Reaching out to YOU……. Duyun Bizi…..

Reaching out to YOU……. Duyun Bizi…..
Haber İçi Üst 745×140

This is a letter or a personal note to our fellow Cypriots.  I was sitting in a cafe, trying to figure out what the newspapers were saying about various subjects.  I am trying to learn Greek with the little time I have and it’s not going so well unfortunately.

 

I have neither the power nor the ability to change others but I have all the resources to change what I can do.  And I want to be heard and if this message reaches out to even one fellow Greek Cypriot, I consider it a success.  Because we don’t hear each other out, we skip news and maybe we are sick of them as well.  We keep sending messages out via politicians and it is not fulfilling for me.

 

Consider I am nobody and i am just writing for the future of our Cyprus, for our kids.  No one is to tell who suffered the most, who did what, why they did what they did.  It is dark and sad and now, even the fact that words like North and South have another meaning other than geography, hurts.  So I call upon you,not politicians, but farmers, salespeople, housewives, doctors, engineers, lawyers, judges, mothers and fathers.  Let’s join together and write history rather than being a prisoner of history.  It is year 2018 and we can do it.

 

Cyprus is not alone, it won’t be left alone but it is not without its people.  Together we are the people of Cyprus and we, Turkish speaking ones, are in some kind of a lockdown in this 1/3 of our paradise of which you, the Greek speaking Cypriots are robbed of.  Again, I am not here to discuss history.  But i say, we can discuss the future.  In fact, we did, the leaders did.  Were they sincere, were they afraid, were they trustworthy? I do not know, but I am sincere, we are sincere; I know that.  We should not and our kids should not live surrounded by arms.  I want our kids to know each other as Cypriots, I want them to be bi-lingual (at least a simple Daily language that would put a smile on their faces), I want them to see each other as humans, as Cypriots and as friends.  Nothing more attached.  If we go down the road of nationalism, we will suffer.  What is nationalism when the essence of life is humanism, human rights and common good.  Respecting and accepting our daily lives and traditions without forcing it on state matters, is the key.  We already lost so much, why lose more and more every day because the distance is growing; it is growing geographically, socially and privately.  So-called motherlands (a term I don’t feel comfortable with), looking down on us….well, i don’t give that right to anyone; they can look in the mirror and feel bad already for they are not innocent either.  Note we are not Turks of Turkey but Turks of Cyprus.  We have common roots with Turks of Turkey but we are Cypriots at the end of the day and we are proud of it just like you are.  There are ‘bad apples’ in our community just like the ones in your community but elections results tell us that you don’t want this situation any more than we do.

 

We, the people of Cyprus should shout as loud as possible for a solution and the world should be shaken by our will.  Sadly, you don’t know us because we have forgotten each other.  A giant country, Turkey itself, is casting a shadow on us.  Let’s write everywhere about our future. Let’s talk about the future.  The past should not hold us prisoners.  Past is filling the agenda of politicians who feed on this issue, seize power with this issue.  They exist with it.  They talk of pride, blood and suffering but that is why they have emerged in the first place.  Let’s not give them the satisfaction of vampires sucking our bloods.  We actually stabbed ourselves and every day while these people keep sucking our blood, we push the knife more and more into our body as we forget we are all Cypriots.  A constitution and respect is all it takes.  It is there. It is ready.  Mr. A. Guterres made it happen.  Sacrifices have to be made for there is no ‘all or nothing’ solution.  But we are together, we are here, we are communities that believe in Cyprus, democracy, human rights and possibly in halloumi cheeseJ!  We have to pressure our neighbours, our colleagues, our civil society organizations and most of all the leaders who are in charge.  The alternatives except finding a federal solution, will definitely lead to new problems, even wars.  I do not know and don’t want any kind of confrontation let alone another war.  The vampires will not rest unless we put them to sleep.  Turkish speaking Cypriots are not in the best of terms with Ankara and we have shown our will and determination about a federal Cyprus. We are not liked because we will not allow to be exploited any longer by anyone.  Frankly, I don’t care who likes it or not.  The Northern governing coalition or whatever you want to call it, knows our determination and maybe feeling under pressure by us and Ankara on the other hand.  I do not care if the pressure is to much from wherever.  We are here.  Stand with us as Cypriots.  We would be much much stronger if we are together.  I thank you for reading this and I sure hope that I have reached out to at least a few of you.

 

**********************************

 

(Bu yazı orijinaliİngilizce olarak yazılmış olan makalenin, birebir tercümesi olarak değil, yazının özünü anlatabilmek için Türkçe özet olarakhazırlanmıştır.)

 

Duyun Bizi…..

 

Bu mektup veya kişisel not saygıdeğer Kıbrıslılara ulaşabilmek için yazılmıştır.  Zaman sıkıntısı nedeniyle ilerletemediğim Yunancamla, Rum gazeteleri içinde boğuşurken, neden illa onların Türkçe ya da İngilizce tercümelerinin olmadığı için hayıflanırken, aslında aynı şeyi biz de yapmıyoruz, diye farkına vardım.  İnsanlara zorla bir şey yaptıramazsınız ama kendiniz her şeyi yapabilirsiniz.  Eğer bu yazı ile güneyden bir kişiye bile ulaşabilirsem kendimi mutlu ve başarılı hissedeceğim.  Birbirimizi duymuyoruz, haberimiz yok birbirimizden, belki sıkıldık ve kanıksadık her şeyi.  Siyasetin dili ise beni hiç doyurmuyor.

 

Ben hiç kimse değilim ama Kıbrıs için çocuklarımız için bir şeyler yapmaya çalışıyorum.  Acının, gözyaşının kim tarafından daha çok çekildiğini konuşmak kimsenin haddine değil.  Kuzey ve Güney kelimeleri coğrafi bir anlam taşımalı sadece.  Size sesleniyorum, siyasetçilere değil, anneler, babalar, çiftçiler, satışçılar, ev kadınları, doktorlar, mühendisler, avukatlar, yargıçlar….Gelin birlik olalım ve tarihin esiri olmaktansa tarih yazalım.  Yıl 2018, yapabiliriz.

 

Kıbrıs, kendi başına kalamıyor, rahat bırakılmıyor.  Ama sahipsiz değil. Biz varız. Türkçe konuşan kesim adanın 1/3’üne hapis, Rumca konuşanlar bu 1/3’den mahrum.  Geçmişi tartışmayalım, yanlışlar oldu ama geleceği tartışalım.  Biz de çocuklarımız da silahlarla sarılı bir ülkede yaşamayalım.  Yeni kuşaklar birbirlerini insan olarak Kıbrıslı olarak tanısınlar, iki dilli olsunlar.  Bize yukarıdan bakan anavatanlara böyle bir hakkı, ben, vermiyorum.  Türkiye ile ortak köklerimiz var ama biz Kıbrıs Türkü’yüz ve bundan gururluyuz.  Bizim camiamızda da ‘kötü elmalar’ var sizde olduğu gibi ama seçimler sizin de bu bölünmeyi istemediğinizi gösteriyor.

 

Haykıralım ‘çözüm’ diye, irademiz karşısında dünya saygıyla eğilecektir.  Ne yazık ki bizi tanımıyorsunuz.  Her yerde yazalım ve geleceği konuşalım. Geçmiş bizi tutsak etmemeli.  Geçmiş, kan emici vampirler gibi bununla var olan siyasetçilerin meselesi.  Onları memnun etmeyelim.  Kendimizi bıçakladık ve barışa yaklaşmadığımız her gün, o bıçak daha fazla karnımıza saplanıyor.  Anayasamız ve saygı bize yeter aslında.  A. Guterres yolu çizdi.  Fedakarlık yapacağız çünkü ‘ya hep ya hiç’ diye bir çözüm yok.  Bu işte beraberiz, Kıbrıs’a, demokrasiye, insan haklarına ve herhalde hellime inanıyoruzJ  Zorlayalım tüm kapıları, liderleri.  Federal çözüm olmazsa, yeni tehditler ve yeni savaşlar gelecek.  Vampirleri biz öldürmezsek devam edecekler kanımızı içmeye.  Kıbrıslı Türklerin Anakara ile arası çok iyi değil çünkü kendimizi gösterdik ve federal çözüm için uğraşmaya devam ediyoruz.  Artık bizi kimse sömüremeyecek.  Hoşlarını gitmiyor mu? Dert değil. Umurumda da değil. Kuzeyin yönetimi bir yandan Ankara bir yandan da bizim baskımız altında.  Baskı ağır mı geliyor?  O da umurumda değil.  Biz buradayız.  Kıbrıslı olarak bizimle olunuz.  Birlikte daha güçlü olacağız.  Bunu okuduğunuz için teşekkür ediyorum ve umuyorum ki en azından birkaç kişiye ulaşmış olabilirim.

 

Facebook Yorumları
Haber İçi Orta 745×140

Benzer yazılar

Haber İçi Alt 745×140