‘KATİL DOMUZ’

0
136

11 Temmuz 2011 günü Mari’de yaşanan patlamayı hatırlayacaksınız…
Tam 13 kişi ölmüştü…
Yaşanan bu olaydan sonra gözler hükümete çevrilmişti..
Öfke büyüdü…
Binlerce insan sokaklara döküldü…
Ağızlarında, “Katil devlet” sloganları ile Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanlık Sarayı’na yüründü…
Dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Hristofyas için “Katil domuz” pankartı açıldı…
Kurulan araştırma Komitesi Hristofyas’ı patlamanın siyasi sorumlusu ilan etti…
Süreç içerisinde 10’larca kişi yargılandı…
Ülkenin Başkanı Hristofyas’da bunlara dahildi…
Patlama ile ilgili hakkında soruşturma açılan bakanlar ya görevden alındı, ya da kendileri istifa ettiler…
Ve 2 Ağustos 2013 günü yargı süreci tamamlandı…
Larnaka’da toplanan Ağır Ceza Mahkemesi, Kıbrıs Rum Mili Muhafız Ordusu’nun Mari’deki “Evangelos Florakis” deniz üssünde 11 Temmuz 2011 tarihinde meydana gelen ve 13 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trajik patlamada, Kıbrıs Cumhuriyeti Savunma eski Bakanı Kostas Papakostas, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı…
Savunma eski Bakanı Papakostas, mahkeme tarafından adam öldürmekten suçlu bulundu…
Kıbrıs Cumhuriyeti İtfaiyesi eski Müdürü Andreas Nikolau, İtfaiye eski Müdür Yardımcısı Haralambos Haralambus ve EMAK (Felaketle Özel Mücadele Birimi) eski Müdürü Andreas Loizidis ise 2’şer yıl hapis cezası aldı…

Bu yaşanılanların karşılığı devlet olabilmektir…
İnsan hayatına verilen değerdir…
Adaletin varlığıdır…
Suçluların cezalandırılmasıdır…
Bedel ödeme ve ödetmektir…
***
Peki, ya biz?
Adalet isteyen insanları “Siyasey yapmak” ile suçlayanlarla aynı havayı solumaya mahkumuz…
Hani utanmasalar, “Bu kazaların sorumlusu sizlersiniz” diyerek bizlerin yargı önüne çıkarılmasını savunacaklar!..
Hade bizi geçtim, o sokağa çıkan masum gençlerin isyanlarını bile anlamaya çalışmıyorlar…
Onları da tıpkı bizlere yaptıkları gibi ötekileştiriyorlar…
Ve itaatkar olan kendileri gibi bu çocukların da birileri tarafından idare edildiğini savunuyorlar…
-Kazaya sebebiyet veren kamyon şoförü 4 ay önce benzer bir olayın altına imza atarak tır devirmişti…
-Kazaya sebebiyet veren kamyon şoförünün çalışma izni yok…
-Kazanın olduğu yolun ne kadar kötü olduğunu bizzat ulaştırma bakanı itiraf etti…
-Kazanın olduğu yolda aydınlatma yok…
-Hayatını kaybeden minibüs şoförünün sözleşmesi yok…
-Hayatını kaybeden minibüs şoförünün sigortası yatırılmıyor…
-Çocukları okullara taşıyan servis araçlarının çoğunun çağdaş ülkelerde kullanımları yasaklandı…
-Normal saate göre 06:10 olması gereken ancak 07:10 olan saatte, gece karanlığınında çocukları okul yollarına düşüren kararı alan KKTC hükümeti ancak suçlu bizler!..
Suçumuz ne?
Gözlerimizin önünde yaşanan cinayete sessiz kalmamak ve yukarıdaki gerçekleri ortaya çıkarmak…
Güneyde devlet başkanı yargılanıyor, savunma bakanı adam öldürmekten hapis cezası alıyor, bizim siyasiler ise “İstifa” sorusunu daha gereksiz buluyor!..
Yalakaları ise, “Katil devlet” diyen insanlara saldırıyor…
Çünkü onurlu davranmanın ne demek olduğunu çoktan unutmuşlar…
Ve kendi çıkarları için giden canlara dahi acımıyorlar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here