KARAR VERDİM

0
173

Uzun bir süredir, “Çözüm olmazsa ne yapacağım” diye düşünüyordum…
Sonuçta bu işin sonunda üzülmek de var…
O nedenle kendimin ve ailemin geleceğini düşümek zorundayım…
Ve uzun uğraşlar sonunda nihayet bir karar verdim…
Yürütülen müzakereler neticesinde bir çözüme ulaşılmadığı takdirde İstanbul’a yerleşiyorum…
Neden mi İstanbul?
Çünkü Türkiye’den aktarılan nüfusa sağlanan olanakların aynısının bana da İstanbul’da sağlanacağını düşünüyorum…
Örneğin giderkenden tapusu ile birlikte bir ev istiyorum…
Elbette tek kuruş ödemeden…
Ardından 4-5 dönümlük bir arsanın bana hibe edilmesini bekliyorum…
Ve tabii ki kamu da bana uygun bir iş…
Sanırım bu isteklerimde bir fazlalık veya aç gözlülük yok!..
Ne de olsa bizler Türkiye’den buraya aktarılan nüfusa bu kolaylığı sağladık…
Ev ve arsa hibe ettik…
Kamuya istihdam edilmelerini sağladık…
Üstelik ev ve arsaların koçanlarını da hiçbir karşılık beklemeden bu insanlara verdik…
Şimdi aynı kolaylığı bir Kıbrıslı Türk olarak “Anatavan”dan beklemek benim de en doğal hakkım değil mi?
İstanbul’da koçanı ile birlikte güzel bir ev…
kamu da bana uygun bir iş…
Ve koçanı ile birlikte işe yarar bir arsa…
Ne eksik, ne de fazla…
***
“Türkiye kökenli insanlarımız Kıbrıs sorunu hakkında konuşmasınlar mı, görüş belirtmesinler mi”…
Elbette hem konuşacaklar, hem de görüş belirtecekler…
Sonuçta biz bir aileyiz ve onlar da bu topraklarda yaşamlarına devam ediyorlar…
Ancak konu içerisinde “Türkiye” geçince doğal olarak bu arkadaşlarımız anında savunmaya geçiyor…
Ben kendilerine hak veriyorum…
Çünkü Türkiye’yi ilk ve esas vatanları olarak görüyorlar…
Ve de Türkiye hakkında olumsuz bir şey duymak istemiyorlar…
İşte burada Kıbrıslılık devreye girmeli ve böylesine hassas konularda en doğru karar verebilecek olanların kök Kıbrıslılar olduğu kabul edilmeli…
Ki kimse merak etmesin hiçbir Kıbrıslı’nın Türkiye düşmanlığı falan yoktur…
Konu zaten Türkiye Halkı da değildir…
Mesele Ankara’nın izlediği politikalardır…
Nasıl ki Türkiye’deki bir kesim bu politikaları benimsemiyor, bizler de Kıbrıs özelinde izlenen politikaları benimsemiyoruz…
Konu bu kadar açık ve net…
O nedenle bu tür konularda dünya hukukuna bağlı kalınmalı ve yerel insanların görüşüne başvurulmalı…
Yoksa Kıbrıs’ta Kıbrıslının iradesinden söz etmek mümkün olmaz…
Ki şu anda ki realite de odur…
Kıbrıslı’nın iradesinin olmadığı bir kıbrıs’ta yaşıyoruz…
Buna isyan etmek “Hain”lik değil, gerçek bir vatanseverliktir…