Garip Dünya !

0
137

Garip kelimesini iki anlamıyla kullanıyorum ; “acayip” ve “hüzün veren” …
Dünyada yaşananlara, daha doğrusu insanların birbirlerine yaşattıklarına bakınca nasıl bir “Garip Dünya’nın “ortaya çıktığını görüyoruz…

Gerek ekonomik gerekse sosyal ve siyasal anlamda garip bir dünya yarattık kendimize…
Dünyanın en zengin 60 kişisinin serveti dünyanın fakirlerinin oluşturduğu %50’lik servetine denk geliyor… Alın size, ekonomik ve sosyal anlamda nasıl garip bir dünyada yaşadığımıza dair bir veri… (The Guardian, 18 Ocak 2016)

İmparatorlukların paylaşım savaşı ve halkaların yaşadıkları göçler-sürgünler v.s.
19. ve 20. Yüzyıllar büyük göçlere ve sürgünlere tanıklık etmiştir…..
Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya İmparatorluğu arasındaki mücadele ve bununla birlikte kimi zaman aralarındaki “gizli antlaşmalar” halkların ağır bedel ödemesine neden olmuştur… İnsanlar doğup büyüdükleri veya büyüyemedikleri coğrafyaları terk etmek zorunda kalmışlardır…

19.yüzyıl ortalarından itibaren Çerkesler güzel Kafkasya’yı bırakmak zorunda kalmışlardı… Soçi, Tuapse gibi yerleri bırakmak zorunda kalan Çerkesler, Osmanlı’da Kayseri, Sivas, Golan Tepeleri, gibi yerlere yerleştirildiler… Ermeniler ise 19. Yüzyılın sonundan itibaren anavatanları Anadolu’yu terk etmeye başlamışlardır… Kayseri, Adana gibi kentleri terk eden Ermeniler, ilerde Abhazya’daki kentlerle birlikte Soçi ve civarına da yerleşeceklerdi…

Hem Çerkesler hem de Ermeniler dünyanın dört bir yanına gitmek zorunda bırakıldılar… Yukarıda bahsettiğim gibi iki halkın bir kısmı ise birbirlerinin terk ettikleri mekanlarda yaşamlarını sürdürüyorlar…  Garip dünyanın bir garip hikayesi…
Ukrayna-Rusya gerilimi ve yaşananlar…. Tarihsel ve kültürel olarak birbirlerine yakın hatta benzeşmeden öteye bir durumları olan iki halk kimlik inşacılığının kurbanı oluyorlar…  Ukrayna milliyetçileri bir yandan “Rusya bizlere karışmasın ancak doğal gazı AB’ye sattığı fiyatının altında versin, bütçe açığımızı kapatsın” diğer yandan ise “biz NATO’ya girelim, AB’ye katılalım, Rusya askeri deniz üslerini kapatsın vs.” diyorlar… Bir garip dünya hali de bu… Bana Ukrayna’daki hal ülkemizdeki  bazı sendikacılarımızın söylemlerini anımsattı bu garip hal… (bazı diyorum, tutarlı sendikacıları tenzih ediyorum) 

Rusya-Türkiye ilişkilerinin gerilmesi de bir garip dünya hali, 1-2 ay öncesinde dostluk ve stratejik ortaklık , daha sonra ise ötekileştirme hali… Rusya’yı salt Slav olarak ötekileştirenler ve Türklükle birlikte ümmeti bir arada öne çıkaranlar ! Oysa ki, sırası geldiğinde Rusya’da hatırı sayılı miktarda Müslüman yaşıyor anımsatması yapılırdı, ya da Türki halklar yaşıyor denilirdi… Rusya Savunma Bakanı Şoygun’un Tuva Türkü olduğu da unutulmuştu bu gerilim sürecinde, ancak Bayırbucak Türkmenleri anımsanmıştı…  Çok çelişkili durumlar çıkıyor kimlik bağlamında şu garip dünyada…

Sosyalist Enternasyonal toplantısı için gittiğim Angola’da tanık olduklarım da aklımdan çıkmıyor… 200-250 TL tutarında standart bir yemek, içecek hariç, lüks gökdelenler ve hemen yanı başlarında  akan lağım suları, bir Pazar günü Luanda’da insanlar kilisede dua ediyorlardı, ancak lağım kokusu kilisenin içine kadar geliyordu… Dua edin ey insanlar ancak akan lağımdan rahatsız olup bir taş da siz koyun yapılacak olan alt yapı çalışmasına diye bağırmak geldi içimden o an ! Yine bir garip dünya haliydi Angola’nın başkenti Luanda’da tanık olduklarım…

Asgari ücretler geçinmeye çalışanların 2500 TL’ye telefon aldıkları bir ülkede de bizler yaşıyoruz… Dünyanın diğer coğrafyalarında da buna rastlamak mümkün elbette…
Gidecek yolu olmayan veya çukurlarla dolu yolu olan, ancak lüks arabaları olan bir toplumuz… Garip dünyanın bizler de bir parçasıyız…
Bu hafta farklı temalara değinerek ne kadar garip bir dünyada yaşadığımızı anlatmaya çalıştım… 19.yüzyıldan bu yana teknoloji gelişti, insanlık çağ atladı denildi, ancak sanırım paylaşım savaşı ve arsızlık devam ediyor… 21. Yüzyılda insanlar yine göç yollarında ölüyorlar yada yerlerinden oluyorlar geçmişte benzer şeyleri yaşayan Yahudiler, Ermeniler ve Çerkesler gibi…
Geçmişte “sıradan halk mensupları” ölürken Sultanlar, Krallar, Çarlar sefa sürüyorlardı… Günümüzde de yazımın başında verdiğim verilere bakıldığında çok değişen olmamış sadece Çok Uluslu Şirketler ve onların sahipleri-yöneticileri kralların yerlerini almaya başlamışlar… Devletlere ise noter ona vazifesi kalmış gibi bir şey bir çok coğrafyada…
Dünya gerçekten garip…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here