Mangal mı, kuru fasülye mi?

0
110

-DETAY-

Son düzlüğe girdik.. Anayasa tartışmaları alevlendi… CTP kanadında çok rahat “evet çıkacağına yönelik bir düşünce hakimdi… Ne var ki CTP’liler dışında kalan aydınların büyük bir bölümü “hayır” düşüncesini ortaya koyunca ve toplumda “hayır”ın yüksek sesle konuşulmasıyla bir anda panik havası esti…

Meclis bilgilendirme çalışmalarına başladı, Tufan Hoca dışında diğer bazı CTP’li vekiller de anayasa değişikliklerini sahiplenip “evet” propagandasına güç vermeye başladı…

Madde madde tartışıldı anayasa değişikliği…

Ama daha önceki yazılarımda dediğim gibi, ben özüne “hayır” diyorum…

Geçici 10’uncu maddenin var olduğu bir değişikliğe onay verirsem, mevcut statükoya güç katacağıma inanıyorum…

Toplumdan gelecek yüksek bir “hayır” oranı siyasilerin tüm tutumlarını değiştirmeleri anlamına gelcektir.

Ve tabii ki kuşkusuz, referandumdan çıkacak “hayır” sonucu TDP Gazimağusa milletvekili Hüseyin Angolemli dışında diğer tüm milletvekillerinin istifa etmesini gerektirecektir…

Sadece Sayın Angolemli bu değişikliklere onay vermedi….

Tabii ki KKTC’de bu manzarayı tahayyül  bile edemiyoruz…

Ama bu değişim için mücadeleye de devam etmeliyiz!

İddia edilenin aksine değişimin ayak sesleri ancak “hayır” ile duyulmaya başlayacaktır çünkü…

Daha önce de yazdım ama farklı bir örnek vererek ne demek istediğimi bir kez daha anlatmak istiyorum….

CTP anayasa değişikliği sözünü topluma verdiği zaman sivil bir anayasadan bahsetti. Geçici 10’uncu maddenin kaldırılacağı sözünü verdi…

Şimdi bakın ne diyorlar?

“Biz de istiyoruz ama Meclis’te 34 oya ihtiyacımız var, toplum bizi 21 vekılde bıraktı, 3 de TDP 24. Bu yüzden UBP ve DP’nin de hassasiyetine göre değişiklikleri hazırlamak zorunda kaldık.”

Yani bu aynen şu örneğe benzer:

Evime sevdiğim bir dostumu davet ettim…

– Gel gardas sana mangalı yakacam, şiş ve pirzolacık pişireceyik… Yanında da hummuscuk, cacık… Bir şişe da zivaniya…

Gün geldi, ahbap eve geldi, sofraya oturuldu…

Masada birer tabak kuru fasülye, yanında bir baş soğan ile bir somun ekmek… Bir şişe  da halis Lefkoşa çeşme suyu!

Bizim ahbap sordu:

– Maa hani be mangal, zivaniya?

– Eee napalım gardas hanım izin vermedi, bunları uygun gördü bize… Hade şikayet etme… Aç mı galdın, aha önünde yemeg…

Anayasa değişiklikleri de aynen bu örnekteki gibidir…

Başında mangal vaad edildi, günün sonunda kuru fasülyeye talim etmek zorunda bırakıldık…

Karar şimdi sizde…

Ya kuru fasülyeyi yeyip şikayet etmeyeceksiniz, ya da bir sonraki buluşma için tarih ayarlayıp mangalı bekleyeceksiniz…

Pazarınız HAYIRlı geçsin!