Su yolunu buldu gibi… Pompa çalışıyor, yeni anlaşma metni hazırlanıyor

0
54

Türkiye’den gelen suyla birlikte KKTC’de uzun süreden beri devam eden karmaşa ve bilgi kirliliğinin ardından sorun çözüm yoluna girdi gibi görünüyor. CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan ile görüşmesinin ardından, yaklaşık 20 günden beri çalışmayan Güzelyalı’daki pompa dünden itibaren yeniden su basmaya başlarken, kapalı kapılar arkasında yeni anlaşma taslağının hazırlandığına dair bilgiler de netleşiyor.

Fırtınalı ve kafa karıştırıcı bir tartışma sürecinin ardından geçtiğimiz günlerde Talat-Erdoğan görüşmesiyle çözüm sürecine girdiği tahmin edilen su krizine dair gelişmenin, yarınki (çarşamba)  bakanlar kurulu toplantısından sonra açıklanacağına dair belirtiler var.

Sürece başından beri kayıtsız kalan, “imzalansın da nasıl olursa olsun imzalansın” yaklaşımıyla dikkatleri çeken koalisyon ortağı UBP’nin, önce cuma gününe, ardından çarşambaya (yarın) kadar “süre vermesi” de belirtilerden biri. Hükümetten çekilme niyeti olmamasına karşın uzatmalara oynayan UBP’nin çarşamba gününe odaklanmasında, bu günlerde CTP’nin girişimleriyle sorunun çözüleceğine dair bilgilerin payı büyük.

CTP Genel Başkanı Talat’ın Erdoğan’la görüşmesinin ve görüşmeden dönüşünde “yuvarlak ifadelerle” yaptığı açıklamanın ardından Başbakan Ömer Kalyoncu’nun Türkiye hükümetiyle teması da gündemde. Kalyoncu, bu konudaki soruları ısrarla yanıtsız bırakırken, belli ki taraflar arasında sürdürülen gizli temasların sonucunu görmeden konuşmaktan kaçınıyor. Kalyoncu’nun, anlaşma taslağında kesin mutabakat halinde imza için Ankara’ya gitmesi muhtemel.

Kabineyi temsilen Ankara’ya giden 4 bakanın adaya dönüşünün ardından yapılan açıklamalar, ardından başta CTP olmak üzere toplumda kopan fırtına ve bilgi kirliliğinin, ilgililerin bu son günlerde daha temkinli davranmaları konusunda deneyim oluşturduğu anlaşılıyor. Talat’ın Erdoğan’la görüşmesinin ardından basına yaptığı kısa açıklama haricinde bu konuda CTP yetkilileri, koalisyon ortağı UBP ve son zamanların konuşma şampiyonu bakanlar dahil kimsenin konuyla ilgili değerlendirme yapmaması da ilgi çekici. Ya Talat temaslarıyla ilgili bilgileri çok dar bir çevreyle sınırlı tuttu veya son 15 günde yaşanan, en başta ilgili bakan ve yetkili isimlerin yarattığı karmaşadan geç de olsa ders çıkarıldı.

Su temin anlaşmasına 2010’da karşı çıkmasına karşın bugün hükümet ortağı olarak projeyi sırtlanan CTP, bir yandan kriz yönetimindeki zafiyetleri, diğer yandan halı altına süpürülmüş çatışmalar nedeniyle su tartışmasında en fazla yarayı alan kesim oldu. Hem kendi yaraları depreşti, hem bir çok kesim için hedef yapısına yeni malzemeler sağladı.

Aynı CTP, büyük ihtimalle yarın veya birkaç gün içinde açıklanacak yeni anlaşma metniyle kamuoyunun karşısına çıkacak. Haklı-haksız onca tartışmadan sonra kamuoyunu iknada ne derece başarılı olacağını, süreci rasyonel ve şeffaf bir şekilde yönetmesi, aynı zamanda bilgi kirliliği yaratmadan vereceği mesajlar belirleyecek.

“Olsun da nasıl olursa olsun” diyen koalisyonun diğer ortağı UBP’ye ek olarak, “pişmiş aşa su katılmaz” diyen Cumhurbaşkanı’nın sürece taraf olmama çabası dikkate alındığında, gerek anlaşmanın imzalanması, daha da önemlisi topluma kabul ettirilmesinde CTP’nin ana aktör olacağı ortada.

Su yolunu bulacak ve akacak. Ama gerek yapılacak anlaşma, özellikle KKTC’nin suyun yönetiminde söz sahibi olması, gerekse satış fiyatı ile belediyelerin pozisyonu daha uzun süre gündemdeki yerini koruyacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here