KTOEÖS Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı Denktaş izledi

0
16

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), hükümetin, vergi muafiyetleri oranını en düşük noktaya çekerek, çalışana vereceği hayat pahalılığı oranını düşürmeye çalıştığı iddiasıyla Maliye Bakanlığı önünde eylem gerçekleştirdi.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın da bina önüne çıkarak bir süre takip ettiği eylem sırasında “Sermaye Krizinin Faturasını Geçim Derdindeki Emekçiler Ödemeyecek” ifadesinin yer aldığı bir pankart açıldı. Saat 12.00 sıralarında gerçekleşen eylem sırasında KTOEÖS Başkanı Selma Eylem bir konuşma yaptı. Yazılı basın açıklamasını ise KTOEÖS Mali Sekreteri Ozan Elmalı okudu.

Selma Eylem, son aylardaki ekonomik gelişmeleri değerlendirerek başladığı konuşmasında, 
TL’nin değer kaybettiği, maaş ve ücretlerle alım gücünün gerilediği son dönemlerde hükümetin ise zamlar yapıp, 3 ay dondurduğu hayat pahalılığını maaşlara yansıtmadan harçları zamlandırdığını kaydetti.

En düşük maaş alanlarla, en yüksek maaş alanlardan alınan verginin aynı olduğunu savunan Eylem, az alandan az, çok alandan da daha çok vergi alınarak, vergi adaletinin oluşturulmasını istedi.

“MALİ PROTOKOL İÇİN SENDİKALARA ÇAĞRI YAPILMADI”

Asgari ücretin hesaplanmadığını ve göç yasasıyla işe alınanların barem düzenlemesi konusunda adım atılmadığını kaydeden Eylem, mali protokol için de sendikalara çağrı yapılmadığını ileri sürdü ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın sendikalara çağrı yapmasını istedi.

Memleketin yangın yerine döndüğü görüşünü dile getiren Eylem, hükümete seslenerek, “Sermayenin değil, emekçinin yanında olacak şekilde ivedi tedbirler alın,  bir çalışandan kısıp diğerine veriri gibi yapmayın ve Euro kullanımında geçmek için adımlar atın” dedi.

“ÇİFTE ENFLASYON”

KTOEÖS Mali Sekreteri Ozan Elmalı’nın okudu ortak açıklamada ise, Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmesinin KKTC’ye çifte enflasyon olarak yansıdığı kaydedildi. 

Açıklamada, “Son 1 yılda akaryakıt fiyatları yüzde 40’lara varan oranda artmıştır; son 2 yılda elektrik fiyatları yüzde 100’e yakın artmıştır; son 1 yılda döviz bazında asgari ücret yüzde 35, kamu çalışanlarının maaşları yüzde 30 oranında azalmıştır” denildi.

Hükümetin dar gelirliyi koruyacak tedbirler almak yerine krizin faturasını çalışanlara kesmek için elini çalışanların cebine attığı iddia edilen açıklama, şöyle devam eti:

“Aldığımız duyumlara göre hükümet sessiz sedasız yeni bir alicengiz oyunuyla Ocak ayı sonunda maaşlara yansıtılması gereken ve 3 aylık kısmını dondurduğu hayat pahalılığının oranını düşürmek için bakanlar kurulu kararıyla vergi muafiyetleri oranını en düşük noktaya çekerek, çalışanların alacağı hayat pahalılığı artışının bir kısmını çalmayı planlamıştır. Bu asla kabul edilemezdir, düpedüz hırsızlıktır, acımasızlıktır, dar gelirlinin değil sermayenin yanında olmaktır.  En zenginin de, en düşük gelirlinin de aynı oranda vergi verdiği bir düzen yaratan siyasiler zengini daha da zengin hale getiren bu kriz karşısında HP hesaplamasını realiteye dönüştürüp, vergi adaleti sağlamak için çalışma yapmalı. Hükümet ise alım gücünü yükselterek, halkın biraz nefes almasını sağlamak yerine boğulmasına seyirci kalmakta, hatta ipi bizzat kendisi çekmektedir”.

“ASGARİ ÜCRET ISRARLA BELİRLENMİYOR”

Asgari ücretin ısrarla belirlenmeyerek çalışanların açlığa mahkum edildiği savunulan açıklamada, Maliye Bakanlığı’nın tüm sendikaları protokol masasına çağırmak yerine, bazılarıyla gizli pazarlıklar yaptığı ve mavi boncuk dağıttığı iddia edildi.

Açıklamada,  hükümete şu çağrı yapıldı:

 “Göç yasasını kaldırmak, asgari ücretliyi yukarı çekmek yerine tüm çalışanları göç yasasına mahkum eden alicengiz oyunlarını çözüm diye yutturmaya çalışmaktan vazgeçin. Vergi adaleti sağlayacak düzenlemeleri ivedilikle yaparak az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınacak adil bir düzeni sağlayın. Faiz mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesi için gereken adımları atın. Mali protokol görüşmelerini başlatmak için tüm sendikalara derhalçağrı yapın. Euro kullanımına geçmek için gerekli girişimleri yapın. Kişisel muafiyet oranlarında düzenleme yaparak artırın. Krizin faturasını çalışanlara kesmekten vazgeçin.”