PLATFORM MU?

0
138

Umut ve korkunun bir arada yaşandığı bir dönemden geçiyoruz…
Tıpkı ‘Annan Planı’ sürecinde olduğu gibi…
Yani demek istiyorum ki, mevcut düzenden nemalanan ve bu düzenin devamından yana olanların “Korku” hissettiği, mevcut düzenden mağdur olan ve geleceğini bu düzenin devamında göremeyenlerin ise “Umut”landığı bir süreç yaşıyoruz…
Elbette temennim “Umut”lanan insanların kazanması ve Kıbrıs’ımın bir daha bölünmemek üzere birleşmesi…
En azından “Çözüm” ve “Barış” adı altında bunun olması…
Çünkü olası bir federal çözümün realitesinde, Kıbrıs yine iki bölge şeklinde bölünmüş kalıyor…
Ancak ben bu durumu birleşme adına bir adım olarak görüyorum ve umuyorum ki sürecin sonunda insanca yaşamı hak edenlerin hayalini kurduğu çözümü yakalarız…
“Ne kadar umudun var” diye sorarsanız, cevabım “Düşük” olur…
Fakat bu durum umut etmemi engellemiyor…
***
Cumhurbaşkanı Akıncı Cumartesi günü sivil toplum örgütleri ile bir araya geldi ve sürecin artık sivil toplum örgütleri ile birlikte yürütüleceğini ifade etti…
Bu da bizlere referandum olasılığının var olduğunu gösteriyor…
Ki Akıncı bu bilinçle “Evet” kampanyasını yürütecek muhtemel örgütlerle bir araya geliyor…
Atılan bu adım olumludur ancak yeterli değildir…
Çünkü sivil toplum örgütleri ve çözüme kendisini adamış diğer kesimler sadece 1-2 görüşme ile süreci yürütebilecek gücü kendilerinde göremezler…
Cumhurbaşkanlığı bu örgütleri gerçek anlamda sürece dahil etmelidir…
Peki, bu mümkün mü?
En azından bugüne kadar bunun tek taraflı olarak mümkün olmadığını gördük…
Cumhurbaşkanlığı ekibinin bir bölümü ile basının arası açık…
Sendikaların arası açık…
Sivil toplum örgütlerinin arası açık…
Önce bunların düzeltilmesi gerekiyor…
Memleket küçük, kim kimin arkasından neler söylüyor ve nasıl düşünüyor falan bunların tümü taraflarca biliniyor…
O nedenle Akıncı’nın bir an önce yapması gereken ilk şey, bazı kesimler ile bire bir kendisinin görüşmesidir…
Bu Akıncı’yı küçültmez, aksine toplum liderine yakışır bir duruş sergilemiş olur…
Ki birçok kesimin beklentisi de budur…
***
Bu anlamda en çok dikkat edilmesi gereken şey, yeni kurulan platformlardır…
Çünkü toplum bu yapıların oluştuğunu duyduğu anda, “Platform mu” diye tepki gösteriyor…
Neden mi?
İşte bunun nedenleri araştırılmadığı ve geçmişte kurulan platformlarda neden başarısız olunduğu özeleştirisi yapılmadığı için bugün toplumun geneli “Platform kuruldu” denilince kusası geliyor…
O nedenle bu süreci doğru yönetmek için tüm seslere ihtiyaç vardır…
Yoksa duvarı aşmak ile duvara toslamanın arasında çok hassas bir an vardır…
İşte o doğru anı yakalamak da, ıskalamak da cumhurbaşkanlığının elindedir…
Tercih elbette kendilerinin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here