Herşeye Rağmen….

0
99

 

Her şeye rağmen, Avrupa’nın en keyifli basketbol ligi bizde.

Tabii, kural gereği, gene hiçbir güzellik cezasız kalmadı.

Ve, bu güzelliği “her şeye rağmen” diyerek anlatmak zorundayız.

Galatasaray’ın final maçına çıkmamasına rağmen, yöneticilerin provokasyonlarına rağmen, taraftarların galiz küfürlerine rağmen, milli takmın priminden nasiplenen medyaya rağmen, yedek kulübesinde etek sallandırmaya rağmen, Ergin Ataman’a rağmen…

Bütün bunlar bir yana, geçen sezon Avrupa basketbolunun birçok büyük ismi Türkiye’deydi ve onların varlığı o çok sevdiğimiz “marka değerinin” bir frizbi gibi uçmasına yol açtı.

Sadece “İstanbul Dükalığı” da yoktu bu rekabette.

Mesela, Bandırma’nın başantrenörüDimitrisItoudis, bu sene Avrupa’nın en fazla para harcayan takımını yönetecek.

CSKA Moskova, hiç tartışmasız, Avrupa basketbolunun zirvelerinden biri.

Gaziantep, iyi bir hoca ve iyi bir kadro kurmanın meyvesini hem Avrupa’da hem de ligde başarılı olarak aldı.

Aynı Antep, iki sezon önce de Euroleague’i kazanan Olympiakos’unpivotuJoeyDorsey’yi şehre getirmeyi başarmış ama ardından Barcelona’dan gelen teklifle mücadele edemeyince oyuncuyu ellerinden kaçırmışlardı.

Bu sezon bizimkiyle beraber Avrupa’nın en iddialı ligi olan ACB’de Barcelona şampiyonluğa ulaşırken,Dorsey takımın en önemli isimlerinin başında geliyordu.

Antepliler, DomenLorbek, MikkoKoivisto ve JR Bremer gibi isimleri, Konyalılar TomasDelinikaitis’i izleme fırsatını yakaladı.

Maçlarını müthiş bir taraftar desteğiyle oynayan Karşıyaka’nın artık bir Türkiye Kupası var müzesinde.

Verilen emekler, nihayetinde taçlandı.

Uşak ise, ilk senesinde play-off oynama başarısı gösterdi.

Belki istedikleri yerde bitiremediler ligi ama Tofaş da, Türk Telekom da yenilmesi ne kadar zor takımlar olduklarını gösterdiler.

Dükalık ise, tarihinin en şaşaalı günlerini geçiriyordu.

ZeljkoObradoviç, Thomas Mann’ın Majesteleri Kral’da anlattığı milyarder Spoelmann karakteri gibi burayı gelir gelmez değiştirdi.

Avrupa’nın en kariyerli hocası, Fenerbahçe’deki ilk senesinde lig şampiyonluğu yaşarken, bence, birkaç sene içinde Avrupa’nın en iyi takımlarından birinin sinyalini de veriyordu.

Gitmeleri büyük bir kayıp olan BoMcCalebb ve BojanBogdanoviç, bir türlü form tutamayan LinasKleiza, milli takımlarının değişmez isimleri Zoriç ve Sekuliç, harika bir performans sergileyen Bjelica, varlıklarıyla Türkiye’de basketbolun gelişmesine çok büyük katkı sağladılar.

Gidenlerin yerine geçen sezon Maccabi’ninEuroleague’i kazanmasında en büyük pay sahiplerinden biri olan RickyHickman, genç yıldız BogdanBogdanoviç ve Amerikalı skorerGoudelock transfer edildi.

Efes’in Planinic hamlesi büyük bir fiyaskoya dönüşmüşse de, bunda “Planinic’i beğenmeyen” bir basketbol iklimine girmiş olmamızın payı çok büyük.

Efes, bu sezona “biraz” iddialı bir takım tutarak giriyor.

Panathinaikos’un değişmez isimlerinden Lasme, Olympiakos’la iyi bir sezon geçiren Perperoglou, CSKA’nınpivotuKrstiç bu isimlerden bazıları.

Kadro ise, Obradoviç’le mukayese edilebilecek tek isim olan DusanIvkoviç’e emanet.

Carlos Arroyo’nun önderliğinde Son 16’ya kalmayı başaran Galatasaray da en önemli skor opsiyonunuCSKA’ya kaptırdı.

Markoishvili, seneye Itoudis’in öğrencisi olacak.

Her şeye rağmen, bu sezon da çok çekişmeli ve güzel bir sezon izleyeceğimiz kesin.

Ama kaide asla değişmiyor.

Her şeye rağmen.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here