GARANTÖRLÜK İSTEMEK

GARANTÖRLÜK İSTEMEK
Haber İçi Üst 745×140

-Kordonboyu’nda gezerken yerlerdeki çekirdekleri gördüğümde sinir oluyorum…

-Girne Limanı’nda beyaz donu ile kayalıkların üzerinde güneşlenen tiplerden nefret ediyorum…

-Deniz kenarında çay demleyen görgüsüzlere dayanamıyorum…

-Denize ve havuza gittiğimizde tüm gün bizi gözetleyen sapık gözlerden rahatsızlık duyuyorum…

-Ülkemdeki kriminal olayların artışı beni ürkütüyor…

-Cezaevinde bulunan tutuklu sayısının yüzde 85’nin yabancı uyruklu olmasını kabullenemiyorum…

-Girne Kapısı’nda rahatça dolaşamamaktan ve güvenlik tehlikesi hissetmekten hicap duyuyorum…

-Her köşeye bir pansiyon açılmasını ve her geçen gün kültürümüze ait olmayan bu yerlerin çoğalmasını istemiyorum…

-Kaçak Kuran kurslarının tehlikeli olduğunu ve bir an önce önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum…

-İlahiyat Koleji’nin kendi toplum yapıma uygun olmadığını ve kapatılması gerektiğini öngörüyorum…

-Çocuk istismarının, taciz ve tecavüzlerin artması beni oldukça endişelendiriyor…

-Sokakta yürürken yerde gördüğüm tükürüklerden tiksiniyorum…

-Kadına şiddettin her geçen gün artması tehlikeli bir sürecin başlangıcıdır…

-Basın özgürlüğünün taşlanmasını, hatta linç edilmek istenmesini kınıyorum…

-Meclisimin damına çıkılıp yabancı ülke bayrakları açılmasını kabullenemiyorum…

-Kıbrıslı kültürünün yok olmasından korkuyorum diye şikayet ederken, diğer yandan;

“Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü olmazsa olmaz olarak görüyorum dersen, işte bu olmadı, olmuyor da kardeşim!!!

Eğer garantörlük istiyorsan yukarıda saydığım her şeyi kabullenmek, hatta bunlarla karşılaştığında şükretmen gerekiyor…

Neden mi?

Çünkü senin garantörün böyle bir ülke ve böyle bir kültüre sahip…

Yere tükürmenin özgürlük olduğunu savunan bir zihniyet!..

O nedenle “Garantörlük istiyorum” diyorsan, yukarıda saydıklarımdan ve fazlasından rahatsızlık duymayacaksın…

Bu konular hakkında en ufak bir şikayette bulunmayacaksın…

Çünkü bahsettiğimiz bu sistem bir bütünün parçasıdır…

Garantörlük istiyorsan;

-Türkiye’den aktarılan nüfusu da…

-Adamıza yollanan ve her Cumartesi günü Lefkoşa sokaklarını işgal eden askerleri de…

-Ankara’daki hakim şeriat rejiminin buraya olan yansımalarını da…

-Türk Lirası’nın kullanılmasını da…

-Suçun, şiddettin ve beğenmediğiniz farklı kültürlerin bu toprakları ele geçirmesine de razı olmak durumundasınız…

Hem onu isterim, hem de bunu isterim diye bir şey yok!..

Ya sana sunulanı zorlanarak da olsa tam yiyeceksin, ya da buna karşı isyan edip “Ben kendi yağımla kendi ciğerimi kavuracağım” diyeceksin…

O nedenle ağlama, çünkü seçim de tercih de senin elinde!..

Haber İçi Orta 745×140

Benzer yazılar

Haber İçi Alt 745×140