Kıbrıs’ta Tarih ve İnsan Coğrafyası…

0
115

Kıbrıs’ta tarihimizi ve insan coğrafyamızı çok sınırlı-dar bir çerçevede  konuşuyoruz ve yazıyoruz…

Toplumlararası çatışmalardan dolayı tarihimizde odaklanılan aralık 1963-74 ve 1974 sonrası oluşan statüko…

İnsan coğrafyasına olan odaklanma da yine Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki çatışmalardan ve onların ulusalcı yaklaşımlarının tasvirleri ve analizleriyle sınırlı…..

İnsan coğrafyası belirli bir mekan içerisinde insanın mekanla olan etkileşimini, bir şekilde ortaya çıkan-mevcut etnik, sosyal kültürel dokuyu ve inanç sistemlerini ifade eder…

İnsan coğrafyasını tarihle ayrı tutmak mümkün değildir… Tarihsel süreç içerisinde, diğer bir deyişle diyalektik bir süreçte insan coğrafyası şekillenir…

Yazının girişinde de bahsettiğim gibi tarihsel olayları belli bir döneme odaklanarak değerlendiriyoruz… İnsan coğrafyamıza dair incelemeleri ve çalışmaları  da kısıtlıyoruz, diğer bir deyişle yeni kuşaklara aktarmıyoruz (hoş eski kuşaklara da aktarılmamıştı ya)…

Tarih içerisindeki insan coğrafyamızı ne kadar biliyoruz…  Venedik dönemindeki Katolik egemen bir sosyal-siyasal yapının varlığını kim sorguluyor?

Venedik’teki Kıbrıs arşiviyle ilgili çalışma duymak pek zor bu coğrafyada…

Mağusa’nın Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilmesi sırasında Bragadino’nun öldürülüşü derisinin bir Yahudi kasap tarafından yüzülmesi-ve cesedinin samanla doldurulup  Mağusa’da arabanın üzerinde “ibretlik” mealinden gezdirilmesi !

Bir çoğumuza çok yabancı gelen tarihsel gerçeklikler…

Kıbrıs’ta Yahudilikten ihtida edip, Müslüman olanlar…

Kaybolup giden diğer azınlık toplulukları…

Kıbrıs’ın müzik tarihi, farklı kültürlerden etkilenmesi vs.

Yerleşim yerleri ve oralara dair insan coğrafyasının tasvirinin noksanlığı, örneğin Margo Çiftliği tarihini bazı dostlarımız bir çok kez kaleme alsalar da hegemon olan  tarih anlayışından dolayı yapılan araştırmalar “görmezlikten” gelinmiştir… Resmi tarih kitaplarında tarih anlayışı malumunuz!

Kıbrıslı Sadrazam Kamil Paşa’ya ilişkin onun düşüncelerini anlatacak ve kendisini anımsatacak bugüne kadar ne yapıldı? İttihatçıların darbesiyle iktidardan uzaklaştırılmasından  bahsetmek zor mu?

Kaç kişi mezarının Arap Ahmed Camisinin bahçesinde olduğunu bilir acaba!

Yakın tarihimize dair gerçeklikleri de indirgemeci-kaba bir şekilde değerlendiriyoruz…

Tarikatların toplumumuzda tarihsel olarak işlevleri, Evkafın-vakıfların esas görevi v.s.
Lefke madenindeki grev ve sonrasında  yaşananlar! Bunları dile getirenler yazanlar var, ancak okul kitaplarında bulmak pek mümkün değil!

Konuşulacak ve yazılacak çok şey var…

Literatür taraması ve sözlü tarih çalışmasıyla işe başlasak ne güzel olur, sonra arkası arşiv çalışmalarıyla gelir…

Çalışmak yetmez elbette, bugünün gençlerine ve gelecek kuşaklara aktarmak da gerek…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here