Plastik Mermiler Çok Yakında Hizmetinizde

Plastik Mermiler Çok Yakında Hizmetinizde
Haber İçi Üst 745×140

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), deri, göz ve solunum yollarında ciddi düzeyde tahriş ve tahribat yaratan gaz bombası, biber gazı ya da göz yaşartıcı bomba olarak bilinen, karışıklık bastırma gazlarının yasaklanması gerektiğini açıkladı.

 

Haber böyle diyor ama onlar, sanırım bilmiyorlar ki bu yeni Türkiye’nin gayet sıradan ve basit bir işlemi artık.  Annelere gaz, gençlere gaz, gaz vermekten bir hal oldu polis Türkiye’de.  Tabi önemli olan polise bu talimatı kim veriyor?  Bu gaz hayatın sıradan basit bir parçası oluverdi birden.  Özellikle Gezi olaylarından sonra nerede bir vukuat orada gaz var.

 

Adı üstünde. Bu kimyasal bir gaz.  Yani öyle hava gazı değil, bilmem anlatabiliyor muyum?  İnsanlar kendilerini ifadede kelimelerin kifayetsiz kaldığı noktada yürüyüş yapar, farklı ‘göndermeler’ yapar, (mesela şişme bebek Trump uçurdular Londra’da), açlık grevi yaparlar, ironi yaparlar.  Bu serzenişler, kendi ifadeleriyle, Hayvan Üreticilerinde olduğu gibi artık yetersiz kalıyorsa ve onlar, devlet kapısından yollanmaya çalışılıyorsa, orada arbede çıkar.  Orada gözü dönmüş bir kitle vardır.  Bütün sendikalar ayakta zaten.  Sendikaların amacı da bu.  Dikkat çekmek ve haksızlığa ‘dur’ demek.  Sendika, toplumsal bazı hakların ve özgürlüklerin sınıf bazında savunulmasıdır.  Sendika, toplumun nabzını gösterir.  Türkiye’deki bazı kaynaklarda, bu olaya çok şaşıranlar olduğunu duydum.  Eeee tabi, patronlar ülkesinde sendikalar sizlere ömür.  Sendikanın ne olduğunu bilen birini bulursanız, sevinin.

 

Bu bağlamda KKTC halkının da biber gazı ile teşrik-i mesaisi ‘iyi’ olmuştur.  Artık KKTC halkı kendine ayrımcılık yapıldığını düşünmesin.  Devletin gazı hepimize yeter.  Annenin vurduğu yerde gül biter.  Üzülmeyin.  Tekrarı olur muhtemelen.  Anneye karşı gelmek, düzene karşı gelmek, gaz için yeterlidir.  Buna eşlik edecek cop, plastik mermi de çok yakında KKTC halkının hizmetine girebilir.

 

Şaka bir yana polisin güç kullanma hakkı vardır tabii ki.  Polisin güç kullanması orantılı olmak zorundadır.  Polis, bu tip durumlarda ceza vermek için değil can kaybını engellemek için güç kullanabilir.  Kanımca hükümet de şok olmuştur.  Hükümetin ‘gaz kullanın’ emri vermediği aşikardır.  Polis, hükümete bağlı değil, Türkiye Genelkurmay’ına bağlı.  Şimdi siz hangi egemen devletten bahsediyorsunuz?  Başbakan Tufan Erhürman, polise gidip, artık ne dil döktüyse polisin tutukladığı insanları ‘polisten kurtardı’.  Bu ne yaman çelişki, bu ne yaman devlet?!?!  İleri gidiyor dünya, hayvan hakları, bitki hakları derken, bizim konuştuğumuz şeylere bakınız.

 

Daha kaç ekonomik kriz gelip geçecek?  Kaç tane geldi ve geçti?  Hepsini KKTC sindirdi değil mi?  Taşı sindirmek daha kolaydır.  Bağrın çağırın gösteri yapın, hiç fark etmez, bunu da tıpış tıpış sindireceksiniz.  Ta ki adadaki gerçek çözüme ulaşana kadar.  Neredeyse her problemin temelinde bu yatıyor.  Ada TV’deki programda da söylediğim gibi, federal bir devlet içerisinde yer almak Kıbrıslıtürklerin muasır medeniyetlerle bir arada olması için elzemdir.  Federal bir yapı içinde kendi toplumumuzu kendimiz yönetebiliriz.

 

Duygularla değil akılla hareket etmek zorundayız.  Geçmişe değil geleceğe bakmak zorundayız.  Geçmişi unutmadan, geçmişi onore ederek, şereflendirerek kendimizden emin bir şekilde KKTC halkının, Kıbrıs’ın ve bölgesel barış ve işbirliğinin altyapısını hazırlamalıyız.

 

Haber İçi Orta 745×140

Benzer yazılar

Haber İçi Alt 745×140