İki Toplumlu Barış İnisiyatifi’nden ortak deklerasyon

0
348

Birleşik Kıbrıs-İki Toplumlu Barış İnisiyatifi, “iki liderin bu en kritik kavşakta kararlı olarak ve herhangi bir gecikme veya duraklama olmadan, mevcut çıkmaz ve buna bağlı krizler kontrolden çıkmadan önce müzakere sürecini yeniden başlatmak için gerekli siyasi iradeyi göstermelerini” talep etti.
Birleşik Kıbrıs-İki Toplumlu Barış İnisiyatifi, Lefkoşa ara bölgede dün akşam düzenlediği eylemde, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadies’e ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e mesajlarını içeren ortak deklarasyonu okudu.
Deklarasyonda, tüm tarafların güvensizlik iklimi geliştirmekten kaçınmaları ve barış kültürünü geliştirmeye yönelik aktif olarak çalışmalarının beklendiğine vurgu yapılarak, “Çözüm, yeniden birleşme ve barış için bir anlaşmaya varma hedefine sıkı sıkıya bağlıyız ve bu hedefimize ulaşana kadar sonuna dek mücadele edeceğiz” ifadelerine yer verildi.
Crans Montana Uluslararası Konferansı’ndan bu yana müzakere sürecindeki mevcut çıkmaz konusunda ve de bunu takip eden süreçte, doğal gazın çıkarılması ile ilgili ülkeler arasında tırmanan gerilimden duyulan endişenin dile getirildiği deklarasyonda, “Son 2 yılda hiçbir ilerlemenin sağlanamaması, bölünmeyi derinleştirme ve çatışmayı tırmandırma tehdidiyle bizi karşı karşıya getirirken, doğal gazın çıkarılması süreci ve Mağusa kenti ile ilgili olarak yeni bir ‘oldubitti’yi de beraberinde getirmektedir” denildi.
Crans Montana’da başarısız olunmasının ciddi bir hayal kırıklığı ve kaygı yarattığına işaret edilen deklarasyonda, son iki yılın hiçbir ilerleme olmadan, zamanı ve enerjiyi boşa tüketerek geçtiği ve bu sürenin Kıbrıs’ın insanlarının inançlarını boşa çıkardığı savunuldu.
Deklarasyonda şu ifadelere yer verildi:
“Ülkemizi yeniden bir araya getirecek ve gelecek nesiller için barışçıl bir gelecek sağlayacak tek çözüm olan ve siyasi eşitliğe dayanan İki toplumlu, İki Bölgeli Federasyonun desteklenmesinde kararlıyız.
Üzerinde uzlaşmaya varılan herhangi bir anlaşma ancak Kıbrıs halkının çözümü kalıcı kılmak için ortaya koyacağı kararlı çabalarla sürdürülebilir olacaktır. Vurgulamak isteriz ki, yeniden birleşme ile birlikte gelecek olan barış ve refah, karşılığında yapacağımız fedakarlıklardan çok daha önemli görülmelidir.
İki Lider, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin önerdiği Çerçeve dahilinde hiç bir ön koşul olmaksızın çalışmayı kabul etmeli ve bekleyen 6 konu ile ilgili ayrılıkları uzlaştırıp anlaşmanın önünü açacak net öneriler ortaya koymalıdır.
Önerilen yeni Uygulama Anlaşmasının yapıcı kullanımı, Garantiler ve Güvenlik konularındaki ayrılıkları uzlaştırmak için uygun bir seçenek olarak görülmelidir.
Crans Montana’ya kadar elde edilen ilerleme de dahil olmak üzere, herhangi bir konu üzerinde bugüne kadar elde edilen yakınlaşmaya, herkes tarafından saygı gösterilmelidir. Siyasi eşitlik ve hali hazırda üzerinde yakınlaşma kaydedilen dönüşümlü başkanlık, ağırlıklı ve çapraz oylama ve tüm Bakanlar Kurulu kararlarında Kıbrıslı Türklerin olumlu oyu ile ilgili konulara özel önem verilmelidir. Toprak ve haritaların düzenlenmesine ilişkin kaydedilen ilerlemeye de saygı gösterilmelidir.
Yakınlaşma sürecinde görüşülen  ¼ nüfus oranına karşılıklı olarak saygı gösterilmelidir.”
Gecikmeksizin toplumlararası görüşmelerin başlatılması ve Guterres Çerçevesine dayanan Uluslararası Kıbrıs Konferansını bir araya getirme gerekliliği, mevcut hidrokarbon konusu, “Mağusa konusundaki belirsizlik” ve diğer ilgili sorunların yayılması için esas olduğuna da dikkat çekilen deklarasyonda,     ileri sürülen “Türkiye’nin, Kıbrıs ve Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki Uluslararası Deniz Yasası’na aykırı tek taraflı eylemlerinin” sona ermesi gerektiği savunuldu.
BM GÜVENLİK KONSEYİNİN “MAĞUSA KARARLARI” UYGULANMALI
Deklarasyonda ayrıca şu ifadeler yer aldı:
“Kıbrıs Türk toplum liderinin ve konuyla ilgili teknik danışmanlarının herhangi birinin – müzakere sürecinin yeniden başlamasıyla, Kıbrıs doğal gaz alan geliştirme projeleriyle ilgili olan tüm konularda gizlilik içinde düzenli olarak bilgilendirilme hakkına saygı gösterilmelidir. Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde, gaz ile ilgili gelişmeler, tüm Kıbrıslıların birleşik bir ülkede faydalarından birlikte yararlanabileceği bir barış katalizörü olabilir.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Mağusa Kararları uygulanmalı ve öncelikli olarak BM yönetimi altında olacak iki toplumlu çalışma komiteleri kurulmalıdır.”