O AN!..

0
83

Mağusa’da yaşanan cinayet bir kez daha gösterdi ki, bu ülke artık eski Kıbrıs değil…

İnsanların kolayca boğazının kesildiği…

Çocukların uyuşturucu yüzünden hayatını kaybettiği…

Kerhaneler ve kumarhaneler yüzünden ailelerin dağıldığı…

Kanser ve trafik kazalarının tavan yaptığı bir yapı artık burası…

Üreten, paylaşan, nazik, kibar ve anlayışlı bir toplumdan, eli kanlı bir katile dönüştük…

Daha doğrusu, dönüştürüldük!..

Seçim yapıyoruz, oy kullanıyoruz ve sözde başımıza 50 milletvekili seçiyoruz…

Peki, neden?

“Suyu biz yönetemeyiz” desin diye mi?

Veya “Türkiye’nin hazırladığı paketi imzalamazsak batarız” diyerek Ankara’ya avuç açması için mi?

Yoksa içinde bulunduğumuz çıkmazdan bizleri kurtarsın diye mi?

Sanırım bu soruların cevabını bizler de bilmiyoruz…

Yani, vahşi cinayetler işlense de…

Tecavüzler devam etse de…

Trafik kazalarında insanlarımızı kaybetsek de…

Eğitim ve sağlık yerlerde sürünse de…

Bireysel çıkarımız sağlanıyorsa, bizler için sorun yok demektir!..

***

Ne oldu sana Kıbrısım…

Ve senin kültürünü almış canım insanım…

Hani bugün bazıları “Sarih” çoğunluğu “kırmızı çizgi” yapıyor ya, keşke dönüp bir aynaya bakabilseler…

Şu anda adanın kuzeyinde Kıbrıslı Türklerin “Sarih” çoğunluğa sahip olup, olmadığını sorgulama cesaretini gösterse…

Ve Rum’a karşı gösterdiği dik duruşu, Ankara’ya karşı da gösterebilse…

En önemlisi de, “Önce benim insanım” diyebilse…

“Se” işte!..

Veya “Keşke”…

Çünkü oy verdiğimiz kişilerden umudumuz yok…

Böyle bir duruşu göstermek yerine teslimiyetçi davranmayı tercih ediyorlar…

Türkiye’nin idaresi altında yaşamaktan ve toplumlarının her geçen gün daha da çok erimesinden rahatsızlık duymuyorlar…

Ancak Rumlardan “Siyasi eşitlik” falan istemeyi çok iyi biliyorlar…

***

Sevgili okurlar, geçtiğimiz Pazar günü yaşadığım bir olay karşısında, kendi kendime “artık bu işin sonuna geldik” dedim…

Olay şu;

Annem marketten geçtikten sonra bize geldi…

Saat 18 civarıydı…

Kendisine, “Ne yapacaksın” diye sordum…

“Kardeşine bir şeyler götüreceğim” diye cevap verdi…

Ben tepkisiz kaldım, yani normal bir şey olarak kabul ettim…

Fakat kardeşim aradı ve “Anne hava karardı, bu saatte buraları çok tehlikeli oluyor, o nedenle gelme lütfen, yarın görüşürüz” dedi…

Kardeşim Arabahmet bölgesinde oturuyor…

Yani annemin büyüdüğü mahallede…

Ve annem şimdi büyüdüğü mahalleye istediği saatte gidemiyor…

Neden?

Çünkü o bölge özellikle de hava karardığı sıralarda çok tehlikeli oluyor!..

O an şok geçirdim…

Kendi kendime, “Bildiğin bir gerçek ama hala nasıl şok geçirmeyi beceriyorsun” diye de kızdım…

Sonra üzüldüm, “Ne oldu sana Kıbrısım” dedim…

Ertesi gün Mağusa’daki cinayeti öğrendim…

Bu defa da kendime, “Seni kaybetmişiz be Kıbrısım” dedim…

Annem büyüdüğü yere artık yabancı…

Yani artık Kıbrıs yabancı…

Düzelir mi bilinmez…

Belki çözümle ama o da uzak görünüyor…

İçimizi mi düzeltelim?

Lütfen gidip dalga geçecek başkasını bulunuz, 40 yıldır aynı şeyleri dinliyoruz…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here