Kalyoncu’nun Ertuğruloğlu’na Sahip Çıktığı An….

0
34

CTP belki de siyasi tarihinin en büyük yarasını ÖRP ile hükümet döneminde yaşadı.

Gündeme gelen türlü usulsüzlük ve yolsuzluk suçlamalarının hepsine sessiz kaldı. Ne kendiyle, ne de ÖRP ile ilgili iddiaları bugün bile açıklığa kavuşturabilmiş değil.

Belli konularla ilgili tamamlanan dava süreçleri bir sonuç üretse de ne yazık ki, parti kendi iç hesaplaşmasını dahi tamamlayamadı.

Şimdi UBP ile koalisyonda…

Kendi yaptıkları ya da yapamadıklarını bir tarafa bırakın, UBP'nin hatalarına kanat gerip, bunları sırtlanma pozisyonunda.

Ombudsman'ın açıklamalarını aslında hiç de uygun olmayan üsluplarla meclis kürsüsünden eleştirirken, kamu vicdanını rahatlatıcı tek kelime edilmedi. Aksine, Ertuğruloğlu'nun bir makamı aşağılamasına sahip çıkıldı.

Ve dün maraton Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında, Ercan'ın inşaatının denetlenmesi için komite kurulması kararı açıklandı.

Özel medya temsilcilerinin bulunmadığı bir ortamda, soru cevaplamadan, "Ulaştırma Bakanı Ercan ile ilgili gereğini yapmıştır" diyerek, Ertuğruloğlu'na sahip çıktı, Ömer Kalyoncu.

Ombudsmanın kamuoyu gündemine getirdiği hiçbir soruya kimse yanıt vermedi.

Dahası, kısa süre önce Levent Özadam'ın Ercan giriş çıkış kayıtlarını paylaştığı ve ilgili şirketin daha işi almadan defalarca ülkeye giriş çıkış yapıp, Bakanlık tarafından VIP yolcu olarak karşılanmasına da cevap verilmedi.

Bu yalanmadı da…

"Ercan'ın uluslararası denetiminin yapılması için bu şirket seçildi" diyor, Başbakan. Sorun zaten burada değil mi?

Bu şirketlerin hiçbir uluslararası kaydı yok, sicili düşmüş, 5-10 bin TL sermayeyle kurulmuş, uluslararası denetimde öne çıkan hiçbir başarısı yok.

En bilinen özelliği, şirket müdürünün "Anastasiadis'in değil, Erdoğan'ın oğlu'nun" arkadaşı olduğu ve hakkında açılan evrak sahteleme davaları…

Bütün bunlara gerçekten de hiçbir cevabı yok mu Başbakan'ın, CTP'nin?

Peki ya Telekomünikasyon altyapısı, liman inşaatı, ya yeni havayolu şirketi ile ilgili Ulaştırma Bakanlığı'na verilen yetki?

Belli ki geçmişten hiç ders alamadı, CTP. Koltuk uğruna herşeyin mübahlaştırıldığı bir dönem daha yaşanıyor.

Yazık…

Ali Tekman televizyon programında Cumhurbaşkanı'nın yeni yıl resepsiyonunda Ulaştırma Bakanı Erturuğloğlu'nun gizli bir görüşme için servis kapısından otele giriş yaptığının görüldüğünü anlatıyordu, geçtiğimiz gün. Bu otelde UBP'nin kendine ait bir oda tuttuğu ve özel görüşmelerin bu odada yapıldığı söyleniyor. Oda numarası 407…

Bir partinin parti binaları ya da makamlar dışında yapamayacağı gizli ve özel görüşmeler neler olabilir?

Bir ya da iki defaya mahsus da değil, odayı uzun süreli kiralama ihtiyacı hissedecek kadar!

Ulaştırma Eski Bakanlarından Hasan Taçoy, yine canlı yayında ihale ve benzer işleri bakanların yakınındaki "çantacılar" denilen kişilerin yaptığını, bunların kendi hesaplarına işlediğini anlatıyor.

Ve kendisinin bu kişilere itibar etmediğini…

Devlet mi yönetiliyor, mafya düzeni mi kuruluyor belli değil!

***

Su konusunda da işler sarpa sarmış durumda.

Bugüne kadar özelleştirme karşısında sebatkar bir tutum izleyen Talat çabalarını sürdürüyor. Ama su konusundaki dirayet erki elinde bulunduranlardan çok Parti Meclisi'nde.

İlgili Bakanların teknik ekiplerinin PM'ye getirdiği uzlaşma metni, eğer PM'nin ısrarı olmasa ve satır satır okunmasa bilgiye sunulup geçecekti.

Israr oylamaya ve güçlü bir tepkiyle redde neden oldu.

Ama işin tuhaf tarafı partide erki elinde bulunduranların ya objektif kalarak konuyu sessizlikle izlemeleri ya da bu uzlaşının tamam olduğunu söylemesi.

Yani atık sular ve yeraltı kaynakları dahil yönetimin devredilmesi ya da evlerdeki kuyulara kadar erkin elimizden alınması CTP'de uygun da görülebiliyor.

BESKİ Belediyelerin hükümeti zorlayabileceği en güçlü enstrümanken, kısa süre içinde yıpratılıp dağıtıldı.

BESKİ'nin faaliyetlerinin dondurulmasını talep eden Belediye Başkanları arasında kısa süre öncesine kadar su konularından da sorumlu pozisyonda olan Tarım Eski Bakanı Önder Sennaroğlu'nun oğlu Büyükkonuk Belediye Başkanı Ahmet Sennaroğlu da var.

Şimdi 26 belediyeden geriye 15 belediye kaldı. Belediyelerin yarısı yok…Toplumun %90'ını temsil eden BESKİ dağıtıldı.

Su konusunda sonuç belli… Sırada, telekomünikasyon, limanlar ve kimse kabul etmese de elektrik var.

Çok geç kalınmış, hiç vizyon üretilememiş bu konularda sadece krize oynayarak ses çıkarmak oldu siyaset.

Yolsuzlukların, ahlaksızlıkların, beceriksizliklerin üstü örtüle örtüle en önemli değerlerimizi yitiriyoruz.

Yazık…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here