KEŞKE YALANLAR TEMİZLENSE

0
98

Hani bu ortalığı yıkıp geçiren sular var ya!..

Kendi ellerimizle “Gel ve bizi yut” dediğimiz…

İşte o sular gencecik insanlarımızın canını alacağına ve bizi yasa boğacağına keşke diyorum ülkedeki yalanları süpürüp gitseydi…

Bu çirkef yatağını temizleseydi!..

Yani demem o ki, yaşanan felaketler masum insanların canını alacağına keşke bu düzeni yaratanların ve devamını sağlamak için uğraşanların pisliklerini yıkıp geçseydi…

Sanırım çok şey istiyorum!..

Çünkü bu ülkede en sağlam temeli olan şey bu ceberrut düzendir!..

Ne ahlaksızlığı bitiyor…

Ne yalanı…

Ne sahtekarlığı…

Ne de bizi tüketmek için ortaya koyduğu çabası…

Kıbrıs olduğu gibi batsa bunların yıkılmaya niyeti yok!..

Aslında çoğunluğun da bu düzeni yıkmak gibi bir derdi de yok!..

“İlerici” veya “Solcu” dediğimiz kesim de buna dahil!..

Düşünsenize, adam mecliste çıkıyor ve bu ülkenin en örnek alınması gereken işletmesi olan Dome Otel hakkında yalanlar sıralıyor…

Yahu bahsettiğimiz bu otel var ya;

10 yıl önce bitmiş, tükenmiş bir yapıdaydı…

Vakıflara bırakınız kira ödemeyi, vakıflardan milyon TL’ler alarak ayakta durabilen bir işletmeydi…

Taa ki emekçiler yönetime gelene kadar…

O günden sonra işler değişti…

Altını çizerek yazıyorum, kumarhaneye sahip olmadan vakıflara bırakınız kira ödemeyi, milyon TL’ler ödemeye başladı…

Tekrarlıyorum, hem de kumarhanenin işletmesi ve geliri otelde olmamasına rağmen…

Sadece bu bile kendi başına bir devrimdir…

Emekçinin ellerinde yeşeren bir değerdir…

Dome;

-Devlete tek kuruş borcu olmayan(vergi, elektrik, su vs.)…

-Bölge esnafına 10 yıl içerisinde 15 milyon TL kazandıran…

-Hani şimdilerde “Çöküyor” denen binayı 10 yılda yaptığı yatırımlarla modern bir yapı haline getiren…

-Emekçilerin yönetiminde olan…

-Kazancın, sevincin ve hüznün bölüşüldüğü yerin adıdır…

Maliye Bakanı Serdar Denktaş ile Dome Otel’in biten sözleşmesi hakkında konuştum, “Ben devamından yanayım” dedi…

Ve “Top başbakanda” diye ekledi…

Vakıflar İdaresi Müdürü İbrahim Benter ile de görüştüm…

O da bana “Top başbakanda” dedi…

TDP ile HP de daha önceleri “Sözleşmenin uzatılmasından yanayız” türünden açıklamalar yapmışlardı…

Peki, şu anda Dome Otel’in, yani bu ülkenin örnek alınması gereken işletmesinin sözleşmesi neden uzatılmıyor?

Neden hala otel yönetiminden olmayacak şeyler isteniyor?

Süreç neden yokuşa sürükleniyor?

Ve neden Başbakan Tufan Erhürman bu konuda ortaya irade koyamıyor?

Tarih yazılan bir oteli illa peşkeş çekme çabalarına karşı dik durmak bu kadar zor mu?

Düşünsenize, “Yıkılacak” denilen otel, geçtiğimiz gün yaşanan su baskınları sırasında en ufak bir hasar almamış, üstüne bir de hasara uğrayan otellerin müşterilerine kapılarını açarak onların Dome Otel’de konaklamalarını sağlamıştır…

Dediğim gibi keşke bu sular bu çirkef yatağını silip süpürebilseydi!..