Federasyon: Ortak Devlet !

0
182

Federasyonun muhtevası üzerine defalarca köşe yazısı yazdım, sadece ben değil diğer akademisyen arkadaşlar da federasyonun ne olduğuna dair defalarca yazdılar… Yazmaya da devam ediyorlar…

Sosyal bilimcilerin karşılaştığı acı bir gerçek şudur ki aynı şeyleri defalarca yazmak zorunda kalırlar… Öyle ki, Hugo Grotious’un 17. Yüzyılda yazdıkları yaklaşık 350 yıl sonra uluslararası hukukta yer buldu diyebiliriz… 

Kıbrıs’ta sürdürülen çözüm-barış müzakerelerinde 6 özlü konunun masada olduğu malum… Bu konular arasında en çok gündemde olan mülkiyet konusu… Aynı oranda Toprak konusu da gündemde yer buluyor diyebiliriz…

Oysa ki, Yönetim ve Güç Paylaşımı da özlü konular arasında, bu özlü konunun federasyonun anlamına ilişkin etkisi diğer başlıklarla eş oranda hatta bazı noktalarda daha fazla etkili olduğunu söyleyebiliriz… Bir diğer deyişle de Yönetim ve Güç Paylaşımını Toprak konusundan kesin çizgilerle de ayırmak mümkün değildir…

Müzakereler devam ederken Kuzey Kıbrıs kamuoyunda en az tartışılan konu sanırım federal sistemin “ekonomik boyutu…”. Bir de “ortak vatan, semboller” üzerine kafa yorulmaması… Kısacası federal kültür nasıl oluşturulur?

Ortak devlet nasıl yaratılır? Gibi sorulara yanıt arayanların sayısının çok az olması sürece dair önemli bir sorunsal…

Federal sistemlerde merkezi federal devletin egemenliğinin kaynağı oluşturucu-kurucu devletler-eyaletler-kantonlardır… Bir bakıma ilgili birimi oluşturan halk-toplum egemenliğin kaynaklarıdır…

Merkezi hükümetin uluslararası alanda tek bir temsiliyete ve egemenliği söz konusudur… Birimlerin (kantonlar-devletler-eyaletler-cumhuriyetler) sınırlı düzeyde dış ilişkilerini ticari ve kültürel alanlarda kurabilirler… Bunu gerek Belçika gerekse Rusya örneklerinde görebiliriz…. Ancak bu federal merkezi hükümetin hiçbir yetkisi ve işlevi olmaz anlamına gelmiyor… Bu noktada özellikle bütçenin verimli bir şekilde kullanılması önemli, eğer tüm sosyal, ekonomik ve güvenlik konularını ayrı bir şekilde birimlere devretmeye kalkarsanız ilgili merkezi hükümet sembolik bir kurumdan öteye gidemez… Böylesi bir durumda da sonuç: Ekonomik anlamda harcamaların artması, sosyal anlamda ise ortak duygu (biz duygusu) ve sembollerin oluşmamasıdır… Kısacası bu şartlar federal sistemin sağlıklı ve ahenk içerisinde çalışmasını güçleştirir…

Uluslararası insan kaçakçılığına karşı sahil güvenlikte Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların birlikte çalışması…

Gümrük ve sınır kapılarının merkezi hükümet tarafından denetlenmesi.

Sosyal alanda da ortaklıkların yer alması federal sistemin yaşamasına katkıda bulunur. Örneğin, ortak spor federasyonları toplumların yakınlaşması için bir fırsattır… Kıbrıslı Türklerden ve Rumlar’dan oluşacak olan Kıbrıs Ulusal futbol takımını düşünün, 20 bin kişinin aynı duygularla 11 futbolcuya destek vermesi…

Bu tür ortaklıklar federal sistemlerin yaşamasına “biz” duygusu üzerinden katkı yapar…  Aslında bu oluşumlar bir anlamda federal sistemin doğasını bize anımsatır…

Tüm bunların ayrı yapılması öngörüldüğü zaman ilgili federal sistemin önce ekonomik ve sosyal açıdan daha sonra da siyasal açıdan kriz yaşaması söz konusu olur…

Bir imzayla bir gün içerisinde  federasyonu veya barışı Kıbrıs’a getirmek ve onu sürdürülebilir kılmak pek de mümkün değildir… Bir ortaklık kurulacaksa bunu adım adım gerçekleştirmekte yarar vardır… Bunun içinde güvenin tesis edilmesi kaçınılmazdır. Bu güven de ancak ortak mekanlar ve çalışma alanları yaratılarak  ve empatiyle oluşturulur…

Karar vermek gerek, karar verirken de federasyonun doğasının-muhtevasının ne olduğunu iyi kavramak gerek…

Federasyon farklı etnik grupların farklılıklarını koruyarak, ancak ortaklıkları da oluşturarak bir arada yaşamayı başarabilme halidir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here