Sosyal Bilimlerin Toplum Yaşamına Yansıması !

0
191

Sosyal bilimlerde yapılan çalışmaların  toplum yaşamına çok az veya çok uzun yıllar sonra yansıması söz konusudur… 

Sosyal bilimlerin bir diğer talihsizliği ise hak ettiği saygının kendisine gösterilmemesidir…

Günümüzde yeryüzünde yaşadığımız sorunların temelinde yukarıda bahsettiğim sorunsallar var…

Hugo Grotius  17. Yüzyılda  bugünkü deniz hukukunun temelini oluşturan hususların bir çoğunu yazmıştı… Ancak Grotius’un yazdıklarının bir katkı bağlamında  ve uluslararası bir sözleşmeye dökülmesi 1982 yılında imzalanan Uluslararası  Deniz Hukuku Sözleşmesinin imzalanmasıyla   gerçekleşmiştir diyebiliriz…

Karl Marx’ın yazdıkları üzerine analizler yapan ve onun çalışmalarını uluslararası ilişkiler alanına yansıtan, bununla birlikte uluslararası finans kapital hareketlerinin ve onların dünyamıza etkilerini irdeleyenler de var günümüzde… Wallerstain, Samir Amin, Perry Anderson aslında bunlardan bazıları…

Ancak bu akademisyenlerin  çalışmaları akademi veya sol partilerin “çekirdek kadrosu” dışındakiler  tarafından pek de bilinmemekte…

Guy Standing, 2011 yılında Prekarya sınıfı üzerine önemli bir kitap yazdı. Kirap 2014 yılında Türkçeye çevrildi…

Türkçe çevirisini okuyanların sayısı sanırım Türkiye ve Kıbrıs ölçeğinde baktığımızda oldukça azdır… Öyle ki, Prekarya sınıfının mealine dair, ekonomik ve sosyal yaşama dair “akıl verenlerin” çoğunun bir haber olduğunu söylemek mümkün… Çünkü bu kimselerin yazdıklarında bu sınıfın yaşadığı “sorunları” ve “savrulmalarını”  yorumlayanlara rastlamak pek mümkün değil…

2011 yılında çıkan kitabın analizi yerine 18. Yüzyılın analizlerinin daha bir rağbette olduğunu görmek mümkündür…

Fen bilimlerinde durum sosyal bilimlere göre daha farklıdır. Sosyal bilimlerde sübjektiflik söz konusuyken, fen bilimlerinde bu pek mümkün değildir. Çünkü ilgili deney ve sonuçlar somut olarak görülür (sosyal bilimlerde ise sonuçların nedenleri büyük çoğunluk tarafından yıllar sonra idrak ediliyor).

“Akıllı Telefon” piyasaya bir iletişim aracı olarak çıktığından itibaren rağbet gördü… Bu fen bilimlerinin bir başarısı !

Ancak “Akıllı Telefonlar” üzerinden kullandığımız sosyal medya ve diğer sanal ağların bizlerin günlük yaşamımıza ve sosyal ilişkilerimize verdikleri zararı anlatan psikologların veya diğer bilim insanlarının anlattıkları ve yazdıkları aynı oranda rağbet görmüyor…

Sosyal bilimcilerin anlattıklarına veya yazdıklarına rağbet az, ancak bir çok insanın  ekonomi, siyaset bilimi ve sosyoloji gibi bilim dallarının konuları üzerine rahatlıkla  yorum yapabildiği bir coğrafyada yaşadığımızı da gözlemlemekteyim…

İnsanlık sosyal bilimlere daha fazla ilgi ve saygı gösterdiği zaman sanırım dünya üzerinde toplumsal barışa daha yakın olacağız…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here