Şili’de darbenin 40. yılında öfke sokakta

Şili’de darbenin 40. yılında öfke sokakta
Haber İçi Üst 745×140

Şili’de ABD güdümünde ve Augusto Pinochet liderliğinde gerçekleştirilen askeri darbe 40. yıldönümünde kitlesel eylemlerle protesto edildi. Başkent Santiago’da bir araya gelen on binlerce kişi cunta yönetiminde katledilenleri unutmadı, katledilenlerin resimleri taşındı.

 

Neoliberalizme öfke

sili8Şilililer, darbeyle hesaplaşmak için atılan adımların yetersiz olduğunu, darbe kurumlarının ve uygulamalarının ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. La Moneda Meydanı’da buluşulmasının ardından yapılan yürüyüşte darbe sonrası başlayan ve son 15-20 yıllık zaman diliminde vahşileşen neoliberal politikalara da büyük öfke vardı. Özellikle lise ve üniversite gençlik hareketinin parasız eğitim talebi ön plana çıktı. Sosyal reform talepleri de pankartlarda, dövizlerde ve sloganlarda yer buldu.

Gençlik hak kavgasında

Yürüyüşün Devlet Başkanlığı binasına yönelmesiyle birlikte başkanlık binasına yakın mesafede barikatlar kurmuş olan polis saldırıya geçti. On binlerce kişiye gaz bombalarıyla saldıran polis, plastik mermi ve tazyikli su da kullandı.

Darbe dönemini yaşayanların en önünde yer aldığı kortejin geri plana geçmesiyle gençlik militanları öne çıktı. Polise ve molotof kokteylleriyle taşlarla karşılık veren üniversiteliler ve liseliler, ana caddelere kurdukları barikatlarla polisin kendilerine yaklaşmasına izin vermedi.

Santiago içerisinde solun ve yoksul halk kesimlerinin güçlü olduğu iki mahallede de binlerce kişilik yürüyüşler gerçekleştirildi.

Chile Demonstration

Pinera darbeyi ‘uzlaşma’ ile örtme çabasında

Eylemlerde darbe dönemi uygulamalarını sürdürmekle suçlanan Devlet Başkanı Sebastian Pinera ise darbeye karşı ulusal uzlaşma çağrısı yaptı. Darbeyi unutmak gerektiğini söyleyen Pinera, “Artık önümüze bakmak gerek. Şili barış ve uzlaşmaya, hukukun üstünlüğüne ihtiyaç duyuyor” dedi.

Aynı dakikalarda İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise “Eylemlere katılanların darbe yönetimiyle ne ilgisi var. Ortalığı yakıp yıkıyorlar” denildi.

11 Eylül 1973, 12 Eylül 1980′in provası
ABD tarafından rejimin dönüşüm tehlikesi olduğu ülkelerde uygulamaya konulan askeri darbe yönteminin ilk uygulama yeri Şili oldu. 1973′te sosyalist devlet başkanı Salvador Allende’ye karşı gerçekleşen darbenin ardından General Pinochet yönetime geldi. Pinochet döneminde yaşananların tablosu ülkemizde yaşanan 12 Eylül bilançosundan farksız değil.

General Pinochet, 11 Eylül 1973′ten 11 Mart 1990′a kadar ülkeyi askeri diktatörlük rejimi altında yönetti. Darbenin ardından 100 binden fazla kişi gözaltına alındı, 40 bin kişi tutuklandı. On binlerce kişi işkence görürken, 3 bin kişi gözaltına öldürüldü. Binlerce kişinin de kaybedildiği darbe döneminde 200 bin kişi de ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldı. 25 bin öğrenci, bin öğretim görevlisi üniversitelerden çıkarılırken, 200 bin işçi de işlerinden kovuldu. Şili’de 1973′te yüzde 6 olan işsizlik oranı, Pinochet’in görevi bıraktığı 1990′da yüzde 35′e yükseldi.

 

Darbede ABD’nin rolü büyük
Pinochet tarafından gerçekleştirilen darbenin arka planında ABD’nin olduğu pek çok belge ile kanıtlanmıştı. 16 Ekim 1970 tarihinde yayımlanan CIA belgelerinde Şili’deki Allende yönetiminin kıta için tehlike oluşturduğu ifade edilerek Şili’de bir askeri darbenin koşullarının oluşturulması için çalışmaların başlaması direktifi verilmişti.

ABD Başkanı Nixon’un 9 Ekim 1973′teki telefon görüşmeleri de Şili’deki darbede ABD’nin rolünü açıkça ortaya koymuştu. Nixon, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile yaptığı telefon görüşmesinde darbenin başarıya ulaşmış olmasından dolayı duyduğu mutluluğu paylaşarak “Darbenin başarılı olması için ellerinden geleni yaptıklarını ve ülkede gerekli koşulları oluşturduklarını” söylüyordu.

Henry Kissinger da darbenin ardından yaptığı açıklamalarda “Ülkesinin insanlarının sorumsuzluğu yüzünden bir ülkenin daha komünist olmasına seyirci kalamayız. ABD’nin meseleleri, Şilili insanların kararına bırakılamayacak kadar önemlidir” demişti.

CHILE-STUDENTS-PROTEST

Şili’de darbeyle hesaplaşma mücadelesi

Şili halkı, kararlarının ‘ABD’nin meselelerinden önemsiz olduğu’ belirtilerek darbeyi yaşamış olsa da darbeyle hesaplaşmaya erken başladı. 1993 yılında darbede görev almış bazı subaylar ve albaylar insan hakları ihlallerinde bulunmak, işkence yapmak, kasıtlı cinayet işlemek suçlamalarıyla yargılanmaya başladı. Çıkarılan çok sayıda yasa ile darbe yönetiminde getirilen yetkiler kaldırıldı, kimi yasalarda değişiklikler yapıldı.

2009 yılında ise darbe döneminde işledikleri cinayet işleme, kaçırma, işkence yapma suçlamalarından dolayı 129 eski gizli polis yargılanarak mahkum edildi. Davaların ardından 26 yıldır Şili dışında yaşamak zorunda kalan yüzlerce kişi ülkeye döndü.

General Pinochet ise 1998 yılında İngiltere’de tutuklandı ve yurtdışına çıkma yasağı kondu ancak sağlık sorunları gerekçe gösterilerek serbest bırakıldı. Şili’de Pinochet’in yargılanması ile ilgili açılan yüzden fazla dava ise tıpkı Türkiye’deki gibi darbe anayasasında darbecilerin yargılanamayacağına dair hükmün bulunması nedeniyle geri döndü.

Pinochet, 2006 yılında Santiago’da tedavi gördüğü askeri hastanede 91 yaşında öldü. Ölümünden iki hafta önce bir gazeteye demeç veren general, darbe sonrasında gerçekleştirilen tüm uygulamaların sorumluluğunu üstlendi ancak tam da Kenan Evren gibi “O günün koşulları onu gerektiriyordu” açıklamasında bulundu.

Sendika.Org

Haber İçi Orta 745×140

Benzer yazılar

Haber İçi Alt 745×140