“Kuzey Kıbrıs insan hakları ve özgürlüklerinde Türkmenistan ve Eritre düzeyinde”

0
86

Vicdani Ret İnisiyatifi adına Murat Kanatlı, Kuzey Kıbrıs’ın insan hakları ve özgürlüklerinde Türkmenistan ve Eritre düzeyinde olduğunu iddia etti.

Vicdani Ret İnisiyatifi adına Murat Kanatlı, Güvenlik Kuvvetleri Yargıtayı’nın Halil Karapaşaoğlu ile ilgili istinaf duruşmasının ardından yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nin, Türkmenistan’da vicdani ret hakkını kullanmak isteyenlere ceza kesilmesinden dolayı BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin vicdani ve düşünce özgürlüğünü hak olarak tanımlayan 18’inci maddesinin ihlali yönünde 6 Aralık 2018’de alınan bir kararı bulunduğuna işaret etti.

Kanatlı, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nin Güney Kore hakkında aldığı onlarca karar sonucunda Güney Kore’nin vicdani ret hakkını kullanmak istediği için ceza verilen 300’ün üzerinde kişiyi serbest bırakmak zorunda kaldığını anlattı. Kanatlı, “Uluslararası hukukun bir parçası olduğumuz söyleniyorsa o zaman Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, vicdani ve inanç özgürlüğü de haktır” diyerek sözleşmenin 5 ve 9’uncu maddelerinin dikkate alınması gerektiğini, bunun Anayasa Mahkemesi kararlarında yer aldığını kaydetti. 

“BM İnsan Hakları Komitesi’nin kararları ve Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesine rağmen halen Halil cezaevinde ise, o zaman uluslararası toplumla ilişkimiz var deme hakkımız yoktur” diyen Kanatlı, “Kıbrıs’ın kuzeyinin insan haklarında yeri, çok nettir; Eritre ve Türkmenistan’dır” iddiasında bulundu.

İngiltere’de vicdani rettin savaş koşullarının devam ettiği 1916’da tanındığını kaydeden Kanatlı, ülkede ise yasal düzenleme için halen zaman istenmesini eleştirdi.

“MAHKEMEDE ÜZGÜN OLDUĞUMUZ KISIM”

Kanatlı, mahkemede, üzüntü duydukları kısmın, Başsavcılık Yasası’nın Başsavcılık’ın devletin avukatı olmadığını, halkın haklarını da savunma yükümlü olduğunu açık bir şekilde yazmasına rağmen, vicdani ret hakkıyla ilgili yasal düzenleme çalışmaları devam ettiği bir dönemde, “Başsavcılık’ın savunmak zorunda olduğu yurttaşının mahkum olacağını bile bile olayı mahkemeye taşıması” olduğunu kaydetti.

Kanatlı, “Başsavcılık kendisinin de Halil’i savunması gerektiğinin farkında değildir” dedi. 

Vicdani Ret İnisiyatifi olarak 22 Ocak’ta yine sokaklarda olacaklarını belirten Kanatlı, eylemlerinin detaylarını açıklayacaklarını söyledi.

Kanatlı, ayrıca yarından itibaren siyasi partilere konu ile alakalı ziyaretler yapacaklarını, bir grup lise öğrencisinin de yarın Dereboyu’nda, Mehmet Akif Caddesinde eylem düzenleyeceğini kaydetti.