Memleketin Hali Duman

0
113

Memleketin mi yoksa vatandaşın mı hali duman sizce!

Bence her ikisinin de  hali halden çoktan gitmiştir.  Bilmeyen mi var!..

Her eline sazı alan bize istediği müziği dinlettirir hem de ankortsuz hem de istediği makamdan.    İstersen  dinleme….

Bu güne  gelebilmiş ve sağlığımızı biraz olsun korumayı becermişsek  ne mutlu bize…

Öyle bir memlekette yaşıyoruz ki hep sorgular olduk nerde bu devlet ? nerde bu hükümet diye Tıpkı filimlerde olduğu gibi !..

Boşuna tepinir dururuz. Belki sesimiz  bazılarınca duyulur…

Kendi kendimize hikayeler söyleyip avunuyoruz.

Geriye bakıyorum da bunca sene nasıl geçti bilmem…. Bilen varsa beri gelsin!..

Dünle uğraşmak yerine bugünlere bakalım isterseniz. Bir defa tiyatro yazarları roman , öykü, siir yazmak isteyenler için burası bir ilham cenneti!… “cehennem” uymadığı için söyleyemedim. 

Neyse lafı fazla uzatmadan bugünkü yaşanmış gerçeklere dönelim. Bizde yasalar yapılır  ya . Yok “İyi İdare Yasası” yok “ Bilgi Edinme Hakları “ veya ceza yasamızda pardon İNGİLTERE KIRALİÇESİNİN mirası olan CEZA  YASASINDA yapılan kısmi değişiklikle  yeniden kaleme alınan ve  memurun görevini kötüye kullanması karşısında vatandaşı sözde koruyan maddelerine .

Biliyorsunuz veya meraklı olanlarınız anımsayacak bundan bir süre önce “ İyi İdare Yasası “ adı altında ve kişilerin idareye karşı olan haklarını bir nebze olsun korumaya yönelik ve anayasada bulunan maddeleri tekrarlama pahasına yapılan bir yasa vardır.

27/2013 sayılı bu yasayı bilenler bu yasada ile amaçlanan dan alıntılar yaparak fazla kafa şişirmeye niyetim yok ancak söz konusu yasanın  belli başlı iki amacının olduğunu söylersem;  yeterlidir sanırım. Bunlar:

– Özel kişileri kamu gücü ayrıcalıklarını kullanma yetkisine sahip idareye karşı korumak ve,

– Kişilerin idari işlem , eylem ve ihmallerine karşı başvurabilecekleri hukuki yolları düzenlemek.

Görüleceği gibi burada esas olan kişilerin hak ve menfaatlerinin daha güçlü olan otoriteye karşı korumaktır.
Hatta yasama meclisince ceza yasasında yapılan değişikliklerle bu gücü kullanan kişilerin görevlerini kötüye kullanmalarına karşın cezai yaptırımlar öngörülmüştür. 

– “Menfaat Temini İçin Sahte, Gerçek Dışı veya Hukuka Aykırı Evrak Düzenleme, İmzalama Tasdik Etme veya Verme”

– “Görevi  Kötüye    Kullanma”

– “Görevi İhmal  etmek”

Yan başlığı adı altında düzenlenen maddeler özellikle bu tür davranışlar için düzenlenmiş ve öngördüğü cezalarla caydırıcı olması hedeflenmiştir.

Bunlar yapılırken kötü mü yapıldı? Elbette hayır! Tam tersine… çok iyi oldu. 

Oldu olmasına da uygulama  gelin görün ki gazın ayağı hiç de görüldüğü veya zannedildiği gibi değil….

Mağdur olmuşssanız ne  yapacaksınız?  Hele hele ortada bir suç işlendiğine inanmışsanız… İlk akla gelen Polise Şikayet etmektir…

Zannedersiniz ki polise yapılan bu şikayet birilerinin kulağına su kaçıracak veya yapmış oldukları hareketi bir daha düşünmelerini sağlayacak veya Amirleri tarafından bu şikayetin aydınlatılmasına değin kızağa alınacak ….

Nerdeee! Nerde yaşadığımızı unuttuk galiba!…

Beyler eyri oturalım doğru konuşalım!

Siz ideal ve normal olanı bekleye durun…  En basitinden ne olur bilir misiniz?

İlgili yetkililer size ağzınızın payını vermek için hemen harekete geçer!

Hemen nasıl daha fazla mağdur edilebilirsiniz, onun yolları aranır ve bulunur. Amir durumundaki kişilere yakınmalarınızı aktarmanız da fayda etmez… O da atanmışa sahip çıkar ve “ Ben yaparım !  Beğenmeyen Mahkemeye gitsin”  diye size akıl verir, yol gösterir kendince!..

Beyler unutmayalım ki bu devran döner… Saltanat Sultan Süleyman’a bile kalmadı. Size de kalmaz…

Memleketimizin hali böyle işte….

Daha açık söyleyelim ve bilinsin.

Bu gün yetkisi olduğu için kendisini erişilmez, yenilmez sayanlar, devran dönünce boylarının ölçüsünü muhakkak alırlar ve ne kadar küçük olduklarını o zaman anlarlar!

Ancak iş işten geçmiş olur! Ezilmişlik ise ezilenin yanına kar kalır…

Unutmayalım ki insan ömrü sınırlıdır ve dünü bir daha geri getiremeyiz.

Ondan sonra gidenin arkasından hep “ iyi bir insandı “ diye bazen de eşe dosta karşı ayıp olmasın diye söyleriz…

Tüm bu yakınmalardan sonra konuyu özele indirmeden zaman zaman yapmaya çalıştığım gibi  çıkış yolu önermek isterim. Belki birilerine ışık tutar da çıkış yolu arayıp bulunur…

Bence bu memlekette eksik olan hususlardan birisi vatandaşın yakınmalarına tarafsız gözle takip eden bir makama acilen ihtiyaç vardır.

Elbette bir an için polis bunu yapabilir diyeceksiz da polis hakkında şikayet edilenbi kızağa alamaz.

Görevi kötüye kullanan Kamu görevlisi  “Kamu Hizmeti Komisyonunca ” atanmışsa yapılan şikayet  üst makama  yapılmak suretiyle işlem başlatılabilir. Hatta disiplin soruşturması başladığı anda geçici olarak işten el çektirilebilir.

Ancak bu kişi  siyasi otorite tarafından üçlü kararname ile atanmış ve yaptığı eylem suç değil disiplinsizlikse yapacak bir şey yok. Ancak suç şüphesi varsa ! o zaman işte  siyasi otoritenin de bu konuyla alakadar olacak bir makama ihtiyacı vardır hem de kaçınılmaz hem de çok acil olarak.

Peki bu makam kim olabilir? En basit şekilde başkanı sabit üyeleri ise  hakkında şikayet olan kişi veya makamın bulunduğu bakanlık haricinde  Başbakanlık Müşteşarı veya görevlendirilecek kişi başkanlığında iki ayrı bakanlık temsilcisi ile bağımsız bir üyeden oluşan bir birim veya bir makam olabilir.  Bu oluşumun bağımsız üyesi ise Baro Konseyinden  talep edilebileceği gibi konu ile alakalı sivil toplum örgütü temsilcisinden oluşabilir. Üye tam sayısı ile toplanıp oy çokluğu ile alacağı kararlarla konunun aydınlatılması için gerekli tedbirleri alır, gerekmesi halinde bu kişinin bağlı bulunduğu üst makamlara bilgi verir veya konuyu ileri soruşturma amacıyla polise aktarır.

Bunu yaparken  hakkında şikayet yapılmış olan kişinin heyula gibi vatandaşın tepesinde durmasına son vermek suretiyle onların tabiri ile sırf haksızlığa uğradığı veya suç işlendiğini düşünerek şikayette bulunan vatandaşın daha fazla mağdur olmasını önlemek ve gerçeklerin ortaya çıkmasını  sağlamak  adına gerekli adımları atar. Bu şekilde vatandaşın  derdine  care üretilmesine katkıda bulunur ve merhem olmaya çalışır.

Tüm bu hususlar için ise ilk etapta  ne yasaya ne de ayrı bir bütçeye gereksinim vardır.
 
Sağduyulu yöneticiler yanında yapılacak görevlendirme ilk nazarda yeter…

Bizden söylemesi ….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here