KOCAMAN BİR “YAZIK” DAHA

0
140

Mücadele tarihimize kocaman bir “Yazık” daha ekledik…
Evet, bu ceberrut düzen ve ondan beslenenlere bir kez daha yenildik…
***
Sendikalardaki ve sendikal mücadeledeki sıkıntıları çok önceden yazdık ve bugünlere gelineceğini söyledik…
Açıkcası bu uyarılarımızı öyle ciddi anlamda takan herhangi bir sendika falan olmadı…
2 Mart 2011 tarihinde bu filmin sonu net bir şekilde yazılmaya başlandı…
Platformun çok geniş tutulan yapısı ve “Ne olursan ol yine gel” mantığı ile aldığı yaralar ortada…
Defalarca bu platformun artık toplumun genelinde olumlu anlamda etki yaratacak bir pozisyonda olmadığını söyledik…
Tarihi geçimiş “Gara çelenk” modasınsan vazgeçilmesini, daha çağdaş ve toplumun da aktif bir şekilde katkı koyacağı eylem modellerinin tercih edilmesi gerektiniği ifade ettik…
Ancak olmadı…
Ne düzen, ne sistem, ne de sendikalara bağlı üyeler yenilik istemedi…
Sendikaların en ufak bir farklı adımına üyeleri, “Dur” dedi…
Evet, bu süreçte sendikalar çok suçlu…
Yukarıda bahsettiğim hususlar yönünde kendilerini hiç geliştirmediler…
Aksine alışılmışı yaşatmayı tercih ettiler…
Çünkü yenilikten ve üyelerinden gelecek olan sert tepkilerden korkutular…
Peki, ya sendikalara bağlı olan üyeler?
Sendikalar grev koyuyor, üyelerinin yarısı dahi eylem yapılan alana gelmiyor!..
Hani herhangi bir basın organı eylem günü muhabirini “Metehan Kapısı”na yollayasa, grev ve eylemlerin kimlere yaradığını tüm toplum görecek…
O nedenle kimse “Tek suçlu sendikalardır” demesin!..
Ben bu süreçte öyle üyeler gördüm ki, “Bu sendika yöneticileri nasıl grev koyuyor” diye şaşar kalırsınız!..
Aslında o malum eylemde sendikaların saat 12’de eylemi sonlandırmasının sebeplerinden en öncelikli olanı da budur…
Çünkü sendikalar üyelerini çok iyi tanıyorlar ve artık onlar bir şey demeden ne yapacaklarını anlıyorlar…
Birbirimizi kandırmanın bir manası yok…
Gençler hariç hepimiz bu mücadele sürecinde çuvalladık…
Ben sendikalar meydanlara inmeden de gençlerin eylemlerine katıldım…
Bugün sendikaları yerin dibine sokanlar, o günlerde de meydanlarda yoktular…
Sendikalar eylemlere başlayınca da yoktular…
Şimdi sendikalar eylemlere ara verince ve meydanlar boş kalınca da yokturlar…
Yani demem o ki, madem ki sendikalara güvenmiyorsunuz, neden şimdi onlar meydanlarda yokken çıkıp alternatif eylem modelinizi hayata geçir miyorsunuz?
Söz veriyorum, sizlere ilk katılacak eylemci de ben olacağım…
***
Sendikalarla hükümetin saat konusunda uzlaşmasının açıklanabilir bir yanı yoktur…
Hele de “Suudi saati” benzetmesinden sonra bu zaman dilimi üzerinde “Uzlaşma” sağlamak hiç olmadı…
Sebebi her ne isterse olsun bu yapılmamalıydı….
Ancak ortada duran realiteye göre bu adım atıldı ve hükümet ile anlaşıldı…
Umarım sendikalar bu sürecin neresinde hata yapatıklarını araştıp bulurlar ve gerçek anlamda bir özeleştiri yaparlar…
Yoksa “Gara çelenk” koymaktan öteye gidemez bir duruma doğru sürüklenmekten kurtulamazlar…
***
Not: ilerleyen günlerde yapılan kritik hataları kendi gözlemlerime dayanarak sizlere aktarmaya çalışacağım…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here