Rusya Federasyonu’nun Ulusal Güvenlik Stratejisi…

0
120

Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı yeni bir kararname yayımladı. İlgili kararname  40 sayfadan ve 116 maddeden oluşmakta…

2014 yılında yayımlanan son kararname ve daha önceleri yayımlanan 2000 ve 2010 yılındaki askeri güvenlik doktrinlerine göre daha detaylı bir kararname-ulusal güvenlik stratejisi belirlenmiş olsa da doğası daha önce yayımlanan kararnamelerden-doktrinlerden pek de farklı değil…

Ulusal güvenlik stratejisi olarak tanımlanan kararnamenin orjinalini (Rusça) hızlı bir şekilde okudum.  Gözüme çarpan önemli noktaları bu bağlamda sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum.

Rusya Federasyonu’nun yayımladığı ilgili kararnamenin 15. maddesinde askeri güvenlik boyutunda NATO’nun genişlemesi, ABD ve müttefiklerinin  izledikleri politikalar Rusya’nın ulusal güvenliğine karşı tehdit olarak tehdit olarak algılanmakta. 16. Maddede ise Afrika ve Yakın Doğu’dan Avrupa’ya olan göç akınına dikkat çekilmekte ve NATO ile Avrupa Birliği’nin güvenlik bağlamında kayıtsız kaldıkları-başarısız olduklarının altı çizilmekte… 18. Maddede ise IŞİD (Islamskim Gosudartsvom) isim verilerek terörizmin temsilcisi olarak gösterilmekte…Bu bağlamda terörizm tanımı bağlamında bir çifte standarttın mevcudiyetinden de bahsedilmekte…

Kararnamenin en önemli maddeleri arasında 42. Ve 43. Maddeleri de görebiliriz. Burada Rusya’nın toprak bütünlüğüne vurgu yapılırken, milliyetçiliğin, ayrılıkçılığın ve dini fundementalizmin tehditler arasında olduğu, bununla birlikte yolsuzluk ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi konuların da Rusya’nın toplumsal yapısına  ve bölgenin istikrarına tehdit oluşturduklarının altı çiziliyor…. Kararname oldukça kapsamlı yukarıda da bahsettiğimiz üzere ve bu bağlamda vatandaşların gelir durumu ve emeklilerin durumuna ilişkin düzenlemelere de ilgili kararnamede yer verilmekte…

Ekonomik büyümenin önemi 55. Maddede vurgulanırken teknolojik gelişmeyle ve yani kaynakların kullanımının önemine de 58. Maddede değinilmektedir.

Eğitim ve bilimsel araştırmalara olan desteğin artarak devam edeceği de 70. Maddede bahsedilirken 71.Maddede ise sağlık alanında yapılacak olan reformlara ve çalışmalara yer verilmekte… 72.maddede ise çeşitli hastalıkların ulusal anlamda bir sorun olduğu vurgulanmakta…

Uluslararası ilişkilere boyutuyla bakıldığında kültür politikaları bu kez açık bir dille kavramsallaştırılarak ortaya konmakta. 81.Maddede kültür politikalarına dair Rusça dilinin bir program çerçevesinde desteklemek suretiyle BDT ülkelerinde Rusça’nın yaygın kullanımının devam ettirilmesi ve ileriye taşınmasının altı çizilirken bunun Avrasya Entegrasyonuna yapacağı katkı vurgulanmakta. Bunun meali şu ki Avrasya kültürel kimliğinin güçlendirilmesine önem verilecek ve böylece kültürel kimlik, ekonomik ve siyasal entegrasyonun gelişmesinde katalizör rol oynayacaktır.

87. Maddeden 91. Maddeye kadar olan kısımda ise Rusya’nın uluslararası ilişkilere stratejik yaklaşımı tanımlanmakta; Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi’nin etkin kılınmasına yönelik ifadelere ek olarak BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ülkeleri ve  Şangay İşbirliği Örgütü, Avrasya Ekonomik Birliği’ne önem verilirken  BDT’nin sınır komşuları Abhazya ve Güney Osetya ile olan ilişkiler de atlanmıyor.

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün işlevi hatırlatılırken, Avrasya entegrasyonuna dair gerek ekonomik gerekse kültürel ve siyasal düzeyde göndermeler  bu kararnamede diğer kararnamelere göre daha çok yapılmaktadır…

Rusya Federasyonu  NATO ile Avro-Atlantik güvenliğinin sağlanması bağlamında eşit bir düzlemde ilişkiye hazır olduğunu da ilgili metinde yer vermektedir.

Rusya Federasyonu’nun yayımladığı kararname daha önceki kararnamelerden meal bakımından pek farklı değil, ancak benim gözlemleyebildiğim kadarıyla ilgili kararname daha detaylı;  ekonomik, sosyal ve kültürel konulara diğerlerine göre burada daha çok yer verildi.  Rusya özellikle NATO’nun genişlemesini bir kuşatma olarak algılıyor. Buna ek olarak yakın çevresindeki ve cumhuriyetlerindeki gelişmeleri de toprak bütünlüğüne tehdit olarak görüyor; Milliyetçilik, köktendincilik, ayrılıkçılık v.b.  Ekonomik, sosyal ve kültürel konulara da ilgili kararnamede güvenlik stratejisi bağlamında geniş yer verilmesi, bizlere güvenliğin artık Kopenhag Okulu’nun çözümlemelerine paralel bir şekilde algılandığını da göstermekte.

Sonuç olarak, Rusya dış politikada Avrasyacı perspektifini devam ettiriyor. Bu perspektifin muhtevası da artık dış politika konularıyla ve Rusya’nın siyasi tarihiyle ilgili olan herkes tarafından bilinmekte. İlgili kararnamede de bu muhteva yer almakta, sadece felsefi ve sosyolojik detaylarıyla birlikte tarihsel anlamda göndermeleri mevcut değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here