meclis’teki “Dilekçe ve Ombudsman Komitesi”nin Genel Kurul’a sunduğu raporu inceledikten sonra “ipe un serdiklerini” anladım…

Sözünü ettiğim komite, 14 Ekim 2015’te UBP-CTP koalisyonunun Bakanlar Kurulu tarafından alınan Ercan’ın denetimine ilişkin “Hizmet alımı” kararını doğru bulmayan Ombudsman’ın raporunu görüştü ve “incir çekirdeğini doldurmayan” kararlar aldı…

Konu neydi? Zamanın Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Diamond Green” adlı TC’li bir şirketle bir sözleşme imzalamış. Bu şirkete 50 ay boyunca her ay 225 bin dolar peşin ve net para ödenecek, bu şirket de Ercan’ın “denetim”ini yapacak…

Meblağ toplam 11 milyon 250 bin dolar…

İhale yok… Maliye’nin bilgisi yok… 11 milyon dolar kazanacak olan şirketle ilgili araştırma yapılmamış…

Ombudsman, bu şirketin, 11 ay önce 10 bin TL. sermaye ile kurulduğunu raporunda yazıyor.

Tahsin bey “Bu şirketin sahiplerini tanımıyorum” dese de, Ombudsman’a göre; Tahsin Bey bu şirketin sahiplerini tanıyor…

Bu olay patlak verdiğinde Tahsin Bey, “Parayı Ercan’ı alan özel şirket ödeyecek, devletin kasasından para çıkmayacak” diyordu…

Yani; özürü kabahatinden büyüktü…

Nitekim; özel şirket, birkaç ödemeden sonra, caydı…  Meclis Komitesi’ne gelerek ifade veren savcılık görevlisi, ilgili komiteye; Ercan’ı işleten özel şirketle yapılan ek sözleşmede “kontrollük hizmetlerinde tüm giderler idareye ait olacaktır” şeklinde bir ifadenin yer aldığını söyledi. Yani; bu özel şirket ödemez ve mahkemeye başvurursa, parayı devlet ödeyecek. Aynı savcı, İyi İdare Yasası tahtında doğan zararı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ödemesi gerektiğini de bizim vekillere anlattı.

Başsavcılık temsilcisi “Ulaştırma Bakanı, konu sözleşmeyi imzalarken, Maliye Bakanı’ndan onay ve yetki almalıydı” uyarısında bulunurken, yapılanların “Devlet İhale Tüzüğü”ne uymadığını, Anayasa’nın bazı maddelerinin “bypass” edildiğini de söyledi.

Bütün bu “uyarı”lara karşın, bu komite Genel Kurul’a elle tutulur, somut bir “öneri”de bulunmadı…

Ne araştırma talep etti, ne de soruşturma…

Ama ne oldu? İşte meselenin asıl “püf” noktası burada gizli…

Tahsin Ertuğruloğlu ile Tufan Erhürman, Meclis Başkanlığı’na ortak bir önerge vererek “Ercan İhalesinin araştırılmasını” talep ettiler…

Yani; 11 milyonluk “kıyak” bir kenara itildi ve tüm gözler, Ercan’ın özelleştirilmesine çevrildi…

Softa şaşırtması gibi birşeyler oldu…

Hatta Erhürman’ın Tahsin Bey’le yan yana imza atmaları ve “ortak” girişimleri yadırgandı…

Şimdi yeni bir araştırma komitesi kuruldu ve başkanlığına da soruşturulacak olan Ercan özelleştirmesinin zamanında Maliye Bakanı olan Ersin Tatar getirildi…

Tahsin Bey, Meclis’ten “temize çıkmayı” talep edeceğine, Erhürman’ı da yanına alarak topu Ersin Tatar’a atmakla kendi adına harika bir “manevra” yapmış gibi görünüyor…

Ombudsman’ın apaçık raporuna rağmen, “sıyırtmayı” başarır mı?

Ombudsman, geçenlerde yeniden uyardı: Meclis birşey yapmasa da, ben peşini bırakmayacağım…

Bu nasıl olur? Ersin Tatar karşıt bir “manevra” yaparak “11 milyon dolar” konusunu bu komitenin görev kapsamına alabilir mi?

Partisinin buna izin vereceğini sanmıyorum…

Yani; “dağ fare doğuracak” ve Meclis bir o kadar daha yerin dibine batacak…

Tüm “vekil”ler de bunun utancını yaşayacak… Yakışır mı?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here